<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157</id><updated>2012-02-15T22:14:07.809+02:00</updated><category term='oyun grubu'/><category term='çocuklarda kemoterapi'/><category term='toplum içine çıkarmama'/><category term='bebek melekler'/><category term='istanbul modern'/><category term='engelli girişi'/><category term='psikolojik destek'/><category term='özel hastaneler'/><category term='cerebral palsy'/><category term='EEG'/><category term='Doç. Dr. Su Berrak'/><category term='engelliler fuarı'/><category term='engelli çocuk'/><category term='bakıcı'/><category term='Uzm.Dr. Bahar Beker'/><category term='Prof. Dr. Memet Özek'/><category term='engelli'/><category term='yeni anne'/><category term='Koçira Pansiyon'/><category term='engelliler'/><category term='melekler'/><category term='çalışan anne'/><category term='kemoterapi'/><category term='engelli annesi'/><category term='baba olmak'/><category term='paylaştıkça programı TRT 1'/><category term='ikinci çocuk'/><category term='utanç'/><category term='refleksoloji'/><category term='psikiyatrist'/><category term='şant ameliyatı'/><category term='küçük adımlar'/><category term='trombosit'/><category term='hippoterapi'/><title type='text'>pardon, bakar mısınız?</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>351</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3834824758599159310</id><published>2012-02-15T22:12:00.001+02:00</published><updated>2012-02-15T22:14:07.813+02:00</updated><title type='text'>yonca tokbaş</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-osCv05-4EyY/TzwRpXVMJ3I/AAAAAAAAAsk/8Uk47qU1dTc/s1600/yonca-tokbas-.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="316" src="http://2.bp.blogspot.com/-osCv05-4EyY/TzwRpXVMJ3I/AAAAAAAAAsk/8Uk47qU1dTc/s320/yonca-tokbas-.jpg" width="320" yda="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yonca Tokbaş'ı okuyorum, Hürriyet yazarlarından.&amp;nbsp; Çok samimi çok doğal geliyor yazdıkları.&amp;nbsp; Kısa ve net. Üstelik bir gönül borcum var ona. Umut'un okulunun haberini de o yazmıştı. Bugün de şahane bir yazısını okudum&amp;nbsp;Serina vasıtasıyla. Oğlunun devam ettiği okulda bir günü yazmış, çok da güzel yazmış. &lt;br /&gt;paylaşmak istedim. Teşekkürler Yonca, böyle yazılar yazdığın için, bizleri aydınlattığın için, iyi ki varsın;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19876824.asp"&gt;http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19876824.asp&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3834824758599159310?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3834824758599159310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/yonca-tokbas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3834824758599159310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3834824758599159310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/yonca-tokbas.html' title='yonca tokbaş'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-osCv05-4EyY/TzwRpXVMJ3I/AAAAAAAAAsk/8Uk47qU1dTc/s72-c/yonca-tokbas-.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6801932931749014831</id><published>2012-02-14T23:18:00.001+02:00</published><updated>2012-02-14T23:28:47.857+02:00</updated><title type='text'>hayata kaldığı yerden devam</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-IlZe9lPyBeM/TzrPMmxCosI/AAAAAAAAAsc/0FPWHntkiww/s1600/murat+germen2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-IlZe9lPyBeM/TzrPMmxCosI/AAAAAAAAAsc/0FPWHntkiww/s400/murat+germen2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cuma günü üstümde annemin aldığı asık surat resmi olan&amp;nbsp;t-shirt, iş yerindeyim. Umut babasıyla hastanede. Ertesi gün yapılacak ameliyat öncesi kan testleri ve değerlendirmeler yapılıyor. İçim sıkışıyor. saatler sonra haber geliyor, boğazdaki&amp;nbsp;pembelik dışında bir problem yokmuş. Kendi doktorumuzu arıyorum "&amp;nbsp;Umut'a pembelik koyar mı ya!" diyor "hem erkek adamda pembelik mi olurmuş?" gülüyoruz. Ameliyata hazırız.&lt;br /&gt;Öğleden sonra annem arıyor,&amp;nbsp;yaptırdığı testlerin sonucunu bana fakslıyor,&amp;nbsp;buz kesiyorum, yazılanları anlamıyorum ama hissediyorum, ah annem!&lt;br /&gt;Eve gider gitmez t-shirtü çıkartıp&amp;nbsp;yırtıyorum. Sanki annemle ilgili aldığım kötü haberin sorumlusu oymuş gibi.&lt;br /&gt;Düşünmemek için hızla valiz&amp;nbsp;hazırlıyorum, benim Umutun, eşimin kıyafetleri, ilaçlar, &amp;nbsp;yiyecekler,&amp;nbsp;MR filmleri, ufak bir kettle, kahve, şeker,&amp;nbsp;karton bardaklar...Ve en önemlisi Umut'un şantına ameliyatta &amp;nbsp;takılacak olan parçayı yerleştiriyorum, bundan sonra içinde yaşayacağı bedenin ne kadar şahane olduğunu anlatarak, özenle, &amp;nbsp;siyah bir naylon torbanın içine...&lt;br /&gt;Cumartesi sabah 5'te uyanıyoruz,&amp;nbsp;6 da hasta yatışın önündeyiz.&amp;nbsp; Bir sürü aile gelmiş, ufacık çocuklar, hepsi ameliyata alınacak sırayla..saat 11 de alıyorlar Umut'u. Yanaklarına öpücükler konduruyorum, babası yanında ameliyathaneye iniyorlar. Dualar ediyorum oğlum için, annem için, hepimiz için.&lt;br /&gt;2 gibi&amp;nbsp;getiriyorlar odaya. Kafasının yarısında saç var, diğer yarısında yok, kazımışlar,&amp;nbsp;beyaz sargı bezleri ile sarmalamışlar, bir de beyaz file geçirmişler.&amp;nbsp; Çizgi film karakteri gibi olmuş, &amp;nbsp;"meşe palamutu" diyorum, eşim "imam efendi" diyor, gülüyoruz.&amp;nbsp;Kafada 2 , boyunda 1, göbekte 1 kesik. Elimize çıkan parçayı küçük bir kavanoz içinde tutuşturuyorlar, kireçten boğum boğum olmuş, yine de 8 sene çok iyi dayanmış, kopmamış, tıkanmamış, idare etmiş.&lt;br /&gt;Ağlamıyor, hatta konuşmaya çalışıyor, "al" diyor. Kucaklıyorum sıkıca, saatlerce beraber oturuyoruz, sakin sakin uyuyor, seviniyorum. &lt;br /&gt;Gece anestezinin etkisi geçince ağrılar başlıyor, yine de ağlamıyor. Karın zarı kesildiği için yemek vermiyorlar. &amp;nbsp;Gaz sancıları gelince&amp;nbsp;kasıyor kendini, sıkıyor, kıpkırmızı yapıyor, ter boşalıyor, kusuyor. Sonra kapatıyor, kendini adeta bayılıyor. Uyumuyoruz çünkü saat başı aynı şey tekrar ediyor. aklıma bin türlü şey geliyor. Eski korkular bir bir uyanıyor, kafamın içinde dolanmaya başlıyor. &amp;nbsp;Panikliyorum. Hemşireleri panikletmeyi de beceriyorum, nöbetçi doktorları ayağa kaldırıyorum. sabah olup da vizite&amp;nbsp; geldiklerinde içimdekileri kusuyorum adama.&amp;nbsp; Susturuyor beni, "aklınıza getirmeyin bunları, biz dr. olarak ağzımıza bile almayız bu söylediklerinizi, sakin olun" diyor. &lt;br /&gt;Tüm pazar uyuyor Umut. sadece anneannesi geldiğinde açıyor gözlerini, "öp" diyor.&amp;nbsp; Annem ağlıyor, ben ağlıyorum. Ah annem!&lt;br /&gt;Pazartesi neşeyle açıyor gözlerini, sanki hiç bir şey olmamış gibi, şarkı söylemeye, kahkahalar atmaya başlıyor. O kadar şaşırıyorum ki kattaki tüm hemşireleri çağırıyorum "Umut iyileşti" diye. Tekerlekli sandalyesine bindirip gezdiriyoruz koridorda. 3 gün sonra yemek yemeye başlıyor.&lt;br /&gt;Salı sabahtan taburcu ediliyoruz. Doktorumuz "hadi, hayata kaldığı yerden devam" diyor. Tamam, söz dinleriz biz, yola devam.&lt;br /&gt;Ama önce birazcık uyumam gerek.&lt;br /&gt;(fotograf : Murat Germen)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6801932931749014831?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6801932931749014831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/hayata-kaldg-yerden-devam.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6801932931749014831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6801932931749014831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/hayata-kaldg-yerden-devam.html' title='hayata kaldığı yerden devam'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-IlZe9lPyBeM/TzrPMmxCosI/AAAAAAAAAsc/0FPWHntkiww/s72-c/murat+germen2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2232135935048593914</id><published>2012-02-10T08:06:00.000+02:00</published><updated>2012-02-10T08:06:20.764+02:00</updated><title type='text'>hürriyet cumartesi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--DYKbHdAyf8/TzSzlZhdG3I/AAAAAAAAAsU/JeirRhscwnk/s1600/p%C4%B1nar+&amp;amp;+senol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="312" sda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/--DYKbHdAyf8/TzSzlZhdG3I/AAAAAAAAAsU/JeirRhscwnk/s400/p%C4%B1nar+&amp;amp;+senol.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;istiyorum ki annem Pınar'la tanışsın.&amp;nbsp; İstiyorum ki görsün mutlu bir CP'li büyüyünce nasıl olur, istiyorum ki Umut için de Pınar'ı kafasında örnek alsın. Ben öyle yapıyorum çünkü...&lt;br /&gt;Alternatif anne dergsinde yayınlanan Pınar'ın röpt.ından çok etkilenen Sibel Arna Pınar'la bir röpt. yapmış. Yarın Hürriyet Cumartesi ekinde çıkacakmış.&amp;nbsp; Bir yazar daha aydınlanmış. &amp;nbsp;Darısı Ayşe Arman'ın başınaymış&amp;nbsp;.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Heyecanla bekliyorum.&lt;br /&gt;Annem de bu hafta sonu bu sayede tanışır Pınar'la. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2232135935048593914?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2232135935048593914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/hurriyet-cumartesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2232135935048593914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2232135935048593914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/hurriyet-cumartesi.html' title='hürriyet cumartesi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/--DYKbHdAyf8/TzSzlZhdG3I/AAAAAAAAAsU/JeirRhscwnk/s72-c/p%C4%B1nar+&amp;+senol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3058731863156436896</id><published>2012-02-09T11:45:00.000+02:00</published><updated>2012-02-09T11:45:40.762+02:00</updated><title type='text'>çocuk gösterisi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-w2O8YRTxI4Q/TzOVVVeH3PI/AAAAAAAAAsM/we2R21qQ7-U/s1600/kivilcim.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" sda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-w2O8YRTxI4Q/TzOVVVeH3PI/AAAAAAAAAsM/we2R21qQ7-U/s400/kivilcim.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Rahat bir akşam. Oğlan çoktan uyumuş, eşim dışarıda, mühür koltuğun tepesinde, ben televizyon karşısında… Kanaldan kanala atlıyorum, ikizler burcuyum, meraklıyım, nerede ne var anında görmeliyim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Beyaz Show çıkıyor karşıma, çocuklar var sahnede, dans ediyorlar, Kıvılcımlar bunlar, Anadolu Ateşi’nin minikleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorular uçuşmaya başlıyor zihnimde;&lt;br /&gt;"Bu saatte canlı yayında ne işi var bu çocukların" diyorum.&lt;br /&gt;Kıyafetlerin, makyajların bir acınası durumuna bakıyorum&lt;br /&gt;Gösteri dünyasında çocuk çalıştırmanın yasak olması gerektiğini düşünüyorum&lt;br /&gt;Meşhur olma sevdasının 7-8li yaşlara düşürülmesinin doğuracağı sonuçları düşünüyorum&lt;br /&gt;İlle de dansçı olacaklarsa niye konservatuara gönderilmediklerini düşünüyorum&lt;br /&gt;Tüm bu düşüncelerin arasında gözümden yaşların indiğini fark edip şaşırıyorum&lt;br /&gt;"Niye?" diyorum "niye ağlıyorum?"&lt;br /&gt;Sonra fark ediyorum ki o anda ekranda erkek çocuklar var ve hepsi Umut yaşında. &lt;br /&gt;Kalbim bana oyun oynuyor, beynim başka şey düşünürken kalbim çocukları Umut’la kıyaslıyor, dans edişlerine bakıyor,&amp;nbsp;vucutlarına ne kadar hakim olduklarına, ellerine, kollarına...&amp;nbsp;Beni ağlatıyor! Yaramazlık yapıyor!&amp;nbsp; Engel olamıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3058731863156436896?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3058731863156436896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/cocuk-gosterisi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3058731863156436896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3058731863156436896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/cocuk-gosterisi.html' title='çocuk gösterisi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-w2O8YRTxI4Q/TzOVVVeH3PI/AAAAAAAAAsM/we2R21qQ7-U/s72-c/kivilcim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1842365854171944282</id><published>2012-02-06T11:37:00.001+02:00</published><updated>2012-02-06T16:24:49.983+02:00</updated><title type='text'>sakat</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-pF2RIX7evzQ/Ty-fX4UL0aI/AAAAAAAAAsE/B-LNUHgpE2Y/s1600/17.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" sda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-pF2RIX7evzQ/Ty-fX4UL0aI/AAAAAAAAAsE/B-LNUHgpE2Y/s400/17.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şu "sakat" kelimesine alışamadım.&amp;nbsp; Küfür gibi, aşağılama gibi, hor görme gibi...&amp;nbsp; bana çağrıştırdığı bunlar, ama Pınar mesela "sakat" kelimesiyle barışık, &amp;nbsp;kavram olarak kullanan da çok var. Ben henüz oralara gelmedim, daha çalışmadım.&lt;br /&gt;Umut yaşlarda bir çocuk yanıma geldi dün. Ben tekerlekli sandalyeyi itiyorum, Umut keyifle şarkı söylüyordu. Bir cafeden çıkıyorduk. Umut orada bulunduğumuz an boyunca hep desteğimle yürüdü, garsonlarla oynaştı, o çocuk da oradaydı, bir an bile dönüp bakmadı. Yanından geçtik, ilgilenmedi, ne zamanki Umut'u tekerlekli sandalyeye oturttuk fal taşı gibi açılmış gözlerle bizi izledi, merak etti. Sonunda tam kapıdan çıkarken yanımıza geldi. &lt;br /&gt;"bir şey soracağım, çocuk sakat mı?" dedi. Yutkundum. Hep bu ilk an provalarını yapıyorum, bloga yazıyorum, arkadaşlarıma anlatıyorum ama şimdiye dek "sakat mı?" diye soran olmamıştı.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Küçücük bir an gözlerim çocuğun anne babasını aradı, çocuklarının sorduğu soruyu duysunlar istedim, göremedim.&lt;br /&gt;"öyle denmez ama evet " dedim,&amp;nbsp; &amp;nbsp;çocuğun gözünün içine bile bakamadan hızla uzaklaştım oradan. Sonra gülme tuttu "yetmez ama evet" gibi bir şey söylemişim. Madem "evet" o çocuk sakat işte, ne diye işi çetrefilli hale getiriyorsun?&amp;nbsp; Alış artık!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1842365854171944282?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1842365854171944282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/sakat.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1842365854171944282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1842365854171944282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/sakat.html' title='sakat'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-pF2RIX7evzQ/Ty-fX4UL0aI/AAAAAAAAAsE/B-LNUHgpE2Y/s72-c/17.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1461108302942463336</id><published>2012-02-01T20:57:00.000+02:00</published><updated>2012-02-01T20:57:58.613+02:00</updated><title type='text'>"ga!" (kar)</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-AUR2LcmeSME/TymK-XAvRdI/AAAAAAAAAr0/A0ap8zsSLxk/s1600/kar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-AUR2LcmeSME/TymK-XAvRdI/AAAAAAAAAr0/A0ap8zsSLxk/s400/kar.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;anne işe gitmemiş, bahçede kar var, oynayalım o zaman!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1461108302942463336?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1461108302942463336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/ga-kar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1461108302942463336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1461108302942463336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/ga-kar.html' title='&quot;ga!&quot; (kar)'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-AUR2LcmeSME/TymK-XAvRdI/AAAAAAAAAr0/A0ap8zsSLxk/s72-c/kar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7197055993327395114</id><published>2012-02-01T18:09:00.000+02:00</published><updated>2012-02-01T18:09:07.509+02:00</updated><title type='text'>kardeş kardeşe</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lIubtHR4LhU/TyljiNe5NeI/AAAAAAAAArs/n9KGlkYEsyc/s1600/66.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-lIubtHR4LhU/TyljiNe5NeI/AAAAAAAAArs/n9KGlkYEsyc/s400/66.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu bloga CP'li yetişkinler yazdı, CP'li anneleri yazdı ama hiç CP'li kardeşi yazmamıştı. Geçen hafta bir mail aldım Şerife'den. Blog'u beğendiğini özellikle dr'un Umut'a "elektrik mühendisi olamayacağını" söylemesinden etkilendiğini çünkü 3 kardeş olduklarını en küçük kardeşin CPli kendisinin ve diğer kardeşinin de elektrik mühendisi olduğunu yazmış. &lt;br /&gt;Şerife'de benden.  Kardeşini ailenin şansı, gözbebeği, güzelliği olarak tanımlıyor. Bulmuşken soru üzerine soru yolluyorum kendisine, sevinçle cevaplıyor, beni sevindiriyor. &lt;br /&gt;Yazdıkları benim kendimle hesaplaşmamı başlatmama da sebep oluyor bir taraftan. 2. çocuk sorusu tekrar tekrar kafamın içinde dönmeye başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İşte Şerife'nin güzel yazısı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Benim için kardeşim Fatoş &amp;nbsp;bütün hayatımın merkez noktasıdır. &amp;nbsp;Onu birkaç gün görmeyince veya onunla konuşmayınca o kadar çok özlüyorum ki... Fatoş'un bize sunduğu sevgi saf, katıksız ve karşılıksız, o kadar değerli ki benim için.&lt;br /&gt;Hani evde hiç büyümeyen bir bebek varmış gibi . Öğrendiği her bilgiye, söylediği her söze hala şaşırabiliyor ve mutlu oluyoruz.&amp;nbsp; Aslında evde o mutluyken herkes mutlu, o hastayken herkes hasta, o üzgünken herkes üzgün. &amp;nbsp;Sadece benim için değil bütün ailem için (hala,dayı, teyze, kuzenler..) dünyanın merkezi Fatoş.  &lt;br /&gt;Bizim ailemizde herşey, her zaman Fatoş'a odaklı yapılır ve o hep önceliklidir.  Annem ve babam herşeyi Fatoş'a göre düşünüp planlarlar.&amp;nbsp; Hani bazı kardeşlerin bu sevgiyi kıskandığı söylenir , bizde tam tersidir.&amp;nbsp; Çünkü biz de Fatoş'u anne ve babamızdan daha çok seviyoruz, bu nedenle onların sevgi ve alakası hiç bir zaman bizi kıskandırmadı veya üzmedi.&lt;br /&gt;Fatoş şuanda 23 yaşında. Yürüyemediği için ancak annem ve babam hareket ettirebiliyor. Yaklaşık yirmi yıldır rehabilitasyon merkezine gidiyoruz hem fizik tedavi hem de eğitim dersleri alıyor.&amp;nbsp; Tabii haftanın iki günü merkeze gidiliyor,onun dışında hergün günde iki defa belirli fizik tedavi hareketleri var, bu hareketleri annem yaptırıyor. &lt;br /&gt;Aslında herkes kendinde olanın bir üstünü istiyor sanırım. &amp;nbsp;Bizde o kadar isterdik ki kardeşim yürüyebilsin, gittiğimiz heryere onu da götürebilelim. &amp;nbsp;Gördüğümüz bütün güzellikleri onunla paylaşabilelim.&amp;nbsp; Tabii ki tekerlekli sandalyesiyle hava koşulları müsait olduğu sürece mahalemizde geziyoruz veya belli günler gezmeye çıkıyoruz ama yürüyebilse çok daha farklı olacağını düşünüyorum. Buna karşılık Fatoş sakin bir çocuk çok sevgi dolu ve bütün isteklerini veya ihtiyaçlarını dile getirebiliyor çoğuna görede bu bizim şansımız sanırım. &lt;br /&gt;İlerisi için ortanca kardeşim ve ben olduğum sürece (her ikimiz de çalıştığımızdan ve ekonomik bağımsızlığımız olduğundan) Fatoş konusunda hiç kaygılanmadığımızı söyleyebilirim. Yeter ki O hep hayatımızda olsun, hep bizimle olsun, bu bize yeter. &amp;nbsp;Bir şekilde bütün engelleri aşacağımıza inanıyorum.&lt;br /&gt;Bazı annelerin (annemin rehabilitasyon merkezinde tanışıp görüştüğü) ailelerinin çocuklarını kabullenmediği ve ortamlarda istemediği şeklinde yorumlarına tanık olduk.&amp;nbsp; Ben ve kendi geniş ailem , mahalledeki komşularıımız ve tanıdıklarımız için bunun kesinlikle söz konusu bile olmadığını söyleyebilirim. &amp;nbsp;Komşularımızda dahil herkes öncelikli olarak onu sorarlar hep bize.&amp;nbsp; Aslında biz Fatoş'u okadar çok seviyoruz ve o kadar çok bizim hayatımızın içinde ki başkalarının farklı bir duyguya kapılmasına engel oluyoruz gibi geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii dışarıda gezdiğimizde farklı bakışlar olabiliyor bazen , ona da alıştık artık. &amp;nbsp;Dediğim gibi biz o kadar rahatız ki insanlara da o duyguyu yaymaya çalışıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de size söylediğim gibi böyle bir SEVGİ'ye sahip olduğumuz için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Umarım onlar hep hayatımızda olurlar o sonsuz sevgileriyle..."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7197055993327395114?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7197055993327395114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/kardes-kardese.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7197055993327395114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7197055993327395114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/02/kardes-kardese.html' title='kardeş kardeşe'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-lIubtHR4LhU/TyljiNe5NeI/AAAAAAAAArs/n9KGlkYEsyc/s72-c/66.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2881659478041952185</id><published>2012-01-27T16:04:00.000+02:00</published><updated>2012-01-27T16:04:14.229+02:00</updated><title type='text'>kemo barbie</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Re1PI8cxwQI/TyKt92v-TCI/AAAAAAAAArc/4YvCfIPiUeE/s1600/barbie.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gda="true" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-Re1PI8cxwQI/TyKt92v-TCI/AAAAAAAAArc/4YvCfIPiUeE/s400/barbie.jpg" width="328" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;MSÜ giriş salonunda bir sergi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Resim sergisi .&amp;nbsp; Adı "benim barbilerim" &amp;nbsp;Sergi sahibi benim.&amp;nbsp; Yıl sonu projelerimden biri, öğrencilik zamanım. Eski hikaye...&lt;br /&gt;Sergiyi gezenler yüzlerini buruşturuyor, iç çekiyor, çabuk adımlarla geziyor ama belli ki bakmadan da edemiyor, kaçıp gitmiyor.&lt;br /&gt;O zamanlar ironiyi seviyorum. İnsanları rahatsız ederek dikkatlerini çekmeyi, görmek istemedikleri şeyleri gözlerine sokmak hoşuma gidiyor. Kendimi sanatçı zannediyorum, bir uslubum var sanıyorum. &amp;nbsp;Kendimce kara mizah yapıyorum. Gotik eserler seyrediyorum, hayatın siyah yönüyle ilgileniyorum.&lt;br /&gt;Sergide dikkat çekmeye çalıştığım şey hayatın görülmeyen yüzü.&amp;nbsp; Çevre kirliliği, radyasyon,&amp;nbsp;hatalar, kazalar ve &amp;nbsp;hastalıklar dolayısıyla sakat olan çocuklar için hazırlanmış olan oyuncak bebeklerin&amp;nbsp;resimlerini sergiliyorum.&amp;nbsp; Resimleri ben yaptım. Daha doğrusu o zamanlar sevgilim şimdi kocam olan Murat'la beraber bilgisayar başında uğraşarak gerçekleştirdik. Bebeklerin kiminin kolu yok, kiminin gözü, kimi iki kafalı, kimi siyam ikizi, kimi yaralı bereli.&amp;nbsp; Demek istiyorum ki "aslında böyle hayatlar var, böyle insanlar hatta çocuklar mevcut. Görmezden gelemeyiz." &amp;nbsp;Çünkü oyuncak olarak ideal kadın örneği olarak dayatılan Barbie'ye uyuz oluyorum.&amp;nbsp; Çünkü çocukların Barbie'ye dönüşmesini istemiyorum." &amp;nbsp;Bakın" diyorum "bakın bunlar da benim insanlarım, yani benim Barbie'lerim"&lt;br /&gt;Geçer not alıyorum.&lt;br /&gt;Sonrasında asıl ironiyi evren yapıyor bana.&amp;nbsp; Eşimle beraber yaptığımız proje seneler sonra gerçek oluveriyor.