Kuaförde bir dergi karıştırıyorum. Anne- bebek dergisi. Bir kadın anlatıyor, ben okuyorum. Kadın tüp bebek yöntemi ile üçüz çocuk sahibi olmuş, iyi de olmuş, mutluluğa ulaşmış, ne güzel.
Tedavi sürecini, ne kadar çok çocuk istediğini, hissettiklerini, yaşadığı zorlukları kağıda dökmüş deeee bu pek iyi olmamış. Çünkü öyle bir aşamaya gelmiş ki o günlerde artık hamilelere , yeni anne olanlara bakamaz olmuş, bu durumda nasıl oyalandığını yazmış. Bir arkadaşının özürlü bir bebeği olduğunu ve onun yanında olduğunu, ona baktığını yazmış. Bir de demiş ki "insan kendinden kötü durumda olanları görünce avunuyor"
Ben artık okuyamıyorum, dergiyi kapatıp kenara koyuyorum.
Eminim şimdi 3 çocuklu halinde bu arkadaşına hiç uğramamıştır, arayıp sormamıştır, çocuklarını o özürlü çocukla tanıştırmamıştır bile. Çünkü o annenin ve çocuğun görev süresi dolmuş ve "acı dolu bir anı" olarak çoktan rafa kalkmışlardır.
İyi ki bu kadın benim arkadaşım olmamış, İyi ki böyle kalbi olan biriyle hiç tanışmamışım, evlerden uzak, çok şükür, amin!
Tedavi sürecini, ne kadar çok çocuk istediğini, hissettiklerini, yaşadığı zorlukları kağıda dökmüş deeee bu pek iyi olmamış. Çünkü öyle bir aşamaya gelmiş ki o günlerde artık hamilelere , yeni anne olanlara bakamaz olmuş, bu durumda nasıl oyalandığını yazmış. Bir arkadaşının özürlü bir bebeği olduğunu ve onun yanında olduğunu, ona baktığını yazmış. Bir de demiş ki "insan kendinden kötü durumda olanları görünce avunuyor"
Ben artık okuyamıyorum, dergiyi kapatıp kenara koyuyorum.
Eminim şimdi 3 çocuklu halinde bu arkadaşına hiç uğramamıştır, arayıp sormamıştır, çocuklarını o özürlü çocukla tanıştırmamıştır bile. Çünkü o annenin ve çocuğun görev süresi dolmuş ve "acı dolu bir anı" olarak çoktan rafa kalkmışlardır.
İyi ki bu kadın benim arkadaşım olmamış, İyi ki böyle kalbi olan biriyle hiç tanışmamışım, evlerden uzak, çok şükür, amin!







