Odada bekleyen bir kadınla gözgeze geliyorum. Gülümseyerek bizi seyrediyor, ben de gülümsüyorum. Sıra bize gelip oğlan babayla içeri girdiğinde kadın yanıma geliyor. "Umut'un durumu doğuştan mı" diyor, "omurgasında mı problem?" Önce adını bilmesine şaşırıyorum oğlanın, sonra anlıyorum ki bizi hem izlemiş hem dinlemiş. Sakince özetliyorum hikayeyi. "Geçmiş olsun" diyor oturuyor yerine. Bir müddet sonra sesler duyuyorum hafif hafif, kadına bakıyorum, ağlıyor, başını öne eğmiş. Şaşırıyorum " Ağlanacak halde miyiz ki? Ben mi farkında değilim acınacak durumda olduğumuzun?"
Oğlan kucakta gülerek içeri giriyor. Kadın bizimkini görünce bu sefer hıçkırarak ağlamaya başlıyor. Kadının yanına gidip "biz iyiyiz, mutluyuz, bak gülüyoruz" demek istiyorum ama yapmıyorum. Ceketimizi, çantamızı alıp koşar adımlarla çıkıyoruz ordan. Tanımadığım birini avutmak isteyeceğimizi hiç düşünmezdim... Belki de birini hatırlattık...
Ameliyat mı? 6 ay sonrasına kaldı...
(İllustrasyon: Audrey Kawasaki)