&amp;nbsp; Hem de yine ikimizin ortak projesi olarak. &amp;nbsp;Kendimi bu işe iyice kaptırdığımın, inandığımın, adadığımın bir göstergesi diye adlandırabiliyorum.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Zamanla&amp;nbsp;sinir olduğum Barbie'lerin de yola geldiğini farkediyorum. İdeal insan ölçüsünü korusalarda farklılıkları da konu edinmeye başlıyorlar. Gözlülüsü, zencisi, asyalısı derken,&amp;nbsp;tekerlekli sandalyede Barbie'yi ve şimdide saçları olmayan kemoterapi gören Barbie'yi piyasaya sürdüklerini öğreniyorum. &amp;nbsp;Bunlar niş ürünler ama bir o kadar da gerekliler.&lt;br /&gt;Artık eskisi kadar uyuz olmuyorum, azıcık belleri de kalınlaşsa sevebilirim bile...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2881659478041952185?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2881659478041952185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/kemo-barbie.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2881659478041952185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2881659478041952185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/kemo-barbie.html' title='kemo barbie'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Re1PI8cxwQI/TyKt92v-TCI/AAAAAAAAArc/4YvCfIPiUeE/s72-c/barbie.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8917329434985271865</id><published>2012-01-25T10:24:00.000+02:00</published><updated>2012-01-25T10:24:05.741+02:00</updated><title type='text'>ipli sakız</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Cx0lX3kN6Gw/Tx-8Geyt61I/AAAAAAAAArU/BHWN2dKKIME/s1600/15.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-Cx0lX3kN6Gw/Tx-8Geyt61I/AAAAAAAAArU/BHWN2dKKIME/s400/15.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ameliyat ipini&amp;nbsp; nereden bulacağım ben şimdi?&amp;nbsp;Umut'un doktoruna sorsam verir mi acaba 50cm kadarcık, yoksa boğar mı beni o iple? &lt;br /&gt;Sakız çiğneteceğim de bizim oğlana, ödevimiz var.&amp;nbsp; Önce ben çiğneyip yumuşatacağım, sonra ortasından ipi bağlayıp dişlerinin arasına sıkıştıracağım. Sonra yavaş yavaş çenesini alttan ittirip çiğneteceğim, yutar gibi olursa da ipi çekeceğim. &lt;br /&gt;Düşündükçe komik geliyor görüntü ama dişlerin ne işe yaradığını anlaması için iyi bir egzersiz olduğunu söylediler. Denemekten zarar gelmez, ipimiz sağlam olduktan sonra...&lt;br /&gt;Diş ipi kullansam olur mu acaba?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8917329434985271865?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8917329434985271865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/ipli-sakz.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8917329434985271865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8917329434985271865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/ipli-sakz.html' title='ipli sakız'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Cx0lX3kN6Gw/Tx-8Geyt61I/AAAAAAAAArU/BHWN2dKKIME/s72-c/15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8089939036530443666</id><published>2012-01-23T22:02:00.001+02:00</published><updated>2012-01-23T22:02:51.766+02:00</updated><title type='text'>soru</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6ZWSLXmP4Ek/Tx281c9cBpI/AAAAAAAAArE/XG38a78OqHI/s1600/65.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-6ZWSLXmP4Ek/Tx281c9cBpI/AAAAAAAAArE/XG38a78OqHI/s320/65.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;5 yaşındasın. Herşeyi aynı anda görmeye, anlamaya ve&amp;nbsp; tanımaya çalışıyorsun. Herşeyi soruyorsun, herkese soruyorsun.. Neden? Neden? Neden?&amp;nbsp; Annen sabırla cevap veriyor, yorulunca geçiştiriyor farkındasın ama yılmıyorsun, çünkü O herşeyi biliyor sanıyorsun.&lt;br /&gt;Yine bir gün annenle beraber yolda yürürken karşına annesi ile beraber sen yaşlarda bir çocuk çıkıyor. Şaşırıyorsun çünkü bu çocuk senin binmeyi çoktan bıraktığın ve bebek olmanın bir ifadesi olan pusette oturuyor. "Çocuk pusete sadece bebeklerin bindiğini bilmiyor mu?" diye düşünüyorsun, "hem görüntüsü de farklı biraz. Neden acaba?" diye merak ediyorsun.&lt;br /&gt;Hemen parmağını uzatıp olanca sesinle "Neden bu çocuk pusete biniyor?" diyorsun. Annen telaşla parmağını indirip, sorunu duymamazlıktan gelerek seni hızla çekiştirerek oradan uzaklaştırmaya çalışıyor.&amp;nbsp; Annen çocuğun annesine çok ayıp ettiğinizi düşünüyor. &amp;nbsp;Sana ne cevap verebileceğini bilmediğinden ne çocuğa ne de annesine bakıyor, seni duymamazlıktan, onları görmemezlikten geliyor.&amp;nbsp; Annendeki tedirginliği farkediyorsun ve soruna cevap alamıyorsun. Ortada garip bir durum var diye düşünüp negatif kodlanıyorsun.&lt;br /&gt;Oysa karşınızdaki çocuğun annesi yok sayılmaktan çok sıkılmış. Günün birinde böyle davranılmasını "normal" karşılamaktan da korkuyor üstelik. Daha yolun başındayken mücadele etmek istiyor. Çocuğun annesi konuşmak istiyor.&amp;nbsp;Diğer annelerle gözgöze gelip gülümsemek istiyor.&lt;br /&gt;Annen bunları bilmiyor, tahmin bile etmiyor, çünkü ona da kimse öğretmemiş, anlatmamış, hiç engelli arkadaşı da olmamış. Halbuki biraz empati kurabilse sen sorunu sorunca "gel tanışalım arkadaşla" der seni çocuğun yanına götürür, annesine selam verir, önce seni tanıtır, sonra çocuğun adını sorar.&amp;nbsp; Böylece hayatında ilk defa engelli bir arkadaşın olur. O zaman sorunun cevabını belki çocuğun annesi, belki de çocuğun kendisi verir. Bir daha karşına engelli bir çocuk çıktığında aklına arkadaşın gelir ve aranızda aslında bir iki organı kullanamamak dışında bir fark olmadığını ve aslında bunun da hiç önemli olmadığını hatırlarsın. &lt;br /&gt;Ama ne yazık ki annen seni oradan çekiştirerek götürdüğü için bu şansı kaçırıyorsun.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Hızla büyüyeceksin ve zamanla "engelli" olmanın ne olduğunu öğreneceksin. Ama engelli tanıdığın hiç kımse olmadığından&amp;nbsp;ve bilgilerin&amp;nbsp;de doğu kültürünün, kaçınılmaz arabesk tınısına sahip olaağından, kafanda sakat olmakla acınacak durumda olmayı bağdaştıracaksın.&amp;nbsp; Ne yazık ki!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8089939036530443666?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8089939036530443666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/soru.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8089939036530443666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8089939036530443666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/soru.html' title='soru'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-6ZWSLXmP4Ek/Tx281c9cBpI/AAAAAAAAArE/XG38a78OqHI/s72-c/65.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8198860574363126541</id><published>2012-01-23T20:47:00.000+02:00</published><updated>2012-01-23T20:47:30.344+02:00</updated><title type='text'>mia posta</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CUyR7x9QUYk/Tx2rB_QuF-I/AAAAAAAAAq8/4hioaMM9CiA/s1600/mialogo.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="188" src="http://2.bp.blogspot.com/-CUyR7x9QUYk/Tx2rB_QuF-I/AAAAAAAAAq8/4hioaMM9CiA/s400/mialogo.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;miaposta.com'da "pradonbakarmsnz"&amp;nbsp;haftanın blog'u seçilmiş. Ne güzel!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mia-posta.com/"&gt;www.mia-posta.com&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8198860574363126541?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8198860574363126541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/mia-posta.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8198860574363126541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8198860574363126541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/mia-posta.html' title='mia posta'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-CUyR7x9QUYk/Tx2rB_QuF-I/AAAAAAAAAq8/4hioaMM9CiA/s72-c/mialogo.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1959132455776470881</id><published>2012-01-20T09:56:00.000+02:00</published><updated>2012-01-20T09:56:36.118+02:00</updated><title type='text'>oh la la...</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sciz1yzD7w8/Txkd8ZB1ZEI/AAAAAAAAAq0/XylmDHdwB6g/s1600/sophie-griotto-fashion-illustrations-5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="381" nfa="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-sciz1yzD7w8/Txkd8ZB1ZEI/AAAAAAAAAq0/XylmDHdwB6g/s400/sophie-griotto-fashion-illustrations-5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Eskiden iş seyehatleri için yurtdışına çıkarken Umut'un minik yastıklarından birini alır çantama atardım.&amp;nbsp; Otelde uçakta yastığa sarılır uyurdum.&amp;nbsp; İşi hastalıklı boyuta vardırmadan,&amp;nbsp; alışkanlığa dökmeden bu huyumdan vazgeçtim.&amp;nbsp; Şimdi hayatımızda BBM denen harika mesajlaşma sistemi var.&amp;nbsp; Hergün eşim Umut'un fotograflarını ve videolarını çekip anında bana yolluyor. Ben de defalarca bakıyorum. &lt;br /&gt;Ben bugün bir kaç dantel kartelası, kumaş kataloğu, mayo modeli görmeye Paris'e fuara gidiyorum.&amp;nbsp; Oh la la...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1959132455776470881?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1959132455776470881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/oh-la-la.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1959132455776470881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1959132455776470881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/oh-la-la.html' title='oh la la...'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-sciz1yzD7w8/Txkd8ZB1ZEI/AAAAAAAAAq0/XylmDHdwB6g/s72-c/sophie-griotto-fashion-illustrations-5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6991645398154702163</id><published>2012-01-19T23:04:00.000+02:00</published><updated>2012-01-19T23:04:38.570+02:00</updated><title type='text'>beklemek</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cbZsBx7ilfY/TxiEu56x2kI/AAAAAAAAAqs/ofSoC6MyLko/s1600/IMG00222-20111220-1609.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-cbZsBx7ilfY/TxiEu56x2kI/AAAAAAAAAqs/ofSoC6MyLko/s400/IMG00222-20111220-1609.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Özek'i beklemek... Bazen 2 saat, bazen 4 saat sürer. &amp;nbsp;Bugün &amp;nbsp;rekor kırdık, 5 saati buldu bekleyişimiz. Hastanenin çeşitli yerlerinde vakit geçirdik. &amp;nbsp;Önce kafeteryada oturduk, bir kanser hastası abla, down sendromlu çocuğu olan bir aile, tatlı bir babaanne, bir de tekerlekli sandalyesinde çok hasta bir adamcağız ile beraber çay içtik. &amp;nbsp; İyice giyinip kapının önüne çıktık. Tüm karidorlarda yürüdük. Bir kaç hastane görevlisi abla "artık yürüyor" dedi. Asansörde bir kaç hasta yakını "canım benim, geçmiş olsun sana" dedi. Görüşmenin olacağı katta batuhan ve ailesi ile tanıştık. 12 yaşındaki ankaralı engelli Batuhan'ın küpesine bayıldık, karşılıklı gülüştük.&lt;br /&gt;Sonunda odaya çağırıldık. Umut benim eşliğimde yavaş yavaş yürüyerek girdi odaya. Göz hizasına gelen masaya yaklaştı ve "nasılsın?" sorusuna "iyi, iyi" diye yanıt verdi. O meşhur &amp;nbsp;"neler yapabiliyor bakalım?" sorusuna "daha iyi oturuyor, kafasını iyi tutuyor, çok sosyalleşti, çenesi açıldı ve okula başladı" diye yanıt veriyorum. Sonra bacaklarına gözlerine, şantına bakılıyor. &amp;nbsp;MR görüntülerine bakılırken yine içim boşalıyor, dizlerim titriyor, o tarafa bakamıyorum.&lt;br /&gt;En sonunda konuşmaya başlıyor. "çok iyi gördüm"diyor şaşırıyoruz. Normal değil bu, böyle konuşmaz genelde. "duruşu, bakışı bariz farklı" diyor. &amp;nbsp;" Okul mu, yaptığınız bir şey mi bilmiyorum ama neyse iyi gelmiş bu çocuğa aynen devam &amp;nbsp;diyor. "biliyoruz ki Umut Bicioğlu elektrik mühendisi olmayacak ama bu görüşmeden sonra ileride sizin korumacılığınız ve bakıcılığını olmadan kendi ev ortamında yaşayabileceğini düşünüyorum." &amp;nbsp;ve en son olarak da ekliyor "böyle dedim diye 1 sene boyunca yan gelip yatmayın sakın"&lt;br /&gt;Vay be Özek'ten bunları duymak ne güzel, &amp;nbsp;elektrik mühendisi olmasını dedesi çok isterdi gerçi ama benim için ne yaparsa yapsın hep mutlu olması yeter.&lt;br /&gt;Bu arada tesisatın (şant) değişmesi gerek, kireçlenmiş! &amp;nbsp;O bizi terketmeden biz onu terkedelim dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6991645398154702163?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6991645398154702163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/beklemek.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6991645398154702163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6991645398154702163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/beklemek.html' title='beklemek'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-cbZsBx7ilfY/TxiEu56x2kI/AAAAAAAAAqs/ofSoC6MyLko/s72-c/IMG00222-20111220-1609.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6628414157367103788</id><published>2012-01-17T21:29:00.003+02:00</published><updated>2012-01-17T21:34:04.749+02:00</updated><title type='text'>kulüp</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BZdzHQnXkjo/TxXLYx5uD5I/AAAAAAAAAqU/nhkma7opMSc/s1600/fabrika.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-BZdzHQnXkjo/TxXLYx5uD5I/AAAAAAAAAqU/nhkma7opMSc/s400/fabrika.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taa 96'dan beri biliyorum ben o çifti. Ben o zamanlar tasarım piyasasında zavallı bir asistanken, onlar alanlarında en tepeye yerleşmişlerdi bile &amp;nbsp; Koşturmacanın, stüdyoların, çekimlerin arasında beni hiç fark etmediler, ben de hiç kendimi fark ettirmedim. Hep uzaktan ama  hayranlıkla izledim işlerini, ilişkilerini, kişiliklerini... Hep çok tatlıydılar, hep yanyanaydılar, hep neşeliydiler...Doğaldılar, gerçektiler, ama bir o kadar da bana uzaktılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O zamanlar deselerdi bana bir gün karşılıklı oturacaksınız ve her ikisi de CP'li olan oğullarınızdan bahsedeceksiniz ve bunu yaparken kahkahalarla güleceksiniz tabii ki inanmazdım, dinlemezdim bile.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Seneler çok seneler  sonra bir gün ortak bir arkadaşımız bizi yüzyüze getirdi, bana "Tibet" onlara  "Umut" dedi. Önce karşılıklı bakıştık, sonra sevinçle sırıttık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi ara sıra telefonlaşıyoruz, iş icabı da olsa buluşuyoruz, doktor, eğitimci, medikal araç vs konularında birbirimize danışıyoruz. Konuşurken hepimizin gözünden ışıklar saçılıyor, rahatlığımız, hatta olayla dalga geçiyor olmamız etrafımızda olanları şaşırtıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İş güç sayesinde tanışsaydık bu kadar derin olamazdı ilişkimiz, &amp;nbsp;hatta yüzeyden şöyle bir sıyırır geçerdi büyük ihtimal.&amp;nbsp; Ama CPli olma, bilme, yaşama kulubü apayrı, hele bir de gülebilecek düzeydeyse bakış açısı, kulüpte hep bir parti havası. Keşke daha da kalabalıklaşsak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Fotograf: fabrika photography)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6628414157367103788?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6628414157367103788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/klup.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6628414157367103788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6628414157367103788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/klup.html' title='kulüp'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-BZdzHQnXkjo/TxXLYx5uD5I/AAAAAAAAAqU/nhkma7opMSc/s72-c/fabrika.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1312424780730272393</id><published>2012-01-16T07:56:00.001+02:00</published><updated>2012-01-16T11:08:21.701+02:00</updated><title type='text'>MR</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZCupcEuZIq4/TxO76LvLDpI/AAAAAAAAAqM/vKoeRwhbsYM/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" kba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZCupcEuZIq4/TxO76LvLDpI/AAAAAAAAAqM/vKoeRwhbsYM/s400/1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"513" nolu müşade odasına alındık yine her zaman olduğu gibi. &amp;nbsp;4 yatak var bu odada, biz hepsini kullandık ayrı ayrı zamanlarda&amp;nbsp;.&amp;nbsp;&amp;nbsp;İçeri sedye ile girdiğimizde Umut zaten ayılmıştı ama narkozun sarhoşluğuyla bağırıp çağırmakla meşguldü. İçeride uyumaya çalışan bir kadıncağız, yanında refakatçisi, hoşnutsuzlukla bize baktılar. &amp;nbsp;Haklılar, meğer boş oda yok diye 3 gündür burada tutuluyorlarmış, gelen giden arasında da uyumaya, iyileşmeye çalışıyorlarmış.&lt;br /&gt;Umut'un yıllık MR kontrolü bu sefer tanıdığımız hastanenin &amp;nbsp;tanımadığımız &amp;nbsp;anestezi ekibiyle yapıldı. Tanımadığımız teknisyenler çekimi yaptılar, biz&amp;nbsp;7 senedir tanıdığımız sandalyelerimizde oturup gazetelerimizi okurken.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Sedye ile asansöre bindik sonra, içeride başka hastalar, kadınlar adamlar... Umut&amp;nbsp;&amp;nbsp;her birine tek tek kafasını kaldırıp "abla" , "abi" dedi.&amp;nbsp; Herkesi güldürdü.&amp;nbsp; Ara katlardan birinde bir doktor hanım asansöre binip "aaa Umut gelmiş" deyince de ben gülmeye başladım, "sonunda biri çıktı ama onu da ben tanımıyorum" diye...&lt;br /&gt;Sonuç perşembeye...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1312424780730272393?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1312424780730272393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/mr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1312424780730272393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1312424780730272393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/mr.html' title='MR'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZCupcEuZIq4/TxO76LvLDpI/AAAAAAAAAqM/vKoeRwhbsYM/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2617887230000317766</id><published>2012-01-11T15:21:00.000+02:00</published><updated>2012-01-11T15:21:49.711+02:00</updated><title type='text'>kuşlar</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-FVzmAbiLuXI/Tw2MyzWSqZI/AAAAAAAAAqE/B25MgUMLamA/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" kba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-FVzmAbiLuXI/Tw2MyzWSqZI/AAAAAAAAAqE/B25MgUMLamA/s400/4.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;“Sabah kuşların resmini çekecektim ama gitmişler” dedi “o kadar da hazırlanmıştım.” &lt;br /&gt;“ Hazırlanmış mıydın?” diye geçirdim içimden,&amp;nbsp;kaşım gözüm oynayarak, &amp;nbsp;daha sabahın 7’siydi, gün bile aydınlanmamıştı, 3 gündür Umut boğulurcasına öksürüyordu ve ateşi vardı. Sırayla uyuyorduk, önce eşim, sonra ben, sonra yine eşim. Oğlan salondaki üçlü koltukta konumlanmış, üst üste konmuş yastıklarla destek yapılmış, yanı başında ilaçları, burun temizleme cihazı, ventolin aleti, burun taş gibi, horuldayarak uyumaya çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 gündür başka bir şey düşünmüyor, yemek yemeyi unutuyor, ilaç saatlerini sayıyor, “ çay mı, pekmez mi, zencefil mi yoksa deniz kadayıfı mı versem?” diye düşünüyor, bir endişeden diğerine atlıyordum. Eşim hep yanımdaydı, her elimi uzattığımda, bir şey istediğimde, kafamı kaldırdığımda hep hazırdı. Oğlan öksürdükçe O da benim gibi iç çekiyor ama kuşların resmini çekmeyi de düşünebiliyordu. Plan yapıp hazırlanacak, tripot kuracak vakti bulabiliyordu. Bense sadece buna şaşırıyordum.&lt;br /&gt;Farklı bir aile yapımız var bizim. Gelenekselin dışında… Anne çalışıyor, baba evde çocuk bakıyor. Umut doğduğundan beri durum böyle. Kendi seçimimiz. Doktora, rehabilitasyona, fizik tedaviye, okula baba götürüyor, görüşmeleri o yapıyor hayatımıza bir şekilde değen herkes “baba ve oğul”u biliyor, varlıklarını seviyor, bu ikiliye bayılıyor, sohbet muhabbet gırla gidiyor. Bu ilginin beni kıskandırdığı zamanlar çoktur, genelde “Umut’un annesi” veya “Murat Bey’in eşi” siz misiniz diye haif şaşırarak sorarlar Şaşırmanın sebebini hala öğrenemedim. Okullarda diğer veli anneler tarafından “neden siz değil de baba getiriyor çocuğu?” diye sorgulandığım çok olmuştur. Randevu alırken engelli annesine türlü zorluk çıkartılır ama Murat Bey arayınca işler hemen hallolur. Blog yazdığım gazete haberi olunca bir TV kanalı beni bulup, eşimi canlı yayın konuğu yapmak istediğini bile söylemişti “örnek baba” olarak. &lt;br /&gt;Bir psikiyatrist bana demişti ki “engelli çocuk babaları genelde ya fiziki ya da ruhani olarak mekandan ayrılırlar, çok şanslısınız sizinki yanınızda” &lt;br /&gt;Eşimin o anne dolu mekanlarda bazen tek erkek olması ve dikkat çekmesi işte bu kaçan babalar yüzünden. Engelli çocuklarla dolu bir sınıfa girdiğinde “pop star” muamelesi görmesi de… Ne çocuklar, ne eğitmenler ne doktorlar ne de diğer veliler alışkın babalara. &lt;br /&gt;Olması gereken bir şeyi şans olarak nitelendirmiyorum ben, doğru düzgün bir insanın yapması gerekeni yaptı eşim. &lt;br /&gt;Hep benim ve oğlumuzun yanında oldu. Ama kuşları da unutmadı, kahvesini sigarasını hiç ihmal etmedi, bilgisayar oyunlarını hep yanında taşıdı. &lt;br /&gt;Çoğunlukla şaşırdığım ve ağzım açık bakakaldığım bu tip hareketleri sağlam kafayla değerlendirdiğimde “normal” olarak nitelendiriyorum. Zaten bunlar da olmasa evin içinde bir “ben” daha olurdu ki aynı mekanın iki Ayşin’i birden barındırması fiziken ve ruhen mümkün değil, öncelikle Umut’a yazık ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2617887230000317766?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2617887230000317766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/kuslar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2617887230000317766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2617887230000317766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/kuslar.html' title='kuşlar'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-FVzmAbiLuXI/Tw2MyzWSqZI/AAAAAAAAAqE/B25MgUMLamA/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2671229824277335949</id><published>2012-01-10T16:31:00.000+02:00</published><updated>2012-01-10T16:31:57.858+02:00</updated><title type='text'>taşlar</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-NYLL6rze2wM/TwxLOTiClVI/AAAAAAAAAp8/-aagAmjNUj4/s1600/11.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" kba="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-NYLL6rze2wM/TwxLOTiClVI/AAAAAAAAAp8/-aagAmjNUj4/s400/11.jpg" width="273" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Meğer oğlum büyümüşte çocuk olmuş benim haberim yokmuş. Meğer oğlum benim ona çocuk gibi davranmamı istermiş de ben anlamazmışım. Gözümün önündekini görmezmişim.&lt;br /&gt;Doğduğundan beri ıslak mendille elini ağzını silmişim, hem alışkanlık, hem kolaylık olmuş, başka seçenek düşünmemişim. Öğretmeni uyarınca lavabonun önüne bir tabure aldım, üstüne oğlanı çıkarttım. &amp;nbsp;Sırtını bana dayayarak ayakta duruyor sol elini uzatıp musluğu açıyor elini suya tutup gülüyor, ağzını yıkamak için büyük çaba harcıyor. İnanılmaz eğleniyor, işi bitince yoğun bir çaba ile musluğu kapatıyor.&lt;br /&gt;Doğduğundan beri yatırarak altını ve kıyafetlerini değiştirmişim, hem alışkanlık, hem kolaylık olmuş, başka seçenek düşünmemişim. Öğretmeni uyarınca oturtup sırtını kendime yaslayarak giydirip soydurmaya başladım. &amp;nbsp;Kollarını kaldırıp, uzatıp çekip bana yardımcı oluyor. Çoraplarını tutmak için öne eğiliyor, bacağını kaldırıyor, çok da zevk alıyor.&lt;br /&gt;En önemlisi kendine güveni artıyor&lt;br /&gt;Daha kimbilir neler neler vardır alışkanlıklarımın arasında kırmam gereken. üçüncü göz olup bana bunları gösterdiği için öğretmenimize çok teşekkür ederiz."&lt;br /&gt;Yukarıdaki yazıyı yazıp daha yayınlama fırsatı bulamadan, oğlum hastalandı. Öyle önemli bir şey değil ama 1 haftaya yakın okula gitmemesine, antibiyotik iğneleri yemesine sebep olacak bol öksürüklü bir rahatsızlıktı. Şimdi iyi ama yukarıda yazdıklarımın hiç birini yapamadık, üçlü koltuktan gece ve gündüz neredeyse hiç kalkmadık, Umut yine bebek oldu, yine elleri bezlerle silindi, kıyafetleri yatırarak değiştirildi, üstelik suyu bile biberonla içirildi. &lt;br /&gt;Elimde artık yeni taşlar var ama ara sıra kayıp parmaklarımın arasından kayıyor, maksat olabildiğince uzun süre o taşları elde tutabilmek. &amp;nbsp;Taşların hiç kaybolmaması ve gittikçe artması dileği ile...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2671229824277335949?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2671229824277335949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/taslar.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2671229824277335949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2671229824277335949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/taslar.html' title='taşlar'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-NYLL6rze2wM/TwxLOTiClVI/AAAAAAAAAp8/-aagAmjNUj4/s72-c/11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2576791940391977613</id><published>2012-01-04T09:35:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T09:35:13.901+02:00</updated><title type='text'>okuldan canlı yayın</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QhZ9-g4o1-o/TwQAmi6Qw8I/AAAAAAAAAps/LgLrVfCs8b0/s1600/7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rea="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-QhZ9-g4o1-o/TwQAmi6Qw8I/AAAAAAAAAps/LgLrVfCs8b0/s400/7.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ben seyredemeyeceğim, internet üzerinden de göremiyorum ama bugün saat 11.30’da, TRT Haber kanalı “Gündem” programı, Okullarımızdan canlı yayın yapacak. Tavşanlar televizyona çıkacak.&lt;br /&gt;Belki Umut'ta çıkar diye şık şıkırdım giydirdik, artist olacaksın dedik, belki sonradan yayını bir yerlerde görürüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayını izlemek için kullanabilecek adresler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. http://www.trt.net.tr/Canli/canli.aspx?kanal=TV2&amp;amp;slv=0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Digiturk – Kanal 55&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Kablo TV – Kanal 44&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. D-Smart – Kanal 32 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2576791940391977613?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2576791940391977613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/okuldan-canl-yayn.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2576791940391977613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2576791940391977613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/okuldan-canl-yayn.html' title='okuldan canlı yayın'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-QhZ9-g4o1-o/TwQAmi6Qw8I/AAAAAAAAAps/LgLrVfCs8b0/s72-c/7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2398475740658424552</id><published>2012-01-03T20:54:00.000+02:00</published><updated>2012-01-03T20:54:30.612+02:00</updated><title type='text'>sol el</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QYQd3B8xoY8/TwNMsN6jihI/AAAAAAAAApg/8kqBWZx7jxc/s1600/018.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-QYQd3B8xoY8/TwNMsN6jihI/AAAAAAAAApg/8kqBWZx7jxc/s400/018.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sol eliyle nesne tutmaya başladı. Bu hafta ilk olarak kollarının altından tutup yürütürken sol eliyle yürüteçini tuttu ve itti. &amp;nbsp;Dün ilk defa bezini elinde tuttu ve odasından salona kadar bırakmadan taşıdı. &amp;nbsp;Bugün ilk defa ince bir kitabı elinde tutarak yürüdü ve ablasına verdi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elinin farkına varıyor. &amp;nbsp;Elini kullanmayı öğreniyor. Sağ elde hala bir gelişme yok ama onu tutmak için olmasa da desteklemek amaçlı kullanacağını hissediyorum. &amp;nbsp;Elleri arttık buz kütleleri gibi değil, artık kımıldattığı, zorladığı, oynattığı için sıcak, hatta sıcacık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Umarım bir gün tıpkı babasının çocukluğunda yaptığı gibi iki eliyle bir fotograf makinesi kavrar ve benim resmimi çeker! Küçücük ve çok basit bir istek. &amp;nbsp;Hiç düşünmeden yaptığımız küçücük bir hareket aslında ama o kadar komplike ki düşünüldüğünde! &amp;nbsp;Ama ben bunu &amp;nbsp;düşünmek istemiyorum sadece rahatça bu hareketi yapabilmesini istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;(Fotograftaki Murat Bicioğlu)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2398475740658424552?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2398475740658424552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/sol-el.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2398475740658424552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2398475740658424552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2012/01/sol-el.html' title='sol el'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-QYQd3B8xoY8/TwNMsN6jihI/AAAAAAAAApg/8kqBWZx7jxc/s72-c/018.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3672705725505586717</id><published>2011-12-29T22:01:00.001+02:00</published><updated>2011-12-29T22:08:47.649+02:00</updated><title type='text'>yılbaşı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-l1LLo-SHh-w/TvzHEkE--oI/AAAAAAAAApU/Yl6sguNtjL0/s1600/68.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" src="http://4.bp.blogspot.com/-l1LLo-SHh-w/TvzHEkE--oI/AAAAAAAAApU/Yl6sguNtjL0/s400/68.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;İlki kötüydü;&lt;/blockquote&gt;&amp;nbsp;Umut'la ilk yılbaşı gecemizi hastane odasında geçirdik.  Pediatri servisinde, Umut daha 4 aylık, 3. kür kemoterapisini alırken, ne olduğumuzu kim olduğumuzu bilemez haldeyken girdik 2005'e.  Servisin ortasına kurulmuş ağacı hatırlıyorum. Moral vermekten çok can sıkıyordu orada oluşu... Gece yarısı tüm çocuklar uyurken odaya girip serum askılarına içi hediye dolu torbaları asan bir hemşire vardı. Sanırım melekti...&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;&lt;br /&gt;İkincisi daha da kötüydü;&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;2006 yılbaşı gecesinde haftasonu dinlenelim diye eve gönderilmiştik. Sevdiklerimizle evimizde olacağız diye sevinmiştim. Sonra o günün akşamında oğlanın ateşi çıkmış 37,5 gibi şimdi bir önemi olmayan ama o zamanlar çok büyük bir mikrop belirtisi olan o düşük ateş hastaneye yatmamıza sebep olmuştu. Antibiyotik başlamak için damar yolu arandığını, tam 12'de dinlensin biraz diye bıraktıklarında sol el, kol ve kafasındaki 27 deliği saydığımı, vucudunun diğer yerlerine bakamadığımı, sakinleşsin diye göğsüme yatırıp salladığımı hatırlıyorum.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncüsü katlanılabilirdi;&lt;br /&gt;Hastanenin ayakta kemoterapi alınan servisinde yılbaşı partisi verilmişti.  Tüm hasta çocukların gitmesi zorunluydu.  Partiyi düzenleyen hayırsever, vicdan temizleyen, zengin teyzelerin elimize tutuşturduğu oyuncağı hatırlıyorum.  Bu durumdan ne kadar utandığımı da. &amp;nbsp; Acıyan gözlerle bana ve çocuğuma baktıklarını... Ortada dans eden zavallı palyaçoyu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncüsü huzurluydu;&lt;br /&gt;Sevdiklerimizleydik.&amp;nbsp; 2008'e  Şuşumuzun evinde girdik. Tam 12de Umut uyurken yanına gidip ellerini tutuğumuzu, babasıyla beraber kokusunu içimize çekerek defalarca öpüp, sağlık mutluluk ve huzur dilediğimizi hatırlıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşincisi  umut doluydu;&lt;br /&gt;Yeni evimizde,  yeni tanıştığımız komşularımızla 2009 yılbaşında Umut'u uyutmayıp saat tam 12'de ayaklarının üzerine bastırtıp  "yürüyebilmesini" dilediğimi hatırlıyorum. &amp;nbsp; Herkesin Umut'u kucaklayarak öptüğünü de, O'nun ne kadar mutlu olduğunu da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncısı güzel geçti;&lt;br /&gt;2010 yılbaşında Leyla ile uyanık girdiklerini, artık çevresindeki herkesin ve herşeyin farkında olduğunu hissettirdiğini, kollarının altından tutup yürüterek&amp;nbsp;evin içinde tur attığımızı hatırlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedincisi eğlenceliydi;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;2011de İstanbul sınırlarını aşıp uçağa atlayarak İzmir'e kadar uzandığımızı, orada teyze, enişte, Mert ve Mervecikle yılbaşı kutladığımızı, çok güldüğümüzü, çok yediğimizi,  oğlanın şov yaptığını hatırlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Her sene ışığımızın arttığının, hatta artık parıldadığımızın farkındayım ve bunun için şükrediyorum.  2012'den ışığın ta kendisi olmamızı diliyorum.  Tüm güzellikler, iyi şeyler, şanş, sağlık, huzur, mutluluk kolayca gelsin bizi bulsun, karanlıklar uzak dursun!&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3672705725505586717?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3672705725505586717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/ylbas.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3672705725505586717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3672705725505586717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/ylbas.html' title='yılbaşı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-l1LLo-SHh-w/TvzHEkE--oI/AAAAAAAAApU/Yl6sguNtjL0/s72-c/68.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1878006962861512521</id><published>2011-12-27T21:57:00.000+02:00</published><updated>2011-12-27T21:57:48.247+02:00</updated><title type='text'>okul</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LkdZE5nlnGU/TvoiDhLnP5I/AAAAAAAAApI/0o8FazuFgBg/s1600/45.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-LkdZE5nlnGU/TvoiDhLnP5I/AAAAAAAAApI/0o8FazuFgBg/s400/45.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir okul düşünün ki sınıflarda 4er adet öğrenci olsun.&amp;nbsp; Her sınıfta birer öğretmen, 3 asistan öğretmen bir de öz bakımdan sorumlu abla bulunsun. Koridorlar yeni pişmiş&amp;nbsp;kek koksun.&amp;nbsp;Kahkahalar, şarkılar duyulsun.&amp;nbsp; &amp;nbsp;Öğretmenlerin çocuklardan bahsederken gözleri dolsun, yüzleri ışıldasın. Velilere hedefler anlatılsın, sorumluluk alınsın, taşın altına el konulsun. &amp;nbsp;Öğrencilere saygı duyulsun. &lt;br /&gt;Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı Metin Sabancı Okulları Umut'a çok iyi gelecek ama hiç kuşkusuz ki Umut da okula çok iyi gelecek.&amp;nbsp; Her iki tarafında kazançlı çıkacağı kesin. İyi ki biraradalar...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1878006962861512521?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1878006962861512521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/okul.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1878006962861512521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1878006962861512521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/okul.html' title='okul'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-LkdZE5nlnGU/TvoiDhLnP5I/AAAAAAAAApI/0o8FazuFgBg/s72-c/45.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1063897431835901812</id><published>2011-12-23T14:55:00.001+02:00</published><updated>2011-12-23T14:58:30.761+02:00</updated><title type='text'>avuntu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-E_mm_0O1Z0A/TvR6JtVTxFI/AAAAAAAAAo8/92FsUxhwFBE/s1600/5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rea="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-E_mm_0O1Z0A/TvR6JtVTxFI/AAAAAAAAAo8/92FsUxhwFBE/s400/5.jpg" width="318" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kuaförde bir dergi karıştırıyorum. Anne- bebek dergisi.&amp;nbsp; Bir kadın anlatıyor, ben okuyorum. Kadın tüp bebek yöntemi ile üçüz &amp;nbsp;çocuk sahibi olmuş, iyi de olmuş, mutluluğa ulaşmış, ne güzel.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Tedavi sürecini, ne kadar çok çocuk istediğini, hissettiklerini, yaşadığı zorlukları kağıda dökmüş deeee bu pek iyi olmamış.&amp;nbsp; Çünkü öyle bir aşamaya gelmiş ki o günlerde artık hamilelere , yeni anne olanlara bakamaz olmuş,&amp;nbsp; bu durumda nasıl oyalandığını yazmış.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bir arkadaşının özürlü bir bebeği olduğunu ve onun yanında olduğunu, ona baktığını yazmış.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir de demiş ki "insan kendinden kötü durumda olanları görünce avunuyor"&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Ben artık okuyamıyorum, dergiyi kapatıp kenara koyuyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Eminim şimdi 3 çocuklu halinde bu arkadaşına hiç uğramamıştır, arayıp sormamıştır, çocuklarını o özürlü çocukla tanıştırmamıştır bile.&amp;nbsp; Çünkü&amp;nbsp; o annenin ve çocuğun görev süresi dolmuş ve "acı dolu bir anı" olarak çoktan rafa kalkmışlardır.&lt;br /&gt;İyi ki bu kadın benim arkadaşım olmamış,&amp;nbsp; İyi ki böyle kalbi olan biriyle hiç tanışmamışım, evlerden uzak, çok şükür, amin!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1063897431835901812?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1063897431835901812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/avuntu.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1063897431835901812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1063897431835901812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/avuntu.html' title='avuntu'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-E_mm_0O1Z0A/TvR6JtVTxFI/AAAAAAAAAo8/92FsUxhwFBE/s72-c/5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1183950819091534023</id><published>2011-12-21T08:36:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T08:36:49.820+02:00</updated><title type='text'>seni seviyorum Pınar!</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;&lt;img border="0" height="269" src="http://www.alternatifanne.com/images/stories/gulusturkmen/pinardeniz01.jpg" style="border-bottom: 0px solid; border-left: 0px solid; border-right: 0px solid; border-top: 0px solid; float: left; height: 202px; width: 300px;" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;Sakatlık bireyde değil, şartların zavallılığında!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;Herkesin okuması gereken muhteşem bir yazı! Gülüş ve Pınar harikasınız!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri; font-size: x-small;"&gt;&lt;a href="http://www.alternatifanne.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=3180:sakatlk-bireyde-deil-artlarn-zavalllnda&amp;amp;catid=709:wp"&gt;http://www.alternatifanne.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=3180:sakatlk-bireyde-deil-artlarn-zavalllnda&amp;amp;catid=709:wp&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1183950819091534023?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1183950819091534023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/seni-seviyorum-pnar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1183950819091534023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1183950819091534023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/seni-seviyorum-pnar.html' title='seni seviyorum Pınar!'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7134131302027700363</id><published>2011-12-19T22:16:00.000+02:00</published><updated>2011-12-19T22:16:18.812+02:00</updated><title type='text'>CP dostu balıkçı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-oxv6LjS6UwY/Tu-bT85djLI/AAAAAAAAAow/ZaVdY5EOsos/s1600/63.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-oxv6LjS6UwY/Tu-bT85djLI/AAAAAAAAAow/ZaVdY5EOsos/s400/63.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Evin yakınında yeni açılmış bir balıkçı. &amp;nbsp;Ünlüymüş meğer, herkescikler bilirmiş de bir bizim haberimiz yokmuş. Balıkları çok lezzetliymiş, nezihmiş, hatta salaşmış, ne güzelmiş. &amp;nbsp;Haftasonu okumuştum evin kapısına bırakılan&amp;nbsp; magazinde.&amp;nbsp; Kafamın bir kenarına da yazmıştım, "mutlaka gidilsin" diye.&lt;br /&gt;Bugün iş yerinde zor bir gün geçirip sigortalarım atmış şekilde eve dönerken yolda karar verdim "Grand Çello"ya akşam yemeğine gitmeye. Hemen Umut'un tekerlekli sandalyesini bagaja atıp yola koyulduk.&lt;br /&gt;"Umut kırmızı anorağıyla tekerlekli sandalyesinde şirin mi şirin görünüyor" diye gülerek kapıyı açtılar  bize" diye düşündüm önce. &amp;nbsp;Sonra bizi özenle masamıza yerleştirip Umut'u kafasından öpüp,&amp;nbsp; eşiminde sırtını sıvazladıklarında&amp;nbsp; anladım bir yakınlık hissettiklerini.&amp;nbsp; Balıkçının sahibiymiş bizi karşılayan, yanındaki de yardımcısı . Kendisinin şu anda 18 yaşında olan CP'li bir yeğeni varmış, yardımcısının da 5 yaşında CPli bir torunu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Haliyle herkes biliyor nasıl konuşacağını, ne konuşacağını. Umut birine "abi" diğerine "dede" diyor, kucaktan kucağa taşınıyor, ellerde peçete akan tükürükler adamcağızlar tarafından siliniyor, her şey çok doğal, her şey çok normal.&amp;nbsp; Kucakta lokanta içinde koşturuluyor, yorulunca tekerlekli sandalye hızla itilerek araba sesleri çıkartılıyor, herkes çok eğleniyor. Mutfağa taşınıp oradaki abilerle tanıştırılıyor. Umut coşuyor, o kadar çok coşuyor ki kusuyor, ama o kadar normal karşılanıyor ki hemen yedek kıyafetleri giydiriliyor, gülünüp geçiliyor. Kimse soru sormuyor, panik yapmıyor, oradaki herkes biliyor ki böyle şeyler hep oluyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İlk defa hiç tanımadığımız, daha önce hiç görmediğimiz&amp;nbsp;insanlar biz yemek yerken çocuğumuzu alıp oyalıyor, gerçekten içtenlikle, seve seve oyun oynuyor, üstelik nasıl tutmaları, nasıl oturtmaları gerektiğini, &amp;nbsp;neye güldüğünü, neye&amp;nbsp;nasıl tepki verdiğini gayet iyi biliyorlar,&amp;nbsp;biz de gülümseyerek onları seyrediyoruz. &lt;br /&gt;Güzelmiş, tanınmak, bilinmek, açıklama yapmak zorunda kalmamak, anlatma ihtiyacı hissetmemek... O anda oranın "normal"i olmak, ne büyük lüksmüş.&lt;br /&gt;Artık bir ayağımız hep orada olacak. Teşekkürler Grand Çello, her şey için!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7134131302027700363?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7134131302027700363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/cp-dostu-balkc.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7134131302027700363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7134131302027700363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/cp-dostu-balkc.html' title='CP dostu balıkçı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-oxv6LjS6UwY/Tu-bT85djLI/AAAAAAAAAow/ZaVdY5EOsos/s72-c/63.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7139004171769342496</id><published>2011-12-18T23:26:00.000+02:00</published><updated>2011-12-18T23:26:40.197+02:00</updated><title type='text'>damla anne oluyor</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Cd3UMvVBqU8/Tu5aQk1mGWI/AAAAAAAAAoo/aJtcsb9csPw/s1600/43.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-Cd3UMvVBqU8/Tu5aQk1mGWI/AAAAAAAAAoo/aJtcsb9csPw/s320/43.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir kaç gün sonra anne olacaksın Damlacım, bambaşka bir hayatın kapısından geçeceksin.&amp;nbsp; Sana herkesin söyleyeceği klişeleri sayardım annelikle ilgili, ama benim söyleyeceklerim başka.&amp;nbsp; Benimkiler bebekle değil seninle ilgili.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Ben başka türlü bir anneyim biliyorsun, engelli çocuk annesi olmak herşeyi daha net görmemi sağlıyor. Normal çocuk annelerinin göremedikleri, farkında olmadıkları şeyleri görüyorum ve neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu bilebiliyorum.&amp;nbsp; Özellikle de hiç dert edilmeyecek şeyleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İlk günlerin sarhoşluğu geçtikten sonra sorumluluk duygusu kulaklarından fışkırmaya başlayacak. Kaplan kesilip herşeyi yapmaya, her işe koşmaya çalışacaksın. &amp;nbsp;Zannedeceksin ki bebek için en iyi olanı sen biliyorsun, bir tek sen yapabilirsin. Doğru belki, ama hepsini her zaman, her an sen yapamazsın. &amp;nbsp;Paylaş. &amp;nbsp;Bebeği eşinle paylaş.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sakın "yapamazsın, tutamazsın, yıkayamazsın, vs." deme.&amp;nbsp; Kimse bunları bilerek doğmadı, o da öğrenecek ve yapacak.&amp;nbsp; Belki bazı konuları senden de iyi kıvıracak. &lt;br /&gt;Kendin için bir şeyler yapmaya başladığında, işe, arkadaşlarla kahveye, spora, kuaföre hatta markete bile gittiğinde, kalbin sızlayacak ve vicdan azabı çekeceksin.&amp;nbsp; Sakın bu duyguya yenilme.&amp;nbsp; Kendin için iyi olanı yapmayı ihmal etme.&amp;nbsp; Sen iyi oldukça o iyi olacak, bunu sakın unutma.&amp;nbsp; Saçını süpürge eden ve bunun için mutsuz eden annelerden olma.&lt;br /&gt;Rahat ol, gönlünü geniş tut ki o da rahat büyüsün.&amp;nbsp; Korkularını, heveslerini&amp;nbsp;ona yansıtma, senin bir benzerin olmasın, kendini bulsun. &amp;nbsp;Gözün hep üstünde olsun ama o bunu anlamasın. &lt;br /&gt;O'nu başka çocuklarla kıyaslama. Gelişimini, yapabildiklerini, yapamadıklarını yaşıtlarıyla yarıştırma. O bir tane, tek, sadece sana ait. &amp;nbsp;O'nu olduğu gibi sev ve hep cesaretlendir. &lt;br /&gt;Biraz büyüyünce yeni akımlara, trendlere kanıp oradan oraya koşturtma.&amp;nbsp;"&amp;nbsp;Kaliteli zaman geçirtmek"&amp;nbsp;kavramını abartma. &amp;nbsp;Bırak biraz canı sıkılsın, bırak biraz hayat yavaş aksın.&amp;nbsp; Canı sıkılan çocuk yaratıcı olur, kendine zevk alacağı uğraşlar bulur ve belki de ileride bu uğraş&amp;nbsp;mesleğine dönüşür. Kitap okumasını istiyorsan önce sen oku, spor yapsın istiyorsan önce sen yap. Önce sende görsün, sen onun idolüsün.&lt;br /&gt;Çok büyük bir iş yaptın, bir insan yarattın.&amp;nbsp; Şimdi onun nasıl bir insana dönüşeceği de senin elinde. Kolay gelsin. Her ne olursa olsun mutlu olmasını önceliğin yap, gerisi kendiliğinden gelecektir.&lt;br /&gt;Hep mutlu olun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7139004171769342496?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7139004171769342496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/damla-anne-oluyor.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7139004171769342496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7139004171769342496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/damla-anne-oluyor.html' title='damla anne oluyor'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Cd3UMvVBqU8/Tu5aQk1mGWI/AAAAAAAAAoo/aJtcsb9csPw/s72-c/43.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7214491884820107202</id><published>2011-12-18T22:30:00.002+02:00</published><updated>2011-12-18T22:33:40.145+02:00</updated><title type='text'>anne ve bebek bakımı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-pgFkwLMx8e8/Tu5NFuha0yI/AAAAAAAAAog/k673ikbiXQQ/s1600/38.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="377" src="http://2.bp.blogspot.com/-pgFkwLMx8e8/Tu5NFuha0yI/AAAAAAAAAog/k673ikbiXQQ/s400/38.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pazar keyfi! Özgüderler bizdeler, ne güzel, aile saadeti. Büyükler bahçede türk kahvesi ve sigara işinde küçükler salonda oyun peşinde. Bahçeden salonun içini gören kocaman bir pencere var. Kendimi göstermeden içeriyi dikizliyorum. Küçük Leyla ve Umut cefakar üçlü koltuğun köşesinde yanyana oturmuşlar, Leyla'nın elinde büyük bir kitap. Sık rastladığım bir sahne bu aslında. İkisi yanyana gelince Leyla Umut'a kitap okur ama bir müddet sonra Leyla kendi dünyasına dalar, Umutta O'nun omzuna yaslanıp parmağını emmeye koyulur. Paylaşımı ve iletişimi keserler, başka yönlere bakarlar&amp;nbsp;ama yanyana&amp;nbsp;olmaktan memnundurlar hep. &lt;br /&gt;Bu seferki farklı ama. Leyla heyecanla kitaptan bir şeyler anlatıyor, Umut'ta kahkahalarla gülüyor, biri güldükçe diğeri coşuyor.&amp;nbsp; Umut'un eller kollar havada, ağız 5 karış açık, Leyla tepinerek gülmekten kızarmış. &lt;br /&gt;İçeri girip yanlarına gidince neyin bu kadar komik olduğunu görüyorum. &amp;nbsp;Ellerindeki kitap "anne ve bebek bakımı"&amp;nbsp; Doğum ve hamileliğin her evresiyle ilgili açık ve net fotograflar var.&amp;nbsp; Her türlü detay mevcut. &amp;nbsp;Ben de o yaşta bu kitabı bulsaydım eminim bu kadar gülerdim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Keşke o anda Leyla'nın Umut'a anlattıklarını da duysaydım. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;İleride ikisine anlatacak güzel bir anı çıktı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7214491884820107202?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7214491884820107202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/pazar-keyfi-ozguderler-bizdeler-ne.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7214491884820107202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7214491884820107202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/pazar-keyfi-ozguderler-bizdeler-ne.html' title='anne ve bebek bakımı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-pgFkwLMx8e8/Tu5NFuha0yI/AAAAAAAAAog/k673ikbiXQQ/s72-c/38.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5953545360724105589</id><published>2011-12-14T21:21:00.000+02:00</published><updated>2011-12-14T21:21:33.345+02:00</updated><title type='text'>çocuklarınıza süt içirmeyin</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PVEiGc-9euU/Tuj20GbMoII/AAAAAAAAAoY/ltMLJrJ1XHQ/s1600/6344665441_353796bffd.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-PVEiGc-9euU/Tuj20GbMoII/AAAAAAAAAoY/ltMLJrJ1XHQ/s400/6344665441_353796bffd.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Ben söylemiyorum&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof.  Ahmet Aydın söylüyor, ben uyguluyorum! &amp;nbsp;Hintli doktorumuz da aynı şeyi söylemişti. &amp;nbsp;Hatta ben un içeren&amp;nbsp;tüm gıdaları da kestim.&amp;nbsp; CPli çocuklara faydası inanılmaz. En azından benim çocuğuma.. Hergün koca bir kase yoğurt ve ekmek yerine haşlanmış buğday yiyor. Gece kramplar, ağrılar, ağlama ve kusmalar sona erdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatan Gazetesi ile yaptığı röportajdan sütle ilgili alıntılar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Peki hocam, neden süt içmeyin diyorsunuz?&lt;/strong&gt;Bir kere hangi sütü  içeceksiniz? Bırakın kutu sütünü, sütü mandıradan alsanız bile kaynatıyorsunuz.  Birçok özelliğini kaybediyor o süt, enzimleri kayboluyor... Bu yüzden bu sütü  alıp ne yapacaksınız? Yoğurt haline getireceksiniz. Aslında bizim geleneğimizde  de süt içmek yoktur. Yoğurt, peynir ya da kefir yenir. Tabii peyniri rahat  bulabiliyorsunuz da, doğal yoğurt bulmak çok zor. Marketten aldığınız hiçbir  yoğurt ekşimiyor. Ekşimeyen, sulanmayan yoğurdu yemeyeceksiniz. Çünkü içinde  faydalı enzimleri yok. En güzeli evde kendiniz yapacaksınız. Bunun için de sütü  ya mandradan almalısınız ya da günlük olanını kullanmalısınız. Yoğurt gibi,  kefir de yapabilirsiniz. Hatta kefir yoğurda göre bir gömlek daha üsttedir.  Kefir de yoğurt da ikisi de mayalandıkça, ekşidikçe değerleri artıyor. İçlerinde  bir yığın faydalı mikrop oluşuyor. Faydalı mikroplar insanı başta alerji ve  astım olmak üzere birçok kronik hastalığa karşı koruyor. İçindeki enzimler  sindirimi kolaylaştırıyor. &lt;br /&gt;Bu arada mutlaka Omega 3 takviyesi alınsın  istiyoruz, her gün en az 2 gram kadar balıkyağı kapsülü alınmalı. Dün de  belirttiğim gibi hem kandaki Omega 3’ü artırır hem de kanı sulandırır! Tabii bu  arada mutlaka zeytinyağı, tereyağı ve hayvansal yağlar dışındaki ayçiçek yağı,  mısır yağı, margarin gibi yağların diyetten çıkartılması gerekiyor. Pilavı  makarnayı elbette önermiyoruz ancak bulgura biraz izin var. Tereyağlı bulgur  içine domatesi katarsanız hem çok lezzetli hem de sağlıklı bir yiyecek  olur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Siz çocuklara kaç yaşından sonra süt önermiyorsunuz?&lt;/strong&gt;Ben anne sütü  dışında süt verilsin istemiyorum, süt ürünleri verilsin diyorum. Yani yoğurt,  peynir, kefir... Ek gıdalara başlar başlamaz, hemen. Zaten kefire alıştığı zaman  tatlı şey de istemiyor çocuklar...&lt;br /&gt;&lt;b&gt;* Benim çevremde insanlar zorla süt  içiriyorlar...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle yanlış. Bir kere sütü sıcak işlemden  geçiriyorsunuz, içindeki vitaminler, enzimler kayboluyor. Sonra bizim ırkımız  süt içmeye çok uygun değil. Sütün şekerini vücudumuz zor sindiriyor. Onun için  birçok çocukta süt mide bulantısı yapabilir. Tabii bir de bağırsaklarda iyice  parçalanmadığı için süt bir numaralı alerjik gıdadır. En fazla alerjik olan  besinler evrimde insan diyetine en son giren gıdalardır. Bunların başında  bebeğin annesinin sütünü değil, başka hayvanların sütünü içmesi gelir. İkincisi  buğday glutenidir, üçüncüsü de baklagillerdir. Bu yüzden de baklagilleri,  nohutu, kuru fasulyeyi iki gün suda bekletmek gerekir. 8 saatte bir suyunu  değiştirerek... Çünkü içerisinde sindirimi bozacak maddeler bu sırada iyice  azalır. Mercimeği de mutlaka suda bekletmelisiniz ama o kadar fazla  değil.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Diyelim ki bebek köyde yaşıyor ve günlük süte ulaşmak mümkün. O zaman  içirebilir miyiz?&lt;/strong&gt;Hayır. Ben anne sütü dışında süt içilmesini  önermiyorum. O sütü de, keçi sütü bile olsa yoğurt yapsınlar. Çünkü dediğim gibi  süt bir sürü ısıl işlemden geçiyor, içindeki sindirici enzimler özelliklerini  kaybediyor, vitaminler azalıyor. Halbuki siz onu mayaladığınız zaman enzimler  tekrar canlanıyor, sindirici enzimler oluşuyor. Günümüzde o kadar çok alerjik  çocuk var ki! En büyük sebeplerden biri de süt. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Peki ama süt içmezseniz osteoporoz riskiniz artıyor deniyor? &lt;/strong&gt;En  fazla süt içilen ülke Amerika’dır. En fazla osteoporoz de beyaz Ameriklılar’da  görülür. Ama zencilerde, Latin Amerikalılarda ve Kızılderililerde süt tüketimi  azdır. Çünkü onlar da tıpkı Türkler gibi süt şekerini (laktoz) sindiremezler. Bu  nedenle süt tüketimleri azdır ve işin ilginci kemik erimesi da daha azdır  onlarda. Sütün içinde kalsiyum yüksek ama bunun emilmesi çok büyük sorun. Bu  yüzden bu görüş de yanlış. Bunun için yoğurt yiyin, kefir yiyin, çok daha iyi...  &lt;br /&gt;haberin tümü için &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25305833"&gt;http://www.ntvmsnbc.com/id/25305833&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(fotograf: legogil)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5953545360724105589?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5953545360724105589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/cocuklarnza-sut-icirmeyin.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5953545360724105589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5953545360724105589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/cocuklarnza-sut-icirmeyin.html' title='çocuklarınıza süt içirmeyin'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-PVEiGc-9euU/Tuj20GbMoII/AAAAAAAAAoY/ltMLJrJ1XHQ/s72-c/6344665441_353796bffd.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6306410805698773686</id><published>2011-12-12T22:00:00.000+02:00</published><updated>2011-12-12T22:00:16.215+02:00</updated><title type='text'>değişim</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-caF7_UnGx1k/TuZc5ARsvNI/AAAAAAAAAoI/zKcGL0qCjFo/s1600/42.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="205" src="http://4.bp.blogspot.com/-caF7_UnGx1k/TuZc5ARsvNI/AAAAAAAAAoI/zKcGL0qCjFo/s400/42.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir dakika, bir dakika bir şeyler oluyor. &amp;nbsp;Hayatımda bir şeyler değişiyor, ben daha başka bir anne olma yoluna doğru gidiyorum, oğlum daha başka bir çocuk olma yoluna...&lt;br /&gt;İki gündür pilav yoğurt yiyor akşam yemeklerinde, biraz lapa kıvamında ama olsun, şimdiye kadar aklımıza bile gelmemişti denemek. &amp;nbsp;Neredeyse doğduğundan beri ezilmiş gıda yedi Umut.&amp;nbsp; İlk 15 ay kemoterapinin etkisiyle&amp;nbsp;besinleri kusmasın, daha iyi yutabilsin diye bırakmamıştık. &amp;nbsp;Çene yapısı da çiğnemeye müsait büyümeyince iyice&amp;nbsp;yumuşak gıdaya&amp;nbsp;sarıldık. &amp;nbsp;Ama bir şeyler değişiyor işte.&amp;nbsp; Dün bezelyeyi blenderdan geçirmedik ilk defa, çatalla ezdik de yedirdik.&amp;nbsp; Okulda her gün pütürlü çalışması yapıyor öğretmeni, alışıyor demek ki bizimki, itiraz bile etmiyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Hoşuna gidiyor...&lt;br /&gt;Bugün okul &amp;nbsp;çantasından yarın için kurabiye isteği çıktı.&amp;nbsp; Düne kadar kurabiye pişirmeyi hiç akıl etmemiş olan ben yemek kitabı karıştırdım. Yine de pişiremedim gittim hazır aldım &amp;nbsp;o ayrı, ama en azından kafamdan geçirdim.&amp;nbsp; Umut'un okulu için kurabiye ha!&amp;nbsp; Vay be!&lt;br /&gt;Bu arada&amp;nbsp;doktor kontrol zamanı geldi çattı. Önce kalça çıkığı için kontrole gidilmesi gerek, sonra anestezili MR çekilecek, göz kontrolü, diş kontrolü...Gergin değilim, hatta şimdiye dek hiç yapmadığım bir şeyi yapıyorum. Tarihi erteliyorum.&amp;nbsp; Bu ben değilim, değişiyorum, sanırım gevşiyorum, gönlümü&amp;nbsp;genişletiyorum. &lt;br /&gt;Hoşuma gidiyor...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6306410805698773686?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6306410805698773686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/degisim.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6306410805698773686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6306410805698773686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/degisim.html' title='değişim'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-caF7_UnGx1k/TuZc5ARsvNI/AAAAAAAAAoI/zKcGL0qCjFo/s72-c/42.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1112617448483907636</id><published>2011-12-11T23:11:00.001+02:00</published><updated>2011-12-11T23:42:08.116+02:00</updated><title type='text'>şerife</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-XF9Fr2KBg4w/TuUcHjmiXAI/AAAAAAAAAoA/lND8fhm546w/s1600/murat+germen.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-XF9Fr2KBg4w/TuUcHjmiXAI/AAAAAAAAAoA/lND8fhm546w/s400/murat+germen.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;8&amp;nbsp;yaşındayım. İstanbulun içinde bir köyde yaşıyoruz. Halkalı köyü.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Çok büyük bir bahçemiz var.. Meyve ağaçları, mısır tarlaları, bol köpek, bol tavuk, bir de evin tam&amp;nbsp;karşısında bir mezarlık. &amp;nbsp;Mahalle ilkokuluna gidiyorum. Sobalı bir sınıfta, 70 kişi bir arada okuyoruz, her sırada 3 bazen 4 öğrenci. Çok arkadaşım var, aralarından birinin adı Şerife. &amp;nbsp;Doğumgününde evimize geliyor, beyaz&amp;nbsp; elbisesi çok güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 yaşındayım. Yeşilköy'de bir okula verdiler beni. &amp;nbsp;Son sınıfı iyi okuyayım, belki kolej sınavlarını kazanırım diye. Çok arkadaşım yok, hepi topu 1 veya 2 tane. Alışmaya çalışıyorum, alışamıyorum. Bu arada annemden duyuyorum Şerife hastalanmış, hem de çok.&amp;nbsp; Tedavi görüyormuş. &amp;nbsp;Annesi ile konuşmuş. Çok hasta olmak nasıl bir şey gözümün önüne pek getiremiyorum, çok da ilgilenmiyorum sonra unutuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 yaşındayım.&amp;nbsp; Koleje kayıt oldum, hazırlık sınıfındayım. İngilizce konuşmak, konuşulanı anlamak zorundayım.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bocalıyorum. &amp;nbsp;Bir gün hademe&amp;nbsp;teyzelerden &amp;nbsp;biri yaklaşıyor yanıma &amp;nbsp;"sen Raşit Amca'nın torunu musun?" diyor. &amp;nbsp;"Evet" diyorum. &amp;nbsp;"Ben Şerife'nin annesiyim" &amp;nbsp;diyor "&amp;nbsp;hatırladın mı?&amp;nbsp; &amp;nbsp;Akşam anneme anlatıyorum. &amp;nbsp;Annem Şerife'nin hala hasta olduğunu anlatıyor.&amp;nbsp; Hastalığının adının da lösemi olduğunu.&amp;nbsp; Bir kaç gün sonra tenefüs zili çaldığında sınıfın kapısında bir kız çocuğunun durduğunu görüyorum.&amp;nbsp; Bana el sallıyor. &amp;nbsp;Dikkatli bakınca O'nun Şerife olduğunu farkediyorum.&amp;nbsp; Yanına gidip konuşuyorum ama 11 yaşında, çakışmış 2 dünyanın şaşkınlığıyla, 5 dakikalık tenefüste, Şerife'nin&amp;nbsp;saçlarına gözünü dikmiş bakan sınıf arkadaşlarımın arasında, ne konuşulursa... Tedaviden saç dökülmesinin ne olduğunu o zaman bilmiyorum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Peruğun&amp;nbsp; bir çocukta nasıl acayip görünebildiğini de... Şaşkınım... Üstelik utanıyorum, utanıyor olmama daha çok utanıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 yaşındayım. Şerife'nin öldüğünü söylüyorlar. Tabutuna da hep istediği gelinliğin konulduğunu, dedemin cenazeye gittiğini. &amp;nbsp;Çok üzülüyorum. &amp;nbsp;Rüyalarıma giriyor Şerife.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Kapıların arasından bana el sallıyor, bazen onunla&amp;nbsp; ilgilenmediğim için kızıyor&amp;nbsp;bağırıyor, bazen beni yanında götürmek istiyor. Vicdan azabı çekiyorum, onu bıraktım diye, onu aramadım, sormadım diye, hastalandı ve öldü diye... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;38 yaşındayım. Şerife'yi hiç unutmadım. Kanserden ölen&amp;nbsp;bildiğim ilk çocuktu o, malesef son çocukta olmadı. &amp;nbsp;İstanbul'da hala köyler var, 70 çocuğun bir arada okuduğu okullar var. Ve hala kanserden ölen&amp;nbsp;Şerifeler var.&amp;nbsp; Ne yazık ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(fotograf: &amp;nbsp;Murat Germen)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1112617448483907636?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1112617448483907636/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/serife.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1112617448483907636'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1112617448483907636'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/serife.html' title='şerife'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-XF9Fr2KBg4w/TuUcHjmiXAI/AAAAAAAAAoA/lND8fhm546w/s72-c/murat+germen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2810922241063368427</id><published>2011-12-06T21:22:00.000+02:00</published><updated>2011-12-06T21:22:52.622+02:00</updated><title type='text'>çiçekler anasınıfı konseri</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-3dSa77uzUm8/Tt5rWlv8DcI/AAAAAAAAAn4/qUmciKzmTrY/s1600/100_2067.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-3dSa77uzUm8/Tt5rWlv8DcI/AAAAAAAAAn4/qUmciKzmTrY/s400/100_2067.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;çok eğleniyorlar!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2810922241063368427?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2810922241063368427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/cicekler-anasnf-konseri.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2810922241063368427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2810922241063368427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/cicekler-anasnf-konseri.html' title='çiçekler anasınıfı konseri'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-3dSa77uzUm8/Tt5rWlv8DcI/AAAAAAAAAn4/qUmciKzmTrY/s72-c/100_2067.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3745555667231157180</id><published>2011-12-03T15:27:00.002+02:00</published><updated>2011-12-03T15:30:31.465+02:00</updated><title type='text'>AA röportajı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BoN-J7O6vrE/Ttof1wqpqvI/AAAAAAAAAnw/B6f1I-Nv8S0/s1600/ayaka-ito-scribbed-line-portrait-1b-600x399.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-BoN-J7O6vrE/Ttof1wqpqvI/AAAAAAAAAnw/B6f1I-Nv8S0/s400/ayaka-ito-scribbed-line-portrait-1b-600x399.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ara sıra yazılarımın yayınlandığı Alternatif Anne dergisi tüm yazarlarından röportaj istedi. Ben de yazıp yolladım ama blog'a da&amp;nbsp;koymak istedim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kısaca kendini tanıtır mısın?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ayşin&amp;nbsp; Bicioğlu. 38 yaşındayım. Engelli ve dünya tatlısı bir oğlan çocuğuna sahibim.&amp;nbsp; Tek çocuk, belki bir gün bir kardeşi olur ama şimdilik yakın zaman planında yok.&amp;nbsp; &amp;nbsp;Güzel sanatlar mezunuyum. Tasarım Direktörüyüm. &amp;nbsp;Hayatım kumaşlar, iplikler, renkler,  ve sürekli cevap bulunması gereken sorular ve acil alınması gereken&amp;nbsp; kararlarla geçiyor. &amp;nbsp;İşimi çok seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;AA senin için ne demek?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AA benim için Gülüş demek. Onun emeği, çabası ve başarısının diğerlerine sıçraması demek.. Bambaşka annelerin   bambaşka bakış açılarıyla biraraya gelip muhteşem yazılarını ortaya çıkartmaları, okunur kılmaları demek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-size-adjust: inherit; font-stretch: inherit; font: inherit;" valign="top"&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;AA'ya yazmayı neden kabul ettin?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;Ben bir gün kendi blog'umda bir çığlık attım. " Kimse yok mu?"  dedim." Engelli bir annenin söyleyeceği çok şey var ama bütün anne bebek dergilerinde sanki  bizler yokmuşuz gibi pembe bir dünya var. Halbuki biz de aranızda yaşıyoruz, bizi görmezden gelmeyecek bir yayın yok mu?"  diye bağırdım. Sesimi Gülüş duydu. AA macerası böyle başladı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-size-adjust: inherit; font-stretch: inherit; font: inherit;" valign="top"&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kendini nasıl bir anne olarak görüyorsun?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;Çocuğuna aşık, onunla gurur duyan ve "iyi ki bana gelmiş" diyen bir anneyim. "neden ben?" diye asla sormadan, oğlumu bana geldiği gibi, engeliyle beraber seven bir anneyim. &amp;nbsp; Sevgi ile büyüten ama kendini de ihmal etmemeye çalışan bir anneyim. çünkü biliyorum ki "ben iyiysem, o iyi"&amp;nbsp;&amp;nbsp;Oyun bulmakta ve çocuk güldürmekte çok iyiyim en azından kendi oğlumu. Sanırım ben hala büyümedim. hala kızılması gereken yerde kıkırdıyorum, yapılmaması gereken ebevyn hatalarını yapıyorum. Ciddi olunması gereken zamanlarda kendime hakim olamamak gibi bir problemim var. Bu durumda devreye babanın girmesi iyi oluyor, yoksa ben oğlumdan daha yaramazım.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-size-adjust: inherit; font-stretch: inherit; font: inherit;" valign="top"&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Çocuklu yaşamla birlikte hayatında neler değişti?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;Başka bir insan oldum ben. Hayata bakışım, hayattan beklediğim şeyler başkalaştı. &amp;nbsp;Günü yaşamayı öğrendim, zamanın kıymetini.  Plan yapmamayı, beklentinin mantıksızlığını. Oluruna bırakabilmeyi, yardım almanın da bir erdem olduğunu, insana yatırım yapmanın doğruluğunu, ben değil biz olmayı. Normal, sıradan hayatın güzelliğini...Çok şey öğretti bu velet bana ! Ama "yanlış mı yapıyorum acaba sorusunu da hayatıma soktu. Her aldığım kararın veya yapmadığım bir eylemin vicdani tartısını kalbime yerleştırdi. O vicdani hesaplaşma ve suçluluk duygusuyla savaşma ben anne oldukça benimle beraber yaşayacak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-size-adjust: inherit; font-stretch: inherit; font: inherit;" valign="top"&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Annelik dışında kişisel gelişim için neler yapıyorsun?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çalışıyorum, iş için bol bol seyahat ediyorum, hem mesleğime, hem ruhuma iyi geliyor bu seyahatler. Blog yazıyorum. Yazılara gelen yorumların bağımlısıyım. &amp;nbsp;Neredeyse her&amp;nbsp;hafta bu sayede yeni arkadaşlıklar ediniyorum. Evimizi bir toplanma merkezine çevirmeyi çok seviyorum, kapımız herkese açık. Tüm sevdiklerim hep yanımızda olsun istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="gmail_quote" style="border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; margin: 0px 0px 0px 0.8ex; padding-left: 1ex;"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-size-adjust: inherit; font-stretch: inherit; font: inherit;" valign="top"&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Okurlarımıza önerebileceğin başucu kitapların var mı?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aykut Oğut'un kitaplarını, felsefesini kendime çok yakın buluyorum.&amp;nbsp; Evrenden benim de torpilim var, orası kesin!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;son olarak bir test sorusu:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Şimdiki aklım olsaydı; A) çocuk yapmazdım; B) tek bir çocuk yeterli; C) bir çocuk daha yapardım?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 çocuk büyütecek kadar&amp;nbsp; bir çabayla oğlumu büyüttüm. &amp;nbsp;Hastaneler, ameliyatlar, özel bakım vs. Ama içimde o kadar &amp;nbsp;büyük bir çocuk sevgisi var ki 2 tane daha yapardım. &amp;nbsp;Deli miyim neyim?&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3745555667231157180?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3745555667231157180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/aa-roportaj.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3745555667231157180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3745555667231157180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/12/aa-roportaj.html' title='AA röportajı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-BoN-J7O6vrE/Ttof1wqpqvI/AAAAAAAAAnw/B6f1I-Nv8S0/s72-c/ayaka-ito-scribbed-line-portrait-1b-600x399.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1891733315116959437</id><published>2011-11-30T22:21:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T22:21:01.444+02:00</updated><title type='text'>kadir kıymet</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YZdHfDfmWM8/TtaPnYe_vjI/AAAAAAAAAno/dVazcjaioq4/s1600/49.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-YZdHfDfmWM8/TtaPnYe_vjI/AAAAAAAAAno/dVazcjaioq4/s400/49.jpg" width="291" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;O&amp;nbsp;yüzüğü nereden almıştınız Şadan Hanım?&amp;nbsp; Hani bana 10 sene önceki düğünümde taktığınız yüzüğü? Ben onun değerini daha yeni anladım Şadan hanım,&amp;nbsp; aklım daha yeni başıma geldi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Parmağıma göre küçülttürdüm geçen gün, &amp;nbsp;her gören bayılıyor, "nereden aldın?" diye soruyor.&amp;nbsp; Senelerce ahşap bir kutuda bekledi bu yüzük, kullanılacağı günü bekledi, karardı...&amp;nbsp; Olsun, temizlettim.&lt;br /&gt;Ben elimdekinin kıymetini hemen anlamam&amp;nbsp; zaten Şadan Hanım. &amp;nbsp;Öyle bir yeteneksizliğim var. &amp;nbsp;Biraz zaman geçmesi lazım kadir kıymet bilmem için.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Rutin bir hayatın kıymetini de çok sonra farketim zaten işte tam da bu yüzden. &amp;nbsp;Ah bir bilseniz sıradan olmamak için neler yaptığımı?&amp;nbsp; Gittim sanat okudum önce, ressam olayım dedim, büyük büyük &amp;nbsp;adalarda evler mi tutmadım tek başıma, oradan büyük&amp;nbsp; büyük şehirlere mi göçmedim?&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bir itiraz bir itiraz, herşeye bir burun kıvırma . Allah kimseye kibir vermesin Şadan Hanım, &amp;nbsp;kibir kötü şey, insanı kör ediyor, kendini bilmez ediyor. Sonra bir gün hayat sizi alıp tepetaklak edince farkediyorsunuz anyayı konyayı. &amp;nbsp;O zaman "keşke diyorsunuz sıradan bir hayatım olsa, yeterki bir hayatım olsa..."&lt;br /&gt;İşte böyle Şadan Hanım şimdi rutin bir hayatım var çok şükür.&amp;nbsp; Sabah kalkar kalkmaz oğlanın kahvaltısını, kıyafetlerini, ilaçlarını hazırlıyorum bir acele. &amp;nbsp;Sonra&amp;nbsp;Murat'ı uyandırıyorum, ben evden çıkarken onlar hazırlanmaya başlıyorlar, &amp;nbsp;sonra okula gidiyorlar beraber.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Akşama kadar deli gibi çalışıyorum, başka bir şey düşünmeme vakit kalmıyor. &amp;nbsp;Akşam eve gelince yemek yiyoruz aynı sofrada hep beraber, ardından oyun oynayıp yatırıyoruz oğlanı,&amp;nbsp; biraz okuma yazma, en sonunda da uyku. &amp;nbsp;Gördüğünüz gibi çok sıradan, çok normal bir hayat, ne güzel. &amp;nbsp;E parmağımda da yüzüğüm var bugünlerde, bakıp bakıp gülümsediğim. Yeri gelmişken çok teşekkür ederim. &amp;nbsp;Sahi o yüzüğü nereden almıştınız Şadan hanım?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1891733315116959437?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1891733315116959437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/kadir-kymet.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1891733315116959437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1891733315116959437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/kadir-kymet.html' title='kadir kıymet'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-YZdHfDfmWM8/TtaPnYe_vjI/AAAAAAAAAno/dVazcjaioq4/s72-c/49.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-654344808917236440</id><published>2011-11-30T21:49:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T21:49:37.222+02:00</updated><title type='text'>avm</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-23e9DTJ86kg/TtaIYTjeQZI/AAAAAAAAAng/39734Eu5Xxw/s1600/56.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-23e9DTJ86kg/TtaIYTjeQZI/AAAAAAAAAng/39734Eu5Xxw/s320/56.jpg" width="267" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Eğer otoparkında engelli park yeri varsa,&amp;nbsp;o park yeri bazı uyanıklar park etmesin diye zincirlerle korunmuşsa, tekerlekli sandalyeyi çıkartmaya yardımcı olacak bir görevli de varsa, hele o görevlinin kendisi de engelliyse, ve dünya tatlısı bir adamsa, asansörlerle istenilen kata rahatça ulaşılabiliyorsa, koridorlar anneanne ile tekerlekli sandalyedeki &amp;nbsp;torunun elele yanyana gidebileceği kadar genişse, mağazalar tıklım tıklım dolu değilse, bir de lokantalardan birinde pütürsüz çorba bulunursa, garsonlar oğlana yemek beğendirmek için pervane oluyorsa, &amp;nbsp;hiç de fena vakit geçirilmiyormuş bir alışveriş merkezinde...Yine de alışkanlık haline getirmemek gerek...Zira etraftakiler çok fazla süslü püslü ...İnsan alışverişe giderken bu kadar da kendine özenmez ki canım...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-654344808917236440?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/654344808917236440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/avm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/654344808917236440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/654344808917236440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/avm.html' title='avm'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-23e9DTJ86kg/TtaIYTjeQZI/AAAAAAAAAng/39734Eu5Xxw/s72-c/56.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6561642441716250200</id><published>2011-11-27T22:18:00.001+02:00</published><updated>2011-11-27T22:35:53.187+02:00</updated><title type='text'>deli kadın hikayeleri</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nB5ToyWwgrc/TtKa9W6ylJI/AAAAAAAAAnY/ArFLo2Oe_uQ/s1600/mine+s%25C3%25B6%25C4%259F%25C3%25BCt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-nB5ToyWwgrc/TtKa9W6ylJI/AAAAAAAAAnY/ArFLo2Oe_uQ/s400/mine+s%25C3%25B6%25C4%259F%25C3%25BCt.jpg" width="257" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir arkadaşım "nasıl delirmedin?" diye sormuştu bana, "nasıl delirmeden atlattın&amp;nbsp;o günleri?"&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sanki delirmek bilinçli yapılan,&amp;nbsp;ha deyince&amp;nbsp;olan veya&amp;nbsp;geçtiğinde, bittiğinde&amp;nbsp;anladığın "haaa ben delirmişim meğer" denilebilen bir durummuş gibi...&lt;br /&gt;"belki de delirmişimdir" demiştim "belki sen de deliymişsin de, o yüzden anlamamışsındır." &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Gülmüştüm.&lt;br /&gt;Bugün Mine Söğüt'ün kitabını okudum&amp;nbsp; Deli Kadın Hikayeleri'ni. Bugün anladım aslında o günlerde nasıl &amp;nbsp;delirdiğimi, &amp;nbsp;nasıl gidip geldiğimi.&amp;nbsp; O günlerde gördüklerimin çoğunun da&amp;nbsp;delirenler olduğunu.&amp;nbsp; Hepsini tek tek hafızama kazıdığımı, anlamaya çalıştığımı. &lt;br /&gt;Çocuğu sakat doğdu diye reddeden kadını,&amp;nbsp; aylardır yoğun bakımda yatan çocuğunu bırakıp yeni hayat kurmaya çalışan anneyi, bebekleri yaşasın diye çırpınan, ayağındaki damar yolu çıkıvermesin, zedelenmesin diye tuvalet kağıdı rulolarından küçük patikler yapan babayı, yani eşimi... Komaya girmiş çocuğa ille de yemek yediren beni...Sürekli gülen, gülerken de sinir bozukluğundan zangır zangır titreyen beni, hastane koridorlarında senelerce eşofman ve terlik ikilemesiyle dolaşan beni...&lt;br /&gt;Mine Söğüt yazmış hepsini, kadınları, deli &amp;nbsp;kadınları.&amp;nbsp; Eşi, Ustaların Ustası Bahadır Baruter'de resimlemiş.&amp;nbsp; Bir solukta okudum.&amp;nbsp; Çok tanıdık geldi.&lt;br /&gt;Ve bugün "haa ben delirmişim meğer" dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6561642441716250200?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6561642441716250200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/deli-kadn-hikayeleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6561642441716250200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6561642441716250200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/deli-kadn-hikayeleri.html' title='deli kadın hikayeleri'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-nB5ToyWwgrc/TtKa9W6ylJI/AAAAAAAAAnY/ArFLo2Oe_uQ/s72-c/mine+s%25C3%25B6%25C4%259F%25C3%25BCt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3074703624412477817</id><published>2011-11-22T21:31:00.000+02:00</published><updated>2011-11-22T21:31:48.466+02:00</updated><title type='text'>Wendy ve oğlu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-TqQiPpT9AMQ/Tsv4iqG9UQI/AAAAAAAAAnQ/KAZdh7xptds/s1600/sophie+blackall7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-TqQiPpT9AMQ/Tsv4iqG9UQI/AAAAAAAAAnQ/KAZdh7xptds/s400/sophie+blackall7.jpg" width="366" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çinlilerle anlaşmak&amp;nbsp; zor ama aynı zamanda bir o kadar da keyiflidir.&amp;nbsp; Bir kere İngilizceyi çok iyi bilmeyeceksin. Cümlelerini kısa ve net kuracaksın.&amp;nbsp; Duyduğuna değil gördüğüne inanacaksın. "hayır" demezler, "anlamadım" lügatlarında yok, ayıp çünkü, saygısızlık, o yüzden herşey "evet"tir, her şey "tamam".&amp;nbsp;&amp;nbsp; Vucut dili de başkadır zaten. &amp;nbsp; O başka şeye kafa sallar, sen başka. &amp;nbsp;Gülümserler, çok sık kahkaha atarlar ama komik olanın ne olduğundan çoğunlukla emin olamazsın.&lt;br /&gt;Çalışma saatleri başka, aile hayatları başka, yemek kültürleri bambaşka.&amp;nbsp; Ama bir şey var ki &amp;nbsp;çok bizden, aynı bize benzeyen;&amp;nbsp;&amp;nbsp;"Çocuk sevgisi!"&amp;nbsp; &amp;nbsp;Bebek gördüklerinde verdikleri tepki,&amp;nbsp;&amp;nbsp;çocukları ile zaman geçirirken ki halleri, onlara sarılmaları, öpmeleri, şımartmaları, küçük imparator yaratmaları&amp;nbsp;tıpkısının aynısı, adeta Türk insanı.&lt;br /&gt;70'lerden itibaren tek çocuk yapmaya izin vermiş devlet. kız, erkek ayırımı yapılmasın, aslında erkek evlat kayırılmasın&amp;nbsp;diye de ultrasonu limitlemiş, doktorun aileye bilgi vermesini yasaklamış. Sonra ikinci çocuk isteyenlere çok yüksek bir tutar karşılığında izin vermiş, ama halk yoksul sadece çok zenginler ödeyebilmiş. Gittikçe esnemiş kurallar, rüşvetler, kız çocuklarını nufüsa yazdırmama başlamış,&amp;nbsp; şimdilerde anne ve baba üniversite mezunuysa ve de tek çocuksa ikinciye izin vermeye başlamışlar.&lt;br /&gt;Ben böyle bir toplumda, SP'li&amp;nbsp; çocuğa sahip olmuş bir anne tanıdım.&amp;nbsp;Aslında Wendy'yi (üniversite mezunları batılı ismi&amp;nbsp;kullanıyorlar)&amp;nbsp;&amp;nbsp;tanırdım ama SPli annesi olduğunu bilmezdim. &amp;nbsp;Bir gün mailler aksamaya, sonrada gelmemeye başladı kendisinden. &amp;nbsp;Patronu ile yazışmaya başladık. Sonradan çok sevdiğim bir arkadaşım haber verdi. "işten ayrıldı" dedi, çocuğunu anlattı, "Yardımcı olabilir misin?&amp;nbsp; Konuşabilir misin?"&amp;nbsp; "tabii ki" dedim. "elimden geldiğince..."&lt;br /&gt;Fuarda standlarına uğradığımda Wendy yoktu ama karı koca olan patronları oradaydı. Önce iş güç konuştuk, kumaş seçtik, fiyat yaptık. &amp;nbsp;Bir türlü giremedim söze, nasıl soracağımı, nasıl başlayacağımı bilemedim . Sonra "ya allah" diye başladım konuşmaya kafa göz yararak. &amp;nbsp;Konu zaten çok hassas, anadilde konuşurken bile kelimeleri iyi seçmek gerek, değil ki Çin İngilizcesini anlamak ve dert anlatmak...Ama konu başlayınca su gibi akıp gitti. &amp;nbsp;Ne kültür farkı kaldı, ne vucut dili.. Önce bana Çinli Ufaklığı anlattılar, annesinin artık çalışamadığını, ama desteklerini kesmediklerini, maddi manevi yardım ettiklerini, doğumda oksijensiz kaldığından dolayı SP olduğunu, 2 yaşına geldiğini, babanın çocuğu istemeyip ikinci çocuk için devlete başvurduğunu, çünkü çinde engelli çocuğun utanç kaynağı olduğunu, tedavi için her gün masaj olduğunu, Çinli bir doktora gittiklerini... Sonra ben Umut'u anlattım, geçirdiğimiz evreleri, tedavisini, &amp;nbsp;şimdi okula başladığını, konuşmaya ve yürümeye çalıştığını.&amp;nbsp; Görüşmemizin en önemli anı benim SP'li çocukların aslında ne kadar akıllı olduklarını söylediğim dakikaydı. Kadıncağız ağlamaya başladı, adam duyduklarına inanamadı. "ama hiçbir şeyin farkında değil, kimseyi tanımıyor" dedi. Yanıldığını söyledim, sadece daha dikkatli bakmaları gerektiğini, izlemelerini ve o zaman farkedeceklerini. "annesi hep söylüyor zaten" dedi kadın, "haklı" dedim.&amp;nbsp; Gülümsediler.&lt;br /&gt;"Wendy mutlaka bana yazsın, paylaşacak çok şeyimiz var" diyerek oradan ayrıldım, kendime gelebilmek için koyu bir de kahve içtim. &lt;br /&gt;Tam 1 ay geçmek üzere, ama Wendy hala yazmadı. &amp;nbsp;Ama biliyorum kesin haberleşeceğiz yakında. Bu veletler bizi biraraya getirecek...Belki atlar gideriz biz de oralara, o masajları olmaya... Kimbilir...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3074703624412477817?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3074703624412477817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/wendy-ve-oglu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3074703624412477817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3074703624412477817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/wendy-ve-oglu.html' title='Wendy ve oğlu'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-TqQiPpT9AMQ/Tsv4iqG9UQI/AAAAAAAAAnQ/KAZdh7xptds/s72-c/sophie+blackall7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6305898061585377934</id><published>2011-11-16T23:39:00.001+02:00</published><updated>2011-11-17T09:56:35.638+02:00</updated><title type='text'>mış, muş...</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ZGFLPgGkbRo/TsQtbl3JEKI/AAAAAAAAAnI/3MvdaxO46is/s1600/30.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZGFLPgGkbRo/TsQtbl3JEKI/AAAAAAAAAnI/3MvdaxO46is/s400/30.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;mış, muş...&lt;br /&gt;Artık sınıfın içinde arkadaşları bağırsa da zıplamıyormuş. Hatta donup kalmıyormuş bile. Şarkılara, oyunlara katılıyormuş.&amp;nbsp; Müzik dersi en sevdiğiymiş, öğretmenine "abi" diyormuş. &amp;nbsp;Dans etmek için sırasını beklemiyor, herkesle beraber dans ediyomuş. &amp;nbsp;Konuşabildiği kelimeleri yazıp duvara asmışlar, herkes oradan bakıp konuşturuyormuş.&amp;nbsp; Kuşluk kahvaltısında taze meyve suyunu neredeyse bitiriyormuş, hem de bardaktan. Yemeğini, yoğurdunu silip süpürüyormuş. &amp;nbsp;Sınıfında 3 öğrenci varmış, adı &amp;nbsp;"çiçekler" sınıfıymış.&amp;nbsp; Arkadaşları O'na çok özenli davranıyorlarmış. Yemekhaneye tekerlekli sandalyesini iterek onlar götürüyorlarmış.&amp;nbsp; Yemek yerken başı düşerse arkadaşı gelip kaldırıyormuş. &amp;nbsp;Her pazartesi ve cuma İstiklal marşlı tören yapıyorlarmış. Bizimki "lay lay lay" diyerek marşa eşlik ediyormuş.&amp;nbsp; Tek başına aldığı fizik tedavi ve bireysel eğitim dersleri başlamış ama daha konuşma terapisi başlamamış. Öğretmeni ile yürümeye başlamış, azar azar da olsa koridorda dolanıyorlarmış. 1. sınıflara ziyarete gidiyorlarmış.&amp;nbsp; Dinlenme saatinde kıkırdıyorlarmış.&amp;nbsp; Seviyormuş okulu, gülüyormuş. &lt;br /&gt;mış, muş...&lt;br /&gt;annesi çok seviniyormuş, babası yollarda biraz yoruluyormuş, ablası boya içinde kalan kıyafetlerine şaşırıyormuş, komşular "okul nasıl?" diye soruyorlarmış ve Umut'tan tek bir cevap geliyormuş "oooooh" &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6305898061585377934?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6305898061585377934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/ms-mus.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6305898061585377934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6305898061585377934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/ms-mus.html' title='mış, muş...'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ZGFLPgGkbRo/TsQtbl3JEKI/AAAAAAAAAnI/3MvdaxO46is/s72-c/30.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3538957567491651879</id><published>2011-11-16T13:38:00.000+02:00</published><updated>2011-11-16T13:38:09.487+02:00</updated><title type='text'>serap</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5B7PXF19_-0/TsOfKI7i3lI/AAAAAAAAAnA/f3Ns2dUC7LA/s1600/serap.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-5B7PXF19_-0/TsOfKI7i3lI/AAAAAAAAAnA/f3Ns2dUC7LA/s400/serap.jpg" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir çift mavi göz, her zaman gülen bir ağız, konuşurken oynayan bir&amp;nbsp;burun ve&amp;nbsp;bol ama çok bol saç. Serap. Benim arkadaşım, kardeşim, canım.&amp;nbsp; Oyuncak insan, herkesin hep yanında bulunsun istediği insan, bakarken mutlaka gülümseten kişi, bana nasip oldu, benim arkadaşım oldu.&lt;br /&gt;Büyükada da tanıştık biz. Oralarda yeni kurulan bir güzel sanatlar fakültesine asistan olduk birlikte.&amp;nbsp; Aslında aynı okuldan mezunmuşuz  da haberimiz yokmuş birbirimizden.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Adada tanıştık, sonra kardeş ettim ben O'nu kendime,&amp;nbsp;O beni hemen&amp;nbsp;kardeş etmedi&amp;nbsp;ama, yavaş yavaş&amp;nbsp;ısındı.&amp;nbsp; &amp;nbsp;Dedim ya, başka bir insandı, "niye beni bu kadar seviyorsun ki?" diye&amp;nbsp;şaşırırdı ilk zamanlarda, "anam değilsin, babam değilsin"&amp;nbsp; Seviyordum işte, hem de çok. O böyle konuştukça daha çok.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Aynı eve taşındık, aynı sofrayı, hatta bazen aynı odayı paylaştık&amp;nbsp; 4 sene.  İlk 2 sene İstanbulun&amp;nbsp;2 farklı&amp;nbsp;semtlerinde yaşadık beraber, sonra Amerika'ya gittik elele. &amp;nbsp;İstanbuldayken de çok bağlıydık birbirimize, evde diğerimiz olmadan kalamazdık, korkardık, yemek bile yiyemezdik tek başımıza&amp;nbsp;&amp;nbsp;ama New York'ta iki salak kuşa döndük, iyice birbirimize düştük.&amp;nbsp; Sadece ikimizdik. &amp;nbsp;Bana orada bir şeyler oldu, büyüdüm sanki yada öyle sandım&amp;nbsp;ve kanatlarımın altına almaya çalıştım Serab'ı. Abla oldum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Dil bilmezdi, yol bilmezdi, herşeyden ürker çekinirdi.&amp;nbsp; Önce başımızı sokacak berbat bir bodrum katı bulduk sonra para kazanmaya başladık. &amp;nbsp;Ben mesleğimle ilgili bir işe girdim tesadüfen, çabucacık. Gözüm hep onun üzerindeydi, dil okuluna beraber gittik, edindiğim arkadaşları arkadaşımız yaptım, saçına, arkadaşlarına &amp;nbsp;karıştım, kıyafetine laf ettim. Bulduğu işlere gittim baktım.&amp;nbsp;Bebek gibiydi, saftı bana göre.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bazen hoşlandı bu ilgimden, bazen de&amp;nbsp;beni elinde ayakkabısı ile kovaladı. &lt;br /&gt;Sonra o gün geldi, ben artık dönmek istedim. "hadi" dedim. "dönelim" İstemedi. "Git" dedi, &amp;nbsp;"beni bırak. Ben burada yaşayacağım." &amp;nbsp;elim ayağım tutmadı, ne yapsam ikna olmadı.&amp;nbsp; Tek başına O'nu orada bırakmak zalimce geldi, bencilce geldi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;"Ne yer, ne içer, kimle konuşur?"&amp;nbsp; diye&amp;nbsp;düşündüm, panikledim.&lt;br /&gt;"Bırak beni" dedi, "kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrenmem gerek, &amp;nbsp;kendim olmam gerek, git. Senin yolun çizilmiş, sen orada olmalısın, ben burada düşünecek bir şey yok!"&lt;br /&gt;Ağlaya ağlaya ayrıldım yanından.&amp;nbsp; Bıraktım.&amp;nbsp; Koca valizin üzerinde oturup ağlamamız hala gözümün önünde.&lt;br /&gt;Tek başına kaldı oralarda, haberlerini aldım hep, başlarda tökezledi, bir kaç taşa takıldı, sonra doğruldu, yürümeye başladı ve en sonunda&amp;nbsp;da hızlanıp koşmaya... Kendi şirketini kurdu, evlendi, 2 güzel çocuğu var şu anda. O küçücük kız anne oldu. Ve en önemlisi&amp;nbsp; mutlu oldu!&lt;br /&gt;Belki de ben olsaydım yanında bunların hiçbiri olmayacaktı. Hiçbir zaman cesaret bulamayacak, hep küçük kız kardeş olarak kalacaktı.&amp;nbsp; Başardı Serap, istediklerini elde etti. Tek başına.&lt;br /&gt;Ben bunların hiçbirini göremedim, iş hayatını, düğününü,&amp;nbsp;hamileliğini, anneliğini bilemedim. Bunlar benim kaybım belki ama onun kazancı.&amp;nbsp; Kalbimin onunla olduğunu hep biliyor.&lt;br /&gt;Bazen istemeden de olsa korumak, kollamak, sevmek&amp;nbsp;adına&amp;nbsp;karşımızdaki kişiye en büyük haksızlığı yapıyoruz. &amp;nbsp;Denemesine, kendini bulmasına izin vermiyoruz.&lt;br /&gt;Bana şimdi soruyorlar; "Umut'u nasıl yolluyorsun okula, tek başına, tüm gün boyunca, nasıl cesaret ediyorsun?"&lt;br /&gt;Aklıma Serap örneği gibi bir sürü örnek geliyor. &amp;nbsp;Herkesin kendine ait bir dünyası olmalı, başlarda zor olsa da kendi başına olmayı bilmeli... Engelli 7 yaşında bir çocuk olsa bile, özgür olmalı... Bense onu bırakmayı öğrenmeliyim, çok ama çok zor olsa bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3538957567491651879?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3538957567491651879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/serap.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3538957567491651879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3538957567491651879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/serap.html' title='serap'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-5B7PXF19_-0/TsOfKI7i3lI/AAAAAAAAAnA/f3Ns2dUC7LA/s72-c/serap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3239812000126169445</id><published>2011-11-14T22:27:00.000+02:00</published><updated>2011-11-14T22:27:51.923+02:00</updated><title type='text'>okulun jerry'si</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iu2HXOYhoFY/TsF5oj-k70I/AAAAAAAAAm4/IV9fClxD3Gw/s1600/okul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-iu2HXOYhoFY/TsF5oj-k70I/AAAAAAAAAm4/IV9fClxD3Gw/s320/okul.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;uzun zamandır daha&amp;nbsp;sevimli bir şey görmedim :) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3239812000126169445?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3239812000126169445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/okulun-jerrysi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3239812000126169445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3239812000126169445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/okulun-jerrysi.html' title='okulun jerry&apos;si'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-iu2HXOYhoFY/TsF5oj-k70I/AAAAAAAAAm4/IV9fClxD3Gw/s72-c/okul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8925427133452996395</id><published>2011-11-13T21:42:00.000+02:00</published><updated>2011-11-13T21:42:29.516+02:00</updated><title type='text'>damar damar üstüne binmiş</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-LvOHzYtvwYg/TsAdhhJEG4I/AAAAAAAAAmw/KEvjDuv13GE/s1600/29.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://4.bp.blogspot.com/-LvOHzYtvwYg/TsAdhhJEG4I/AAAAAAAAAmw/KEvjDuv13GE/s400/29.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Basit çok basitmiş meğer bütün sorun gibi geliyor bazen. Ensesinde bir yere bastıracakmışım yanlışlıkla ya da ağzının içine bağıracakmışım, yani o kadar absürd, basit bir şey yapacakmışım ve bu et yığını halinden çıkıp dimdik ayakta duracakmış Umut.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;O kadar saçma birşeymiş ki aslında vucudunu kullanamamasının sebebi, bu güne kadar hiçbir doktor akıl edememiş gibi... Hani derler ya "damar damar üstüne binmiş" (Umut'un doktoru Bahar bu cümleye çok güler!) de biz farkedememişiz, şöyle sol kulak memesini iyice sola çevirince damar yerine oturacakmışta, masadaki bardağa uzanabilecekmiş gibi...&lt;br /&gt;Öyle geliyor bazen, anlattığım birşeyi can kulağı ile dinlerken, yaptığım espriye kahkahalarla gülerken, 1 yıl önce öğrettiğim bir hareketi hatırlayıp aynısını yaparken.&lt;br /&gt;Geçen gün bir veli ile konuşuyorduk. Onun kızı yürüyebiliyor, konuşabiliyor, bilgisayarda oyunlar oynayabiliyor."Yıllarca aynı fizyoterapiste gittik bir işe yaramadı, ne zamanki bilmemkime gitmeye başladık, o zamandan beri yürümeye başladı, bir eşik atlattılar kızıma, ve herşey düzeldi" dedi.&lt;br /&gt;tamam tabii ki alacağım numaralarını, tabii ki götürüp göstereceğim Umut'u oraya ama olacağı vardı da mı oldu yoksa gerçekten 7 senedir hiç görmediğimiz, basit ve absürd&amp;nbsp;bir şey mi uyguladılar bilemiyorum.&lt;br /&gt;Bugün ağzının içine kuvvetlice bağırdım. Karşılıklı gülme krizine girmemizden başka işe yaramadı. Yarında sol kulak memesini iyice çevireyim bakayım ne olacak?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8925427133452996395?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8925427133452996395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/damar-damar-ustune-binmis.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8925427133452996395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8925427133452996395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/damar-damar-ustune-binmis.html' title='damar damar üstüne binmiş'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-LvOHzYtvwYg/TsAdhhJEG4I/AAAAAAAAAmw/KEvjDuv13GE/s72-c/29.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4507289543810952993</id><published>2011-11-09T09:12:00.000+02:00</published><updated>2011-11-09T09:12:17.980+02:00</updated><title type='text'>mavi kolçaklı taht</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jXCFkuS11Xo/Tronq-Kc0fI/AAAAAAAAAmo/WFagRZimBQY/s1600/7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-jXCFkuS11Xo/Tronq-Kc0fI/AAAAAAAAAmo/WFagRZimBQY/s320/7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çok farklıymış. İnsanın çocuğunu pusette değil de tekerlekli sandalyede dolaştırması, o büyük tekerlekleri kaldırımlara çıkartması, bir vitrinin önünden geçerken yansımasını görünce hissettikleri &amp;nbsp;çok farklıymış. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bana resmini yolladı eşim seyahatteyken, "bak" dedi," bunu alıyoruz,&amp;nbsp; yerli üretim, süsü püsü yok, ama rahat, oğlan&amp;nbsp; dik oturuyor üzerinde, bir iki kemerle iyice düzeltilecek oturuşu, bir de kafa desteği kondu mu tamamdır"&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Baktım yolladığı fotografa uzun uzun, gülümseyerek, "çok sevimli" dedim, mavi -siyah, kocaman tekerlekli, "ben onu boyarım, üstüne desenler çizerim" yeterki rahat rahat otursun, sağa sola kaykılmasın,&amp;nbsp; baksın etrafına."&lt;br /&gt;Dün deneme sürüşü yaptık, oturttuk Umut Beyi yeni tahtına.&amp;nbsp; Ben ne kadar rahat,&amp;nbsp;benimsemiş, engelle barışık bir anne olsamda ya da olduğumu sansamda, &amp;nbsp;karşısına geçince&amp;nbsp;minicik tekerlekli sandalyedeki minicik oğlumun, içimde bir şey titredi,&amp;nbsp;titredi, gerildi ve koptu.&amp;nbsp; O kadar minik ki, o kadar tatlı ki, o kadar büyük haksızlık ki &amp;nbsp;O'na , bana, babasına, ve bu sandalyeyi kullanmak zorunda kalan herkese... Bir anda herşey kapkara oldu etrafımda...&lt;br /&gt;Ben böyle konuşmam, böyle hissetmem, &amp;nbsp;böyle konuşanları da bir güzel sustururum ama dün birşeyler oldu bana.&amp;nbsp; Önce kendime yüklendim, "yanlış bir şeyler yapıyoruz, yanlış fizik tedavi uyguluyoruz, okula harcadığımız zamanı ve parayı fizik tedaviye harcamıyoruz, boşa kürek sallıyoruz, kaybolduk, önem vermemiz gereken şeyi ikinci plana atıyoruz" diye, sonra eşime yüklendim "gözünün üstünde kaşı var" diye, sonra sandalyeye kızdım "ayarsız diye" "kaldırımlar çok yüksek, yollar çukurlu" diye " sürerken eğilmek zorunda kalıyorum"&amp;nbsp;diye... En nihayetinde kahve gezimizi yarıda kesip eve döndüm.&lt;br /&gt;yorganı&amp;nbsp;başıma kadar çekip&amp;nbsp;&amp;nbsp;saatlerce uyudum, uyudum...&lt;br /&gt;Uyandığımda tekerlekli sandalye hala orada duruyordu. Gidip güzel bir sırt çantası astım arkasına, içine ıvır zıvır doldurdum, yarın boyarım mavi kolçaklarını nasıl olsa tatil, hava da güzel, gezer tozarız etrafta...&lt;br /&gt;evet farklıymış ama dünyanın sonu&amp;nbsp;hiç değilmiş. Ve uyuyup&amp;nbsp;kafayı yeniden çalıştırmak&amp;nbsp;her annenin hakkıymış...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4507289543810952993?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4507289543810952993/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/mavi-kolcakl-taht.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4507289543810952993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4507289543810952993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/mavi-kolcakl-taht.html' title='mavi kolçaklı taht'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jXCFkuS11Xo/Tronq-Kc0fI/AAAAAAAAAmo/WFagRZimBQY/s72-c/7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8195464005514906152</id><published>2011-11-08T21:46:00.000+02:00</published><updated>2011-11-08T21:46:08.047+02:00</updated><title type='text'>çin</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lOo9mKdoFc4/TrmG4qMQP2I/AAAAAAAAAmg/ON1lar7VO7E/s1600/imagesCAHZP05L.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-lOo9mKdoFc4/TrmG4qMQP2I/AAAAAAAAAmg/ON1lar7VO7E/s320/imagesCAHZP05L.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bir koşu Çin'e gittim de geldim.&amp;nbsp; Önce Umut'u yatağına yatırıp "iyi geceler" dedim, sonra uçağa binip 11 saat yol gittim. 1 fuar, 1 fabrika gezdim, tam 4 toplantıya girdim, arada alışveriş de yapıp, yeşil ve yapış yapış yemekler yedim. En sonunda oğlan daha uyanmadan eve vardım, "günaydın" diye yanağından öpüverdim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8195464005514906152?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8195464005514906152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/cin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8195464005514906152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8195464005514906152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/11/cin.html' title='çin'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-lOo9mKdoFc4/TrmG4qMQP2I/AAAAAAAAAmg/ON1lar7VO7E/s72-c/imagesCAHZP05L.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5205188439351100886</id><published>2011-10-27T21:55:00.001+03:00</published><updated>2011-10-27T22:39:47.706+03:00</updated><title type='text'>liste</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-l9gZVdf_Obo/Tqmo53t3U0I/AAAAAAAAAmY/0wTm_kJvD5M/s1600/sophie+blackall.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-l9gZVdf_Obo/Tqmo53t3U0I/AAAAAAAAAmY/0wTm_kJvD5M/s400/sophie+blackall.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"esefle kınandım" bugün," teessüf edildim", eşim tarafından. Çok kızdı bana, hatta alındı, gücendi söylediklerime O'nun için&amp;nbsp;söylememiş olsamda oğlu için söylemiştim o sözleri. Zaten ha Umut, ha O, ha ben, hepimiz aynıyız.&lt;br /&gt;Okuldan bir liste getirdi geçen gün "kırtasiye listesi" Fon kartonundan , prite, pastel boyadan, kuru boyaya akla gelebilecek,&amp;nbsp;&amp;nbsp;hatta "yapışkanlı sim" gibi akla gelmeyecek şeyler bile mevcut listede.&lt;br /&gt;Şaşırarak baktım kağıda. Oğlan daha elinde kalem tutmamış, abartı değil, &amp;nbsp;kalemi veya başka bir nesneyi kavramamış parmakları, pastel veya kuru boya veya keçeli kalem nasıl bir fark yaratacak diye düşündüm. Yüksek sesli olarak da " Umut'a pritle elişi kağıdını yapıştırtacaklarını veya simlerle süsleme yaptıracakların mı zannediyorlar?" &amp;nbsp;dedim.&lt;br /&gt;"Ne sandın" diye kızdı eşim," niye yapamasın, niye yapıştırmasın, tüm çocuklar için yapılan bir liste bu, eksik mi kalsın!"&lt;br /&gt;Kalmasın tabii ki eksik kalmasın da önce 1 adet çizgi çeksin en azından herhangi bir kalemle sonra suluboyaya, pastele, sime geçsin. Önce işin temelini kavrasın sonra süslesin, her şeyin bir zamanı yok mu?" dedim de esefle kınandım, teessüf edildim.&lt;br /&gt;Sonra da ammaann dedim, bırak dağınık kalsın, gittim kırtasiyeye aldım tüm yazılanları, vardır bir bildikleri, vardır bir mantığı...&lt;br /&gt;İtiraf ediyorum bu okul işine Umut alıştı galiba da ben daha alışamadım.&amp;nbsp; Her an O'nu düşünüyorum. Alt dudağım her an titremeye hazır. &amp;nbsp;Hiç tanımadığı insanlarla 7 saatini geçiriyor hergün. Yemeğini başkası yediriyor, altını bir başkası değiştiriyor.&amp;nbsp; Doğru düzgün oturamadığı halde küçük bir sandalyede oturup ellerini masaya koyuyor saatlerce.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Bu akşamüstü öğretmeni ile konuştum. Tam da tahmin ettiğim gibi Umut'un 3-4 kelimesinden fazlasını duymamışlar ve aslında kırka yakın kelime kullandığını duyunca çok şaşırdılar. Hiç yürümemiş onlarla, görünce nasıl yürüdüğünü hayret ettiler. Kapatıyormuş kendini çocukların yanında hareket&amp;nbsp;bile etmiyormuş, onlarda sanmışlar ki Umut budur.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;"Aslında Umut&amp;nbsp;O değil" dedim,&amp;nbsp;"o&amp;nbsp;çocukları dinliyor kaydediyor, tetikte bekliyor, &amp;nbsp;zamanla alışacak ve ne kadar canlı olduğunu göreceksiniz."&lt;br /&gt;Daha çook yolumuz var aslında, umarım bir an önce anlarlar Umut'u. &lt;br /&gt;İşte o zaman bir değil,&amp;nbsp;sınıf dolusu prit yollarım, yeter ki iletişime geçsinler önce. &lt;br /&gt;Yine de güzel şeyler bunlar, okulun endişesi, düşüncesi&amp;nbsp;bile güzel, hele ki&amp;nbsp;sınıftan mutlu çıkması yok mu, herşeye değer...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5205188439351100886?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5205188439351100886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/liste.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5205188439351100886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5205188439351100886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/liste.html' title='liste'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-l9gZVdf_Obo/Tqmo53t3U0I/AAAAAAAAAmY/0wTm_kJvD5M/s72-c/sophie+blackall.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6415494323297844605</id><published>2011-10-25T08:00:00.000+03:00</published><updated>2011-10-25T08:00:04.173+03:00</updated><title type='text'>Pravin</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-04AdE5H0hqk/TqZA4OFqBmI/AAAAAAAAAl0/k5cBuDpkbko/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ida="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-04AdE5H0hqk/TqZA4OFqBmI/AAAAAAAAAl0/k5cBuDpkbko/s400/1.jpg" width="242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cihangirde ufacık bir dükkan, aramoterapi yağları, çaylar, mis kokulu çaylar satıyor. Pravin yani refleksoloji uzmanımız bize orada randevu verdi. yarım saat erken vardık, dükkanın önüne sandalye koyup beklemeye başladık. Hemen yanımızda bir berber dükkanı, onun yanında bir bakkal, onun yanında savoy pastanesi... Cihangiri severim, burada &amp;nbsp;beklemeye hiç itirazım yok, oğlan zaten önünden arabalar geçiyor diye zevkten dörtköşe, babası bakkaldan Niğde gazozu ve gazete bulmuş oturmuş kaldırıma, keyfi yerinde. &lt;br /&gt;Pravin çıkıyor senastan, Umut'u kucaklıyor. Oğlan&amp;nbsp; "Abii" diye boynuna sarılıyor, ne zamandır görüşmedik, özlemiş.. &amp;nbsp;Seanstan çıkmış kişi eski bir tanıdık çıkıyor, başlıyoruz sohbete.&amp;nbsp; Biz konuşurken Pravin Umut'a masaj yapıyor, oğlan hem canı yandığı için bağırıyor, hem de bir yandan şaklabanlık yapmaya çalışıyor.&amp;nbsp; Dükkana bakan kadında yanımızda sohbete katılıyor, "iki engelli çocuğumuz daha geliyor" diyor, "hepsini çok seviyoruz"&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.drpravinkaushal.com/tr/contacts.html"&gt;Pravin&amp;nbsp;&lt;/a&gt;engelli çocuk ailelerinden&amp;nbsp;para almıyor," bu benim misyonum" diyor, bizi seanslarının arasına sıkıştırıyor, işte bu yüzden çalıştığı yerlerden bir müddet sonra hoşnutsuzluk sesleri yükseliyor.&amp;nbsp; Pravin'de o zaman başka bir yere geçiyor, bizler de yanına alarak, ama tek bir şikayet cümlesi bile kurmayarak. Burası onunla beraber geldiğimiz 4. yer, umarım burada kalıcı olur. Cihangir'i çok sevdiğimden değil, O mutlu ve başarılı olmayı hakeden biri olduğu için, kocaman bir yüreği olduğu için.&lt;br /&gt;Dükkanın içi çok güzel kokuyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Umut sayesinde hep güzel insanlar tanıyıp hep güzel yerlere gidiyoruz, O bizi daha iyi insanlar yapmakla kalmıyor, etrafımıza da&amp;nbsp;iyi insanlar topluyor. Çok şanslıyız...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6415494323297844605?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6415494323297844605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/pravin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6415494323297844605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6415494323297844605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/pravin.html' title='Pravin'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-04AdE5H0hqk/TqZA4OFqBmI/AAAAAAAAAl0/k5cBuDpkbko/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8046952400372793933</id><published>2011-10-24T12:24:00.000+03:00</published><updated>2011-10-24T12:24:53.513+03:00</updated><title type='text'>zor</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-g_g3MKPNMb8/TqUuupRn1lI/AAAAAAAAAls/8iVKHtE7k4U/s1600/bengrasso_01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-g_g3MKPNMb8/TqUuupRn1lI/AAAAAAAAAls/8iVKHtE7k4U/s400/bengrasso_01.jpg" width="287" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;En zor günümde, kendi kendimle boğuşup çareler ararken hayatın nasıl devam ettiğine hayretler içinde bakakalmıştım. İnsanlar işlerine gidiyor, sokaklarda gülüp eğleniyorlardı, hayat benim başıma gelenden habersiz akıp gidiyordu ve zaten normal olan da buydu. Ama şaşırmıştım ve hatta kızmıştım da. Saçma olduğunu bilerek, istemiştim ki herkes benimle ağlasın, elimi tutsun sarılsın, yanımdan geçen a...mca "herşey güzel olacak, merak etme" desin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, bugün Van'da büyük bir deprem oldu. enkaz altında bekleyen canlar var. hava soğuk, elektrik yok, güvenli hiç bir çatı yok. &lt;br /&gt;Ve burada hayat devam ediyor. Herkes akşam yemeğini yedi, birazdan yatıp uyuyacağız ve yarın işlerimize gideceğiz. &lt;br /&gt;Yine aynı hislerin içinde kaldım. Bir dursak, bir an durdursak zamanı, bir elimizi uzatsak? Hiçbir şey olmamış gibi davranmasak? Bana olandan kimsenin haberi yoktu o zamanlar ama Van'a olanlardan hepimizin haberi var şimdi. Yardım edelim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8046952400372793933?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8046952400372793933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/zor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8046952400372793933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8046952400372793933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/zor.html' title='zor'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-g_g3MKPNMb8/TqUuupRn1lI/AAAAAAAAAls/8iVKHtE7k4U/s72-c/bengrasso_01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3835344084873631706</id><published>2011-10-23T21:38:00.001+03:00</published><updated>2011-10-23T22:13:51.479+03:00</updated><title type='text'>kız çocuğu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Oj96nZlJosA/TqRe9V-W_wI/AAAAAAAAAlk/kE_etDSjiCs/s1600/pict.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-Oj96nZlJosA/TqRe9V-W_wI/AAAAAAAAAlk/kE_etDSjiCs/s400/pict.jpg" width="343" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hani çocuklar parmaklarını uzatıp gösterek&amp;nbsp; dalga geçerler ya, işte bugün bir velet aynısını bize, yani Umut'a yaptı.&lt;br /&gt;Hava güzel diye Starbucks'a gittik kahve içmeye. Ne zaman orada olsak biz kahvemizi içeriz, Umut çikolata soslu kremasını yer, gazetemizi okuruz,&amp;nbsp;sonra da tutarım&amp;nbsp;Umut'u kollarından ve masaların arasından yürürüz.&amp;nbsp; İnsanlar bize bakar, biz onlara bakarız, yanımıza gelene Umut "me"(merhaba) der, kimi cevaplar, kimi cevaplamaz, hiç takılmayız. &amp;nbsp;Çocuklar çevremizde dolanır, kimi soru sorar, kimi sormaz, gülümseriz. &amp;nbsp;Biz, ikimiz keyifle &amp;nbsp;yürürüz masaların arasından, açık havanın tadını çıkarırız.&lt;br /&gt;Bugün mini bisikletiyle o ufaklık geldi yanımıza ve parmağını Umut'a&amp;nbsp;uzatarak, "Şunun kafasına bakın, ne kadar da küçük!" dedi.&lt;br /&gt;Kızmadım, gücenmedim, sinirlenmedim aksine bana&amp;nbsp; komik geldi durum. Sonuçta 5 yaşlarında bir kız çocuğu, içinden enerji fışkırıyor,&amp;nbsp;kendinden farklı olana çocukça tepki gösteriyor.&amp;nbsp;An önemli farkındayım çünkü Umut benim tepkimi kopyalayacak, ileride ben yanında yokken aynı şey başına gelirse aynını uygulayacak. Gülünseyerek Umut'la beraber&amp;nbsp;kızın&amp;nbsp;&amp;nbsp;yanına gidip&amp;nbsp; "adı Umut, senin adın ne?" dedim. "Olivia" dedi "yürüyemiyor mu?"&amp;nbsp;dedi "deniyor" dedim. Konuşmaya başladık.&lt;br /&gt;Çok değil 5 dakika sonra Olivia Umut'un kendi&amp;nbsp;bisikletine binmesi için bana yalvarıyordu. "oturamaz" deyince "ben tutarım, lütfen" diyor, babasına ısrarla Umut'u tanıştırıyordu.&lt;br /&gt;Bir kızın daha kalbini çaldık!!! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3835344084873631706?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3835344084873631706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/kz-cocugu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3835344084873631706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3835344084873631706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/kz-cocugu.html' title='kız çocuğu'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Oj96nZlJosA/TqRe9V-W_wI/AAAAAAAAAlk/kE_etDSjiCs/s72-c/pict.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7905401776787241785</id><published>2011-10-22T21:18:00.002+03:00</published><updated>2011-10-22T21:41:19.975+03:00</updated><title type='text'>alıntı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--pXcgJ5PUes/TqMIw8QNsvI/AAAAAAAAAlc/6SbuHybl4o4/s1600/elitizm4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/--pXcgJ5PUes/TqMIw8QNsvI/AAAAAAAAAlc/6SbuHybl4o4/s400/elitizm4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="color: black; font-family: Calibri;"&gt;Benim çok yakın bir akrabam down sendromlu. Ondan öğrendiklerimi hayatımda karşılaştığım en yüksek zekâlı insanlardan öğrendiklerimden daha değerli buluyorum ben. Mesela çocuğumun okuduğu okulda haftada kaç saat İngilizce dersi gördüğünden veya yüzme havuzunun kaç metre olduğundan daha önemli bulduğum bir soru var: Benim çocuğum okul sıralarını kendisinden fiziksel, zihinsel veya kültürel açıdan farklı kaç çocukla paylaşıyor? Mesela bu ülkede kaç tane fiziksel engelli çocuk yaşıyor ve benim çocuğum bunlardan kaçını tanıyor"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri;"&gt;Yukarıdaki paragraf Alternatif Anne isimli sanal dergide yayınlanmış bir yazı dizisinden alıntı. Yazar adını vermemiş.&amp;nbsp; Kim olduğunu bilmiyorum ama okuduktan sonra "böyle insanlar da var mıymış?" diye sormama, gidip bulup sarılma isteğiyle dolmama sebep oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Ben de oturup şu yorumu yazdım ama niyeyse yorum bir türlü kabul edilmedi,&amp;nbsp;siteye ulaşamadı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sevgili konuk yazar, sizi içtenlikle tebrik ederim. Tespitleriniz çok doğru. &amp;nbsp;Beni en çok etkileyen ise bu yazının son paragrafı oldu. Çünkü&amp;nbsp;&amp;nbsp;ben bir engelli annesiyim.Çocuğumun&amp;nbsp;&amp;nbsp;normal çocuklarla okuyacağını hiçbir zaman düşünmedim ama en azından onlarla aynı yerde oynayacağını ve arkadaş olacaklarını her zaman düşündüm.&amp;nbsp; Fakat bir oyun grubuna başvurduğumuzda "diğer anneler rahatsız olur" diye reddedilmiştik. Bunun gerçek olmayacağını dipten, derinden biliyordum. Bunun o kurumun yöneticilerinin kalpsiz, duyarsız, cahil düşünce biçimlerinin sonucu olduğunu hissediyordum, çünkü aklı başında kimse çocuğunun aynı oprtamda bir engelli ile birlikte olmasından rahatsız olmaz. Aksine bunun çocuğunun ruhsal gelişimi için bir şans sayar diye varsayıyorum. Siz de şu anda beni doğruladınız, teşekkür ederim. &amp;nbsp;İyi ki varsınız"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Calibri;"&gt;Yazının başlığı "&lt;a href="http://www.alternatifanne.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=2942:elitizm-ve-cocuk-2-lisedeki-rekabet-tuerk-kompleksinin-ueruenue-mue&amp;amp;catid=717:eletiri-yorum&amp;amp;Itemid=19"&gt;Elitizm ve Çocuk&lt;/a&gt;"&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şiddetle tavsiye edilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7905401776787241785?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7905401776787241785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/alnt.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7905401776787241785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7905401776787241785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/alnt.html' title='alıntı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/--pXcgJ5PUes/TqMIw8QNsvI/AAAAAAAAAlc/6SbuHybl4o4/s72-c/elitizm4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6254332808827027229</id><published>2011-10-19T09:36:00.000+03:00</published><updated>2011-10-19T09:36:20.135+03:00</updated><title type='text'>Pınar Deniz</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-X7jiFUge71k/Tp5vvw4KP1I/AAAAAAAAAlU/3owB-yUHNOI/s1600/daniel+southard1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-X7jiFUge71k/Tp5vvw4KP1I/AAAAAAAAAlU/3owB-yUHNOI/s400/daniel+southard1.jpg" width="392" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pınar benim arkadaşım, daha önce de bahsetmiştim. Kendisi çok candan, neşeli hayat dolu ve de CP'li.&amp;nbsp; CP'li&amp;nbsp; olması onu Pınar yapan özelliklerinden biri, kendisini çok daha mükemmel bir insan yaptığını dahi düşünüyorum. &amp;nbsp;Ortak bir arkadaşımız aracılığıyla tanıştık. &amp;nbsp;Ben yaşlarda, işi gücü , çok sevdiği yakışıklı bir kocası ve her daim gülen bir yüzü olan bir fıstık! &amp;nbsp;O benim O'na "huzur verdiğimi" söylüyor, ben O'na "bana umut verdiğini"...&lt;br /&gt;Bana geçenlerde bir öykü yazıp yolladı. Öyle güzel bir ana denk geldi ki okurken sanki Umut yazmış gibi okudum.&amp;nbsp; Engelli çocukların hayatlarını hep anne babalarından dinleriz, oysa o küçük yaşarda, o okullara, rehab. merkezlerine gittikleri anda ne hissederler, ne düşünürler bilmeyiz. İşte Pınar bunu yazmış. Bir gününü çok güzel özetlemiş.&lt;br /&gt;Öykü biraz uzun ama paylaşmak için en uygun yer de burası;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanışma&lt;br /&gt;Ortada kocaman, renkli bir top. Karpuz gibi dilimlenmiş. Herbiri değişik renkte olan sekiz dilim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salonun en dikkat çekici şeyi bu top. Duvarda tavana kadar uzanan ikiye ayrılmış tahta merdiven. &lt;br /&gt;Yerde, salonun en uzak köşesinde bu merdivenin yere yatırılmış hali. Bir plastik masa, dört beş küçük sandalye. Masanın üzerinde birkaç boyama kitabı, birkaç tahta parçası. Üzerinde bu parçalara uygun oyuklar bulunan tahta bir levha. Yere gelişigüzel atılmış mavi minderler... &lt;br /&gt;Büyük bir yer burası. Birkaç çocuğun oynadığı büyük bir yer. Çocukların herbiriyle başka bir kadın oynuyor. Kadınların hepsi beyaz ceket giymiş. Başlarında o beyaz bantlardan yok ama beyzaz terlikleri ve kıyafetleriyle hemşireye çok benziyorlar. &lt;br /&gt;Salonun kapısında bir süre beklediler. İçeride, çocuklarla oynayan kadınlardan biri onlara doğru yürüdü. &lt;br /&gt;- Merhaba, hoşgeldin. &lt;br /&gt;Elini küçük kıza uzattı. &lt;br /&gt;Dikkatle kadına baktı. İyi birine benziyordu. En azından şimdilik ona iyi davranıyordu. &lt;br /&gt;Üzerindeki beyaz ceket olmasa belki daha sevimli olabilir, diye düşündü küçük kız. Elini kadına uzattı. Yumuşacıktı eli. &lt;br /&gt;- Şimdi seninle içeriye gidip biraz oynayalım mı? &lt;br /&gt;Hayır deme şansı yoktu. Bunu annesinin bakışlarından anlamıştı. Başını salladı. Sevimli görünüyor olmalıydı ki kadın eğilip yanağını okşadı. &lt;br /&gt;Annesi gelmeyecekti. Bunu biliyordu. Böyle şeyler anneler olmadan yapılmalıydı. &lt;br /&gt;Anneler dışarıda bekletilir, ancak her şey bittikten sonra içeri alınırdı. Anneler içeri alındığındaysa çocukların dışarı çıkma zamanı gelmiş olurdu. &lt;br /&gt;Arkasını dönüp annesine baktı. Gülümsüyordu annesi. Onlar oyun oynarken annesinin odanın bir köşesinde durup gülümsemesinin ne sakıncası olabilirdi ki. O hiç karışmazdı. Başkalarıyla oynarken ya da birileri ona sorular sorarken annesinin karıştığını hiç hatırlamıyordu. Ancak cevabını bilmediği ya da daha önce hiç duymadığı sorular karşısında çaresiz kaldığında konuşur ve söze hep biz diye başlardı. &lt;br /&gt;- Neden konuşamıyorsun? &lt;br /&gt;Konuşamamak mı? konuşuyordu ya işte. Aklına gelen her şeyi söylüyor, merak ettiklerini sorabiliyordu ya. Konuşmanın başka bir anlamı olmalı, diye düşünmüştü bu soruyu ilk kez duyduğunda. Annesi bütün anlamlarını biliyor olmalıydı ki yine söze biz diye başlamış ve soruyu cevaplamıştı. &lt;br /&gt;Yapamadığı şeyler arasında konuşmak yoktu. Yani, en azından annesi bundan hiç bahsetmemişti. Evet, yürürken sallanıyor, başı zaman zaman isteği dışında hareket ediyor, kalemi güzel yazacak kadar iyi tutamıyordu. Bütün bunların bir sebebi vardı elbette. O doğarken bir şey olmuş, doktorlar hata yapmışlardı. Annesi bütün bunlara “şans” diyordu. Hiçbir şey onun suçu değildi. Annesi bunu defalarca tekrarlamıştı. &lt;br /&gt;Annesini arkada bırakıp koridor boyunca kadını takip etti. Koridorun ucundaki oda salondan daha küçüktü. Çok daha küçük. Duvarlar kabarık, sarı minderlerle kaplanmıştı. Yer de koyu mavi halıyla. &lt;br /&gt;- Gel bakalım. Otur şöyle. &lt;br /&gt;Yine bir plastik masa ve etrafında birkaç küçük sandalye. Yerde, birbirine eklenmeyi bekleyen bir sürü oyuncak parçası ve öbür odadakiyle kıyaslanamayacak kadar küçük bir top. Topun üzerinde hayvan resimleri. Oturdu. Oyun oynamayacaklardı, bunu biliyordu. Neyi yapıp neyi yapamadığını öğrenecekler, sonra annesi içeri girdiğinde ona anlatacaklardı. Annesinin odaya alınmamasını anlamak zordu. O zaten her şeyi bilmiyor muydu? Geceleri yatağına işediğini biliyordu ya işte, daha ne. &lt;br /&gt;Kadının dışarı çıktığını görmemişti. Odada yalnız olduğunu farkeder etmez masanın üzerindeki kalın, kocaman defteri önüne çekti. Koridora baktı. Kimse gelmiyordu. Defteri açtı. Açtığı sayfada bir sürü küçük kare ve karelerin içinde küçük yazılar vardı. Defteri kapadı. Hiçbir şey anlamamıştı. &lt;br /&gt;Kadın elinde bir sürü kağıtla odaya girdiğinde etrafta görüleecek bir şey de kalmamıştı. &lt;br /&gt;- Sıkıldın mı? &lt;br /&gt;- Evet. &lt;br /&gt;Eve gitmek istiyordu. Yapması gerekenleri yapamazsa annesi ona belli etmeyecek ama üzülecekti. Bu, ikisinin sınavıydı. &lt;br /&gt;- Pekala, şlmdi oynamaya başlayalım. Bana bu resimdekilerin ne olduğunu söyler misin? &lt;br /&gt;- Tavuk. Ağaç, çam ağacı. Maymun. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Kolaydı. Çok kolay. &lt;br /&gt;Ne çok kağıt vardı kadının elinde. Hepsini soracak mıydı acaba? Hayvan isimlerini biliyordu işte. Meyveleri, renkleri. Çok olmuştu onları öğreneli. &lt;br /&gt;Kadın nihayet bildiğini anlamıştı. Elindeki kartonları yere koydu. &lt;br /&gt;- Şimdi bu kalemi al bakalım. Bu tavşan acıkmış, havuca gitmek istiyor. Ona yol gösterelim. &lt;br /&gt;Kadının masaya koyduğu yeni kartondaki resme baktı. Bir sürü yol arasında havuca gideni bulması gerekiyordu. Yolu gözüyle takip etti. İşte havuç! Tavşandan havuca uzun, dar bir yol. Çok dar. Kalemi eline aldı. Yolu ezberlemişti ama iki çizgi arasındaki uzaklık çok azdı. Tavşan buradan sığmayacak, diye düşündü. &lt;br /&gt;- Bulamadıysan birlikte yapmaya çalışalım. &lt;br /&gt;Kalemi yine yanlış tutuyordu. Oysa annesi nasıl tutacağını defalarca göstermişti. Kalemi birlikte tutup sayfalarca çizgi çizmişlerdi. Kalemi masaya bıraktı. Kadın ona bakıyordu. Parmağıyla havuca giden yolu takip etti. &lt;br /&gt;- Çizmek istemiyor musun? &lt;br /&gt;Elbette istiyordu. Kalemi ne zaman eline alsa, yapması gereken ilk şeyin onu düzgün tutmak olduğunu hatırlayıp sol elinin de yardımıyla kalemi parmakları arasındaki doğru yere yerleştirir, kalemi fazla sıkmamaya çalışarak çizmeye başlardı. Parmakları isteği dışında hareket eder, bir türlü istediği gibi çizemezdi. Neden yine aynıydı. Doğum sırasında yapılan hata. Beyninin nokta kadar küçük bir yeri hava almamıştı. Bütün bunların sorumlusu o küçücük noktaydı. &lt;br /&gt;- Düzgün olması gerekmiyor, haydi çiz. &lt;br /&gt;Kalemi eline aldı. Yine yanlış tutuyordu. Aldırmadı. Nasıl olsa düzgün çizmesi gerekmiyordu. &lt;br /&gt;- Kalemi çok sıkmazsan daha rahat çizersin. &lt;br /&gt;Sıkmıyordu ki, her zamanki gibi, yalnızca tutuyordu. &lt;br /&gt;Çok sıkılmıştı artık. Buradan çıkmak istiyordu. &lt;br /&gt;Dar çizgilerin içinden havuca giden bir yol çizdi. Güzel olmamıştı. Çizgilerin dışına taşmıştı. &lt;br /&gt;- Çok güzel. İşte bu kadar. Şimdi bu tahta parçalarını yerlerine yerleştirmemiz lazım. &lt;br /&gt;Kadın yerden aldığı renkli tahta parçalarını ve tahta levhayı masanın üzerine koydu. Tırmakları ne kadar da uzundu. &lt;br /&gt;“Aynı şekli bulma oyunu”. Bu bir oyunsa adı bu olmalıydı. Tahta parçalarını tek tek alıp yerlerine koydu. Zaten parçalar rahatça kavrayabileceği kadar büyüktü ve oyuklar da tam bu parçalar için yapılmıştı. &lt;br /&gt;- Peki canım, artık çıkabiliriz. &lt;br /&gt;Kadın kapıyı açıp onun çıkmasını bekledi. Koridoru geçip anne babaların beklediği yere geldiler. Annesi yanında oturan kadınla konuşuyordu. Kadının kucağında sürekli tavana bakan bir oğlan oturuyordu. Arada bir tavanda komik bir şey görmüş gibi gülüyordu çocuk. Şişmandı. Annesi sık sık, ağzının kenarından akan salyaları siliyordu. &lt;br /&gt;Kendi annesine baktı sonra. Gülümsüyordu. Ayağa kalkıp onlara doğru geldi. &lt;br /&gt;- Bitti mi? &lt;br /&gt;- Evet, bitti. Biraz sıkıldık galiba ama o çok akıllı bir kız annesi. Biraz konuşalım mı? &lt;br /&gt;Şimdi de annesinin içeri girme zamanıydı. Gidip orada kendisi hakkında konuşacaklardı. Ancak daha sonra buradan çıkabilirlerdi. &lt;br /&gt;- Sen gidip arkadaşlarınla oynayabilirsin. &lt;br /&gt;Onlar koridora doğru ilerlerken o da büyük salona gitti. Şimdi, ilk girdiğinden daha az çocuk vardı burada. İçeri girdi. Kimse ona bakmıyordu. İşte bu harikaydı. Ne zaman bir yere girse herkesin ona bakmasından sıkılmıştı artık. Buraya ilk girdiğinde dikkatini çeken topun yanına gitti hemen. Gerçekten çok büyüktü. Kucaklayıp kaldırmak için kollarını açtı. Kolları topu tutup havaya kaldırabilecek kadar uzun değildi. Top çok güzeldi ama onunla oynayamıyordu işte. &lt;br /&gt;Canı sıkılmıştı. Salona tekrar göz attı. Köşeye, masanın durduğu yere doğru yürüdü. &lt;br /&gt;- Adın ne? &lt;br /&gt;- Merve &lt;br /&gt;Gözleri ne kadar da büyüktü öyle. Masmavi, kocaman gözler, küçücük bir burun ve kıvır kıvır, kahverengi saçlar... Tıpkı çizgi filmlerdeki güzel kızlara benziyordu Merve. Elinde birkaç tane boya kalemi vardı. Önündeki boyama kitabını gösterdi. &lt;br /&gt;- Boyayalım mı? &lt;br /&gt;Merve’yi sevmişti. &lt;br /&gt;Yanındaki sandalyeye oturdu. Masadaki renkli kalemlerden birkaçını aldı. Kitabın kendi tarafına düşen sayfasındaki resme baktı. Boyanması zor bir resimdi bu. Her şey çok küçüktü. Kelebeğin kanatlarını sarıya boyamak istiyordu. Kanatların üzerindeki yuvarlak benekler olmasaydı bunu yapabilirdi belki ama o benekler vardı ve onların kırmızı olması daha iyi olurdu. Sonra yanındaki kızın sayfasına baktı. Ne de güzel boyamıştı Merve. Çizgilerin dışına hiç taşmamıştı. &lt;br /&gt;O da annesini bekliyor olmalıydı. Ona da aynı şeyleri yaptırmışlar mıydı acaba? Resimleri bu kadar güzel boyayabildiğine göre içerideki tavşanın gideceği yolu çizmek de kolay gelmiş olmalıydı. Merve kendisinden daha şanslıydı.&lt;br /&gt;Boyamaktan vazgeçip merdivenin yanına gitmek için ayağa kalktı. &lt;br /&gt;- Gidiyor musun? &lt;br /&gt;- Resimler çok küçük. &lt;br /&gt;- İstersen başka sayfaları açarız. &lt;br /&gt;- Ben merdivene gidiyorum. &lt;br /&gt;- Burada başka oyuncaklar da var. &lt;br /&gt;Merdivene doğru yürüdü. Yerdeki minderlerde yatan çocuklar önce sağ bacaklarını, sonra sol bacaklarını havaya kaldırıyorlar ve sonra ikisini birden yere indiriyorlardı. Ayakta duran beyaz ceketli kadın da sayıyordu. &lt;br /&gt;- Bir, iki, daha yukarı. Şimdi tekrar yapalım. Dizlerimizi kırmıyoruz. Güzel. &lt;br /&gt;Merdiven neredeyse tavana kadar çıkıyordu. Sonuna kadar tırmanıp tırmanamayacağını bilmiyordu. &lt;br /&gt;Denemek istedi. Elini merdivenin beşinci basamağına koydu. Çekti. Tekrar koydu. Yukarıya çıktıktan sonra korkacak olursa ne yapacaktı. &lt;br /&gt;Ayağını ilk basamağa koydu. İlk basamak bile yerden çok yüksekti. Sonre öbür ayak. Bir, iki, üç, dört. Yerden bayağı yüksekteydi şimdi. Ama henüz inmek istemiyordu. Daha yukarıya... Annesi görürse kızacaktı. Şimdi tahta yuvarlakları daha sıkı tutuyordu. Attığı her adımda korkusu biraz daha artıyordu. Aşağıya baktı. &lt;br /&gt;- İn oradan canım, düşeceksin. &lt;br /&gt;Az önce yerde yatan çocukların yanında gördüğü kadındı bu. Sesi erkek gibiydi. Çok sıkı tutunuyordu. Düşmezdi ki. &lt;br /&gt;- Hadi canım, dikkatlice in. &lt;br /&gt;İnmek zorundaydı. Merdivenin sonuna, en tepeye baktı. Daha çok basamak vardı. Şimdi, demin yaptığının tersini yaparak yavaş yavaş aşağı inmesi gerekiyordu. Sağ el bir basamak aşağı, sonra sağ ayak... &lt;br /&gt;- Tekrar çıkmak istediğinde bana haber ver, tamam mı? &lt;br /&gt;Kadın birazcık kızgın görünüyordu. Önemli değildi ama. Nasıl olsa biraz sonra arkasını dönüp gidecekti. &lt;br /&gt;O, en kısa zamanda merdivene tekrar tırmanmak istiyordu. Başını kaldırıp, çıktığı yüksekliğe bir kez de aşağıdan baktı. &lt;br /&gt;- Ne kadar tehlikeli bir şey yaptığını anladın değil mi? &lt;br /&gt;Kadın cevabı beklemeden arkasını dönüp gitti. İyi olmuştu. Zaten cevap vermek istememişti. Ne çok soru vardı cevaplanacak. &lt;br /&gt;Merve’nin yanına gitmeye karar verdi. Belki birlikte şu büyük topu kaldırabilirlerdi. Arkasını döndü. &lt;br /&gt;Masaya baktı. Merve yoktu. &lt;br /&gt;- Haydi kızım, gidiyoruz artık. &lt;br /&gt;Annesi ve kadın salonun kapısındaydı. Onlara doğru yürüdü. Tam kapıya geldiğinde dışarıda, bekleme odasında Merve’yi gördü. Yanındaki annesi olmalıydı. Yaşlıydı kadın. Başını anneannesi gibi bağlamıştı. Gözleri tıpkı Merve’ninkiler gibi kocamandı. Elinde bir kağıt vardı. &lt;br /&gt;Merve, önce bir ayağını yerden hiç kaldırmadan ileriye doğru itti. Düşecek gibiydi. Vücudunun üst kısmı sallanıyordu. Sonra öbür ayağını da aynı şekilde sürükleyerek diğerinin yanına koydu. Birazcık zor yürüyordu Merve. Her adım atışında korkuyor olmalı, diye düşündü. &lt;br /&gt;- Annene evde çalışman gereken birkaç hareket gösterdim. Bir hafta sonra tekrar görüşeceğiz. &lt;br /&gt;Kadına baktı. Ona cevap vermesi gerekiyor muydu? &lt;br /&gt;- Tamam dedi sessizce. &lt;br /&gt;Merve de sık sık geliyor muydu acaba buraya. &lt;br /&gt;- Çalışacağız, söz. &lt;br /&gt;Annesi konuşurken kendinden çok emin görünüyordu. &lt;br /&gt;Merve’ye baktı tekrar. Annesi yanında yoktu. Sırtı duvara yaslı, ayakta duruyordu. Şimdi düşme tehlikesi yok gibiydi. &lt;br /&gt;- Çok teşekkürler, haftaya görüşmek üzere. &lt;br /&gt;Annesi sırtına hafifçe dokundu. Gitmeleri gerekiyordu. Kadın büyük salona girdi. Kapıya doğru ilerlediler. Merve’ye yaklaşıtklarında küçük kız durdu. Sağa, Merve’ye doğru birkaç adım attı. &lt;br /&gt;- Gidiyor musun? &lt;br /&gt;Merve sıkılmışa benziyordu. &lt;br /&gt;- Evet ama bir hafta çalışıp tekrar geleceğiz. &lt;br /&gt;- O zaman tekrar resim boyayabiliriz. &lt;br /&gt;- Hem ben evden pastel boyalarımı da getiririm. &lt;br /&gt;Hafifçe gülümsedi Merve. &lt;br /&gt;- Tamam. &lt;br /&gt;Annesi onu kapıda bekliyordu. Elinden tuttu. Yavaş yavaş merdivenden indiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6254332808827027229?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6254332808827027229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/pnar-deniz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6254332808827027229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6254332808827027229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/pnar-deniz.html' title='Pınar Deniz'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-X7jiFUge71k/Tp5vvw4KP1I/AAAAAAAAAlU/3owB-yUHNOI/s72-c/daniel+southard1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4054378060948164321</id><published>2011-10-18T22:37:00.000+03:00</published><updated>2011-10-18T22:37:46.405+03:00</updated><title type='text'>normal hayatın dayanılmaz hafifliği</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-46zsD4V708Y/Tp3VM7A3P5I/AAAAAAAAAlM/batJR5lmcUA/s1600/feather.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="336" src="http://1.bp.blogspot.com/-46zsD4V708Y/Tp3VM7A3P5I/AAAAAAAAAlM/batJR5lmcUA/s400/feather.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kahvaltıyı hazırla, ilaçları hazırla, oğlanın giysilerini hazırla, kendin hazırlan... Oğlanı uyandır,&amp;nbsp;babasını uyandır, çantanı al, yola çık...Yolda geç kalmasınlar, trafik olmasın, sağ salim varsınlar&amp;nbsp;diye dua et... İşyerinin kapısından gir, ilk çayını&amp;nbsp;kupaya doldur, &amp;nbsp;toplantı üstüne toplantı yap, bir elinde hep telefon olsun, ya okuldan ararlarsa diye...Ayrıntıları düşün, öğle yemeğinde oğlana verecekleri yemeği,&amp;nbsp; oturduğu sıranın ona uygunluğunu, sınıfındaki arkadaşlarını, öğretmenini sevip sevmediğini, kendini ifade edip etmediğini...Akşam koşarak eve dön, tüm detayları öğrenebilmek için bin tane soru sor, akşam yemeğini yedir, beraber oyun oyna, gül, eğlen...Erkenden yatağına yatır...&lt;br /&gt;Her okula giden çocuğun annesininki gibi...Normal bir hayat...Ve normal hayata sahip olmanın dayanılmaz hafifliği... Ne güzelmiş...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4054378060948164321?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4054378060948164321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/normal-hayatn-dayanlmaz-hafifligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4054378060948164321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4054378060948164321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/normal-hayatn-dayanlmaz-hafifligi.html' title='normal hayatın dayanılmaz hafifliği'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-46zsD4V708Y/Tp3VM7A3P5I/AAAAAAAAAlM/batJR5lmcUA/s72-c/feather.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3609107589290398742</id><published>2011-10-16T20:56:00.003+03:00</published><updated>2011-10-16T21:41:18.183+03:00</updated><title type='text'>güzel bir gün</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-fliWcrUUTp4/TpsaEerAZsI/AAAAAAAAAlE/R30JMqQv4XA/s1600/gallery_040956152011.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="208" src="http://3.bp.blogspot.com/-fliWcrUUTp4/TpsaEerAZsI/AAAAAAAAAlE/R30JMqQv4XA/s400/gallery_040956152011.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Okul açılışı için hazırlanış, anneanne ve babaanneyi de alıp okul binasına varış...&amp;nbsp; Sabah çaylı, kahveli, kanepeli kokteyl sonrası tören çadırına alınış... Öğretmenler tarafından çocukların bizlerden alınması ve her sınıfa birer numunelik&amp;nbsp;öğrenci yerleştirilmesi, başlarına ablaların konması... Töreni Erol Evgin'in sunması, hiç yaşlanmamış olması... Sabancı ailesinin orada bulunması ama Metin Sabancı'nın olmaması..2 tane dünya tatlısı CPli çocuğun konuşma yapması, benim ağlamam...Konuşma sırasını bekleyen kız çocuğunun sıkılıp başparmağını emmeye başlamasını görmem ve daha çok ağlamam....Hayrunnisa Gül'ün açılışı yapması kurdeleyi kesmesi,&amp;nbsp; basınla ve vakıf üyeleri ile beraber biz veliler ve konuklar dışarıdayken okulu gezmesi, sınıflarında bekleyen civcivleri ziyaret etmesi...&lt;br /&gt;Birden okul müdüresini görmem ve "Hayrunnisa hanım sizle tanışmak istiyormuş" demesiyle şoka girmem... Eşimle elele korumaların arasından geçirtilerek Umut'un bulunduğu sınıfın önüne getirtilmemiz.&amp;nbsp; İçerden Umut'un "abbblaaa" diye seslenişini duymam...&amp;nbsp;Hayrunnisa Hanım'ın sınıftan &amp;nbsp;çıkıp bizim elimizi sıkması ve "ingilizce bile öğretmişsiniz oğlunuza" demesi.. Şaşkınlığımın iki kat artması çünkü Umut'un bildiği tek İngilizcenin "uuu baby!" olması, ve bunu cumhurbaşkanının eşine söylemiş olması ihtimali...Teşekkür etmem ama sağım solum kameralarla ve insanlarla doluyken sohbet açamamam...&amp;nbsp; Yardımcı olmaya çalışması ve konuşabilmem için, "tek çocuk mu?" "uzakta mı oturuyorsunuz?" gibi sorular sorması, dilim tutulup sadece "evet ve hayır " diyebilmem, eşiminse ağzını şaşkınlıktan bıçak açmaması...En son olarak "çok uyumlu, mutlu bir çocuktur" demem ve Hayrunnisa Hanım'ın "inşallah buradaki diğer çocuklar da Umut kadar mutlu olur" demesi, ve "Allah yardımcınız olsun" diyerek ayrılması. &lt;br /&gt;Oğlanı alıp dışarı çıkmamız...O kadar veli arasından bizim seçilmiş olmamız...Aklıma gelmeyenin başıma gelmesi...&lt;br /&gt;Çok güzel bir gün olması, mutluluk dolmamız ve eve uçarak dönmemiz.... Uuuuuu Baby!!!!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3609107589290398742?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3609107589290398742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/aklna-gelmeyenin-basma-gelmesi.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3609107589290398742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3609107589290398742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/aklna-gelmeyenin-basma-gelmesi.html' title='güzel bir gün'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-fliWcrUUTp4/TpsaEerAZsI/AAAAAAAAAlE/R30JMqQv4XA/s72-c/gallery_040956152011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2260878957473326821</id><published>2011-10-13T22:55:00.000+03:00</published><updated>2011-10-13T22:55:06.619+03:00</updated><title type='text'>bu çocuk</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-e2bnFsgXaxg/TpdB8KqIEJI/AAAAAAAAAk8/J9kC7ZC24gg/s1600/20.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="297" src="http://1.bp.blogspot.com/-e2bnFsgXaxg/TpdB8KqIEJI/AAAAAAAAAk8/J9kC7ZC24gg/s400/20.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Bu doğuştan mı böyle?"&lt;br /&gt;"Bu sakat mı?"&lt;br /&gt;"Ne diyor doktorlar bu'na?"&lt;br /&gt;"Bu'nun tanısı ne?"&lt;br /&gt;"Bu iyileşecek mi / &amp;nbsp;Yürüyecek mi?"&lt;br /&gt;"Bu'nun nesi var?"&lt;br /&gt;Bu , bu , bu diye seslenilen,"ne köy olur ne kasaba" denilen, hatta daha doğmadan önce, "bir doğsun bakalım, belki müdahale etmeye bile deymez" veya " niye doğumu sonlandırtmadın ki?" diye sorulan, "kemoterapiyi kaldıramayabilir" diye tahminlerde bulunulan, koli koli ilaçlarla ilk 18 ayını hastane köşelerinde geçirmiş, yaşı kadar ameliyatlar atlatmış bu çocuk,&lt;br /&gt;yani Umut Bicioğlu, pazartesi günü Milli Eğitime bağlı gerçek bir okulda eğitime başlıyor, hem de burslu öğrenci olarak!!!!!&lt;br /&gt;Gururum, hayatımdaki en büyük başarım, &amp;nbsp;Umut'um!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2260878957473326821?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2260878957473326821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/bu-cocuk.html#comment-form' title='24 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2260878957473326821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2260878957473326821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/bu-cocuk.html' title='bu çocuk'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-e2bnFsgXaxg/TpdB8KqIEJI/AAAAAAAAAk8/J9kC7ZC24gg/s72-c/20.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3069549068270425731</id><published>2011-10-12T14:40:00.000+03:00</published><updated>2011-10-12T14:40:42.194+03:00</updated><title type='text'>peki peki anladık</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-TYLqw3zzSfM/TpV73m6KeGI/AAAAAAAAAks/AkEt-EkqAlo/s1600/mf%25C3%25B6.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="326" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-TYLqw3zzSfM/TpV73m6KeGI/AAAAAAAAAks/AkEt-EkqAlo/s400/mf%25C3%25B6.bmp" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Doğruymuş! &lt;br /&gt;Televizyonda rastlardım bazen, şarkıcıların konuk olduğu programları arayan kadınlar “5 yaşındaki kızım size bayılıyor, sizi çok seviyor, tüm şarkılarınızı biliyor “ derlerdi de gülerdim. Onlar adına utanırdım niyeyse…&lt;br /&gt;“Ufacık çocuk neyi nasıl ayıracak, sen ne dinleyip seviyorsan o da onu seviyor işte “ diye kendimce ukalalık yapardım.&lt;br /&gt;Öyle değilmiş işte kazın ayağı. Bizzat yaşadım, gördüm. Umut, Mazhar Alanson fanatiği. Evet ailecek biz de seviyoruz kendisini, özellile de "benim hala Umudum var" şarkısı bize çok özel geliyor, ama Umut’un dinlerken içi taşıyor, bazen kendini tutamayınca sevinç çığlıkları hıçkırıklı ağlamalara dönüşüyor. &lt;br /&gt;Özellikle “peki peki anladık”&amp;nbsp; ve “vak the rock” şarkılarını dinlerken, evdeki ses düzeyi tehlikeli boyutlara varıyor.&lt;br /&gt;Şarkılara “abii abii abiccim!” diye sürekli tekrar ederek eşlik ediyor. “en güzel sen ağlarsın” kısmında ağlıyor, “en iyi sen gülersin” kısmında gülüyor ve “sen neymişsin be abi” den sonra “aaaa aaa aaaaaa” diye avaz avaz bağırıyor. &lt;br /&gt;Şarkıyı akşam dinlemişse uyumadan önce kendi kendine tekar ediyor. &amp;nbsp;Bizde oturduğumuz yerde bebefondan Umut konseri dinliyoruz.&lt;br /&gt;Ayrıca bu nasıl bir şarkıdır ki kaç çocuğu büyütmüş, kaç çocuğun diline takılmış, etkisi hiç azalmamıştır.&amp;nbsp; Şimdi 30'larına yaklaşan kuzenimi evin içinde “peki peki yondadık” diye zıplarken gayet net hatırlıyorum.&amp;nbsp; Sıra Umut'ta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam eşimle MFÖ konserine gidiyoruz.&amp;nbsp; Kendimi tutamayıp adamın yanına gitmem inşallah “oğlum sizi çok seviyor, şarkılarınıza bayılıyor” diye! &lt;br /&gt;Ay ay ay ben de o annelerden oldum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3069549068270425731?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3069549068270425731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/peki-peki-anladk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3069549068270425731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3069549068270425731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/peki-peki-anladk.html' title='peki peki anladık'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-TYLqw3zzSfM/TpV73m6KeGI/AAAAAAAAAks/AkEt-EkqAlo/s72-c/mf%25C3%25B6.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5303514918665135492</id><published>2011-10-09T22:59:00.001+03:00</published><updated>2011-10-10T21:31:32.574+03:00</updated><title type='text'>vişne likörü</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ca0A_jpFIQQ/TpH8__C9eDI/AAAAAAAAAko/vFVQniSPjsI/s1600/cherry.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://4.bp.blogspot.com/-ca0A_jpFIQQ/TpH8__C9eDI/AAAAAAAAAko/vFVQniSPjsI/s400/cherry.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Konuşan çikolata diye bir ürün çıkmış, pastanelerde satılıyor. Üzerinde "iyi ki doğdun" yazan kırmızı paketi satın alıp eve geldik. Kayıt butonuna basıp Umut'un "abbllaaaaa" çığlığını kaydettik. Kutu her açıldığında çikolata "abblaaa"diyecek artık. &amp;nbsp;Çikolatayı kurdele ile sarıp kağıt poşete koyduk. Umut'a ayakkabılarını giydirdim, omuzlarından tutup kapıya yürüttüm. "hediyeyi sen ver" dedi babası ve poşetin sapını eline tutuşturdu. Tam 3 adım attı Umut elinde paketle. &amp;nbsp;Düşürdü sonra. "Olsun" dedik eşimle bir ağızdan. "olsun..."&lt;br /&gt;2 kat yukarımızdaki evin ziline bastık&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Umut'un abla diye seslendiği kadın, benim çok sevdiğim Tülin komşum kanser. 2 gün önce doğumgünüydü. Uzun çok uzun zamandır çekiyor, sık aralıklarla kemoterapi görüyor, "kaçıncı metastas olduğunu sorma" diyor, ben de sormuyorum. 2 genç çocuğu var, kocasını akciğer kanserinden 10 sene önce kaybetmiş. Yüzü hep güler, herşeyi alaya alır, Umut'a da "kader arkadaşım" diye seslenir.&lt;br /&gt;Kapıyı açması çok uzun sürdü, evde tek başınaymış, loş ışıkta kim olduğumuzu göremedi, sonra nefes nefese bizi içeriye buyur etti. Hediyemizi verdik, çok sevindi, Umut'un ellerinden defalarca öptü. &amp;nbsp;"Çok yoruldum bu sefer" dedi, toparlanamadım bir türlü... Sen çok iyi bilirsin zaten bunları..." deyince de &amp;nbsp;"ben bilemem, tahmin ederim sadece ama Umut bilir" dedim. Sonra Umut'un şaklabanlıklarına güldük beraber ve kalkmak için izin istedik.&lt;br /&gt;Tam çıkarken "bak evde boş boş oturmuyorum, resim yapıyorum, örgü örüyorum, konserve dolduruyorum" dedi o neşeli yüzüyle. "Ayrıca vişne likörü yaptım yeni" dedi, "3-4 ay bekleyecekmiş, sonra içeriz beraber" İrkiliyorum vişne likörü lafını duyunca. En son Şuşu'nun yaptığı vişne likörünü Şuşu'suz içmek zorunda kalmıştık, kanserden aramızdan ayrıldığından dolayı.&lt;br /&gt;Bir an kanserle vişne likörü arasında bir bağlantı mı var yoksa gibi sürreal bir düşünceye kapılıyor ve gidip likörün saklandığı şişeyi bir tekmede parçalamak istiyorum. Bu düşüncem kadar büyük bir saçmalık kanser, büyük bir kötülük, büyük pislik&lt;br /&gt;Kanserden, parçaladığı hayatlardan, çektirdiği acılardan nefret ediyorum.&lt;br /&gt;Umarım bu sefer likörü yapanla beraber içeriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5303514918665135492?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5303514918665135492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/visne-likoru.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5303514918665135492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5303514918665135492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/visne-likoru.html' title='vişne likörü'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ca0A_jpFIQQ/TpH8__C9eDI/AAAAAAAAAko/vFVQniSPjsI/s72-c/cherry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3062052153079979327</id><published>2011-10-06T23:03:00.001+03:00</published><updated>2011-10-06T23:03:51.951+03:00</updated><title type='text'>bbc</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-2_09J78Q5vA/To4JOhesLXI/AAAAAAAAAkk/Y-hRUVsF_-8/s1600/_45506368_cerrie2_bbc226_3002.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-2_09J78Q5vA/To4JOhesLXI/AAAAAAAAAkk/Y-hRUVsF_-8/s320/_45506368_cerrie2_bbc226_3002.jpg" width="241" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;BBC'nin sabah saatlerinde 1yaş üzeri çocuklar için yayında olan programının sunucusu tek kolu olmayan bir engelli. İsmi Carrie Burnell. Program bugün &amp;nbsp;hala devam ediyor mu bilmiyorum ama araştırırken 2009 yılında Carrie yayına ilk çıktığı günlerde izleyicilerden hem olumlu hem de olumsuz tepkiler almış. Olumsuz tepkilerin başında "çocuklarımızın psikolojisi bozuluyor" cümlesi geliyormuş. Sonra "kabus görüyor" en son da da "korkuyor"&lt;br /&gt;BBC programının ve sunucusunun yanında olmuş ve programı değişiklik yapmadan devam ettirmiş.&lt;br /&gt;Bu konu hakkında okuduğum yazılarda 2-4 yaş çocuklarının sadece "O'na ne olmuş? Koluna ne olmuş?" sorularına cevap aradıklarını ve eğer basitçe açıklanırsa "bu şekilde doğmuş" veya "bir kaza geçirmiş, ama bu istediği herşeyi yapabilmesi için bir engel değil" gibi açıklamalarda bulunulursa çocuğun tatmin olup programı seyredip sunucunun koluna bir daha hiç takılmayacağı, kanıksayacağı anlatılıyor. &amp;nbsp;Sorunun çocuklarda değil, anne babaların tutumlarında olduğunun üzerine bastırılıyor.&lt;br /&gt;Carrie Burnell ise "benimle karşı karşıya kalan çocukların aileleri çocuklarının sorularına cevap verirken "ters bir şey söylerim" endişesi ile zorlanıyorlar. En kötüsü de çocuğu susturuyorlar. Halbuki evlerinin rahat ortamında ben ekrandayken sorulara basit yanıtlar vererek durumu kolayca çözebilirler" diyor.&lt;br /&gt;BBC'yi bu uzun süreli yayını için tebrik ediyorum. Çocukları fanusta büyütmemeyi seçtikleri için, eşit hak ve özgürlükleri savundukları için, ve de gelen tepkilere aldırmayıp doğru bildikleri yoldan şaşmadıkları için. &amp;nbsp;Ayrıca aynı programda senelerdir "işaret dili"nin de öğretildiğini belirtmeden geçemeyeceğim.&lt;br /&gt;Ya aynı programı alıp Türkiye'ye uyarlasak? Neler olur acaba? &amp;nbsp;O saçma sapan dizileri, yarışma programlarını, şovları alıp Türkleştirerek yayınlarken araya bir de bunu katmayı akıl edebilen birleri olsa?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3062052153079979327?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3062052153079979327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/bbc.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3062052153079979327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3062052153079979327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/bbc.html' title='bbc'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-2_09J78Q5vA/To4JOhesLXI/AAAAAAAAAkk/Y-hRUVsF_-8/s72-c/_45506368_cerrie2_bbc226_3002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3181640447568822196</id><published>2011-10-05T23:34:00.001+03:00</published><updated>2011-10-05T23:37:11.205+03:00</updated><title type='text'>kıkır kıkır</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-aZWoWeNZLOw/Toy_M5lDbEI/AAAAAAAAAkg/rxDIzTPL6hs/s1600/koons_rabbit_preview.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-aZWoWeNZLOw/Toy_M5lDbEI/AAAAAAAAAkg/rxDIzTPL6hs/s400/koons_rabbit_preview.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Uzun zamandır İngilterede yaşayan çocukluk arkadaşımla buluştum. Son görüşmemiz bundan 4-5 sene öncesiydi. &lt;br /&gt;Yemek yedik birlikte, eski günlerimizden bahsettik, çocukluğumuzu andık, çocuklarımızı anlattık. Çok sevindiğim bir şey söyledi sonra bana, "kıkırdaman geri gelmiş" dedi. "son gördüğümde seni sen yapan kıkırdamanın olmadığını &amp;nbsp;farketmiş, endişelenmiştim" &lt;br /&gt;Umut'un bir gözlerini bana benzetirler bir de kıkırdamasını...&lt;br /&gt;Bir daha bizden ayrılmaması dileğiyle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3181640447568822196?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3181640447568822196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/kkr-kkr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3181640447568822196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3181640447568822196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/kkr-kkr.html' title='kıkır kıkır'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-aZWoWeNZLOw/Toy_M5lDbEI/AAAAAAAAAkg/rxDIzTPL6hs/s72-c/koons_rabbit_preview.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2103313383116326974</id><published>2011-10-05T22:52:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T22:52:44.474+03:00</updated><title type='text'>saçmalama</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-mzsTeclr7MQ/Toy1dIeaBLI/AAAAAAAAAkI/xqfvBqi92ZE/s1600/IMG_1486.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-mzsTeclr7MQ/Toy1dIeaBLI/AAAAAAAAAkI/xqfvBqi92ZE/s400/IMG_1486.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;geçenlerde çok sevdiğim bir iş arkadaşımla beraber moda dergilerinden birine bakıyorduk. "çanta çok güzel ama manken çok spastik durmuş" dedi. İlk defa duymuyordum bu benzetmeyi ondan. Daha öncekilerde susmuş, konuyu değiştirmiştim. Ayrıca o kadar çok&amp;nbsp;rastlıyorum &amp;nbsp;ki bu kelimeyi bir aşağılama olarak kullananlara, normal konuşma diline geçti de&amp;nbsp;ben mi bilmiyorum diye meraklanıyorum. Mesela&amp;nbsp; "sizin şirklette spastik bir herif var neydi O'nun adı"? diye sormuştu biri&amp;nbsp;telefonda.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bu sefer uyarmaya karar verdim. "çok kullanıyorsun bu kelimeyi, kızıyorum sana" dedim usulca. Umut'un da bir spastik olduğunu , bunun bir tanı olduğunu, alay edilecek bir karakter özelliği&amp;nbsp;veya bilerek yapılan hareketler sinsilesi olmadığını anlatmama gerek kalmadı. Gözgöze geldiğimizde tüm bunları yüzümden anladı ve bu konu bir daha açılmadı. &lt;br /&gt;Bazen farkında olmadan çok saçmalıyoruz. Bazen bir uyarana ihtiyacımız oluyor. Keşke lise zamanlarımda beni de beğenmediğim ayakkabılar için "sakat ayakkabısı gibi" dediğim zaman uyaran biri olsaydı da şimdi Umut'a tıbbi adı atel / afo / kafo olan "sakat ayakkabılarının" &amp;nbsp;iyisini bulacağım diye ortopedicileri dolaşırken hatırlayıp utançtan&amp;nbsp;yüzüm kızarmasaydı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2103313383116326974?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2103313383116326974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/sacmalama.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2103313383116326974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2103313383116326974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/sacmalama.html' title='saçmalama'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-mzsTeclr7MQ/Toy1dIeaBLI/AAAAAAAAAkI/xqfvBqi92ZE/s72-c/IMG_1486.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4233610257882635355</id><published>2011-10-03T22:43:00.000+03:00</published><updated>2011-10-03T22:43:21.341+03:00</updated><title type='text'>şuursuzluk</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LK7d3kOrzDM/TooP0XXI7EI/AAAAAAAAAkE/b0VgDPkq6Fs/s1600/sophie+blackall6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-LK7d3kOrzDM/TooP0XXI7EI/AAAAAAAAAkE/b0VgDPkq6Fs/s400/sophie+blackall6.jpg" width="301" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pazar günü eve döndüm. Evde Umut tarafından çığlıklarla karşılanmanın güzelliği anlatılır gibi değil.&amp;nbsp;Hasret gidermek uzun, doymak mümkün değil. &lt;br /&gt;İşler birikmiş, yazılacak yazılar birikmiş, okunmamış gazeteler birikmiş. Gazete eklerinden birini çekip okudum bugün. Ayşe Arman'ın yaptığı bir röportaj karşıma çıktı. &lt;br /&gt;21 yaşında %100 engelli annesi olan bir anne ile yapılan bir röportaj. İçimi allak bullak etti. Zor bir hayat. Hep "allah sabır versin"lerle geçmiş. Baba yok. Para yok.&amp;nbsp; Çocuğun değil, kadının durumu vahim&amp;nbsp;ama bence en vahim durumda olan, en acınacak olan Ayşe Arman'ın kendisi. Yazıyı sonuna kadar, bu tip hayatları çok duymuş, görmüş, hatta %96 engelli çocuğu olan bir anne olarak bizzat yaşamış bir anne olarak okudum. Yazı bitti, sonun ayrı renkte parantez içinde bir paragrafla yazılmış bir not vardı, Ayşe hanım'ın yazdığı, diyor ki:&lt;br /&gt;"Evden dışarı çıktığımda ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Engelli bir çocuğunuz yoksa sizler de öylesiniz. Yatıp kalkıp şükredin"&lt;br /&gt;Tüylerim diken diken oldu ve hemen klavye başına geçip bir mail döşenmek istedim bu "anlayışlı" köşe yazarına. "Ayşe hanım, ben de bir engelli annesiyim ama kendimi çok şanslı hissediyorum. Şaşıracaksınız belki ama bu deneyimi bana yaşattığı için yatıp kalkıp şükrediyorum" &lt;br /&gt;7 yıldır, çevremde tanıyıp tanımadığım herkese,&amp;nbsp; bu blog'u kurarak ulaşabildiğim herkese engelli çocuk sahibi olmanın dünyanın sonu, bir annenin başına gelebilecek en kötü şey, bir şanssızlık, lanet veya cezalandırma olmadığını, bir varoluş, bir hayat biçimi,&amp;nbsp;hatta bazen bakış açısına bağlı&amp;nbsp;bir şans olduğunu anlatmaya çalıştım.&amp;nbsp; Oğlum hep sevgi ve ilgi gördü. Bugün 9 yaşındaki komşumuzun oğlu, sınıf arkadaşını Umut'la tanıştırmaya getirdiyse, birlikte elini tutup O'nu sevdilerse tüm bu düşüncelerin sonucudur. Eğer sürekli gülüyorsa hiç bşr zaman zavallı bir aile olduğumuzu düşünmediğimiz içindir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Oğlumla gurur duyuyorum.&lt;br /&gt;Ama bu çok okunan yazar, haberinin sonuna bir paragraf koyarak tüm engelli annelerini şanssız, normal çocuk annelerini şanslı olarak ikiye ayırıyor. Zaten toplumumuzda oturmamış, zavallı engelli kavramını körüklüyor. Özetle "şuursuzluk" yapıyor.&lt;br /&gt;Oturup tüm düşüncelerimi yazacağım kendisine, okur veya okumaz, ben elimden geleni yapayım da..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4233610257882635355?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4233610257882635355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/suursuzluk.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4233610257882635355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4233610257882635355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/10/suursuzluk.html' title='şuursuzluk'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-LK7d3kOrzDM/TooP0XXI7EI/AAAAAAAAAkE/b0VgDPkq6Fs/s72-c/sophie+blackall6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4626384952808154257</id><published>2011-09-22T17:07:00.000+03:00</published><updated>2011-09-22T17:07:00.511+03:00</updated><title type='text'>iş seyahati</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-TDrkUq-bn00/TntA-U1aXtI/AAAAAAAAAkA/Fpcq4_39S_E/s1600/26.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hca="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-TDrkUq-bn00/TntA-U1aXtI/AAAAAAAAAkA/Fpcq4_39S_E/s320/26.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Seyahat arası, &amp;nbsp;önce paris , sonra londra, en son budapeşte... Oğlum babasıyla. Çok işi var, kan testleri yapılacak, ilaç düzeyleri bakılacak, afo için ölçü alınacak, okuldan haber beklenecek, iyiyse kayıt olunacak, fizik tedavi ve rehabiltasyona gidilecek, çok meşgulüz ailecek&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4626384952808154257?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4626384952808154257/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/is-seyahati.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4626384952808154257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4626384952808154257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/is-seyahati.html' title='iş seyahati'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-TDrkUq-bn00/TntA-U1aXtI/AAAAAAAAAkA/Fpcq4_39S_E/s72-c/26.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5252889397599703170</id><published>2011-09-21T15:03:00.000+03:00</published><updated>2011-09-21T15:03:04.299+03:00</updated><title type='text'>geçiş dönemi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DYi5UhVj8l0/TnnSYyP3TfI/AAAAAAAAAj8/iVSSyQvoTYQ/s1600/alexis+anne+mackenzie1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hca="true" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-DYi5UhVj8l0/TnnSYyP3TfI/AAAAAAAAAj8/iVSSyQvoTYQ/s400/alexis+anne+mackenzie1.jpg" width="292" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Artık tekerlekli sandalyeye geçelim dedik.&amp;nbsp; Pusete bizim kuş sığmıyor artık, enden kurtarıyor ama ayaklar tekerleklere sürtüyor. Arayıştayız, o marka, bu marka, "yok mu bunun yerlisi?" derken bir bilene soralım dedik.&amp;nbsp; "Var mı bildiğiniz, tavsiye edebileceğiniz bir marka?" &amp;nbsp;dedim bize gelen fizyoterapiste.&amp;nbsp; "Hiç girişmeyin o işlere1" dedi.&amp;nbsp; Anlamadım önce Umut için zararlı sandım, oturuşunu falan etkiler, demek istedi zannettim.&amp;nbsp; "Neden?" &amp;nbsp;dedim&amp;nbsp;&amp;nbsp; "Kötü etkilenirsiniz" dedi.&amp;nbsp; "Bakışlardan, sorulardan &amp;nbsp;psikolojiniz bozulur" &amp;nbsp;diye devam etti.&amp;nbsp; Ben hala Umut'tan bahsediyor sanıyorum&amp;nbsp; "Umut'un mu ?" dedim "psikolojisi bozulur, kendini kötü hisseder?" &amp;nbsp; "Hayır" dedi&amp;nbsp; "ben anne baba olarak sizden bahsediyorum!"&lt;br /&gt;"&amp;nbsp;Eh "dedim&amp;nbsp; "yani bravo, bunca zaman haftada en az 1 kere görüşüyoruz daha tanıyamamışız birbirimizi"&lt;br /&gt;"Yok be hocam, biz bunları aştık, yeterki çocuk rahat etsin, sıkışmasın pusette.&amp;nbsp; Bizim psikoloji öyle kolay bozulmuyor. Hatta bariz olsun engelli olduğu ki havaalanlarında, yolculuklarda&amp;nbsp;rahat edelim, kaldırımlardan daha rahat çıkalım, insanlar koca çocuk niye pusete biniyor diye bakmasın, anlasınlar durumu. Ben de rahat edeyim onlar da, oğlan da. "&lt;br /&gt;Söyledim bunları da şaşırdı adamcağız,&amp;nbsp; bizim kadar rahat pusetten tekerlekli sandalyeye geçiş yapana rastlamadı herhalde...&lt;br /&gt;İlginç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5252889397599703170?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5252889397599703170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/gecis-donemi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5252889397599703170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5252889397599703170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/gecis-donemi.html' title='geçiş dönemi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-DYi5UhVj8l0/TnnSYyP3TfI/AAAAAAAAAj8/iVSSyQvoTYQ/s72-c/alexis+anne+mackenzie1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8665274381505574501</id><published>2011-09-19T22:47:00.001+03:00</published><updated>2011-09-19T23:09:22.714+03:00</updated><title type='text'>internette dolanırken</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xMXciQurqds/TnegnTaI3jI/AAAAAAAAAj4/fxu2Nubhwlo/s1600/23.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://2.bp.blogspot.com/-xMXciQurqds/TnegnTaI3jI/AAAAAAAAAj4/fxu2Nubhwlo/s320/23.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İnternette dolanırken çok değerli bir annenin hayat öyküsüne rastladım. &amp;nbsp;36 yıllık bir annelik öyküsüydü. Otistik bir çocuğu yetiştirme çabasıydı anlatılan ama benim dikkatimi en çok ikinci çocuklar ilgili paragraf çekti. Hep dilimin ucunda olan ama söyleyemediğim, hep ya olursa diye düşünüp anlatamadığımı anlatmış Gevher Hanım.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sanırım ancak yaşayan bilir denecek türde bir deneyim... İkinci çocuk çekincelerimin başında gelir kendisi... Küçük olanın kendini dışlanmış hissetmesi..Ellerinizden öperim Gevher Hanım, kalbim sizle beraber...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Otistik bir evladı olan aileler bu durumda nasıl davranacağını bilemiyor ve büyük sorunlar yaşıyor. Hele de ailede ikinci bir çocuk varsa anne-baba nasıl bir davranış içine gireceği konusunda çaresiz kalıyor. Çünkü diğer çocuk annesinin ve babasının hasta kardeşine gösterdiği ilgiyi kıskanıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Taylan’ın hastalığını ilk fark eden annesi Gevher Kara, kendisine verilen annelik görevini 36 yıldır bıkmadan, usanmadan, özveri ve sabırla yerine getirirken, bir yandan da bu sorunları aşmaya çalışıyor. Eğitim ve tedavi sürecinde, sevgisini, merhametini ve anne sıcaklığını oğlunun üzerinden eksik etmeyen Gevher Hanım, Taylan’ın hastalığı ile adeta bir eğitmen, bir doktor, bir terapist gibi ilgileniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlunun sağlıklı bir insan gibi yaşaması için önüne çıkan engelleri sabırla aşan Gevher Hanım, diğer oğlu ile ilgilenmeyi de ihmal etmiyor. Taylan’la yakından ilgilenmesinin diğer oğlu ile ilişkisini olumsuz etkilediğini söyleyen Gevher Hanım, “Anne olarak iki çocuğum arasında dengeyi kurarken çok yoruldum. Çok hassas terazide durmam gerekiyordu. Yıllarca diğer oğluma onu da çok sevdiğimi ama Taylan’ın ihtiyacı olduğu için onunla ilgilenmem gerektiğini anlatmaya çalıştım. Çocuk kalbiyle bunu anlayamadı elbet. Çünkü aralarında yalnız iki yaş var. Bana; ‘Keşke ben Taylan olsaydım, beni daha çok sevseydin’ derdi. Abisinin sağlıksız hareketlerini örnek almasın diye onu anaokuluna gönderdim. Bu kez de kendini dışlanmış hissetti. 13 yaşına geldiğinde yaşanan durumu anlamaya başladı ve çok sevildiğini fark etti. Şimdi, abisinin en büyük destekçisi ancak o yıllar içinde çok yoruldum” diyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8665274381505574501?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8665274381505574501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/internette-dolanrken-cok-degerli-bir.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8665274381505574501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8665274381505574501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/internette-dolanrken-cok-degerli-bir.html' title='internette dolanırken'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-xMXciQurqds/TnegnTaI3jI/AAAAAAAAAj4/fxu2Nubhwlo/s72-c/23.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2305913191428738380</id><published>2011-09-19T14:53:00.001+03:00</published><updated>2011-09-19T14:53:43.201+03:00</updated><title type='text'>trafik</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ol4h9gMAHIo/TnctFjEaCqI/AAAAAAAAAjs/0QuBq3PDO7s/s1600/bengrasso_01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ol4h9gMAHIo/TnctFjEaCqI/AAAAAAAAAjs/0QuBq3PDO7s/s400/bengrasso_01.jpg" width="287" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İstanbulda trafik hep kötü, her zaman kötü. Artık saat mevhumu da kalmadı. Hafta sonu, hafta içi, öğlen , akşam, fark etmiyor, her zaman kapalı. Gidecek, görecek çok yer var, yemek yiyecek, iki kadeh atılacak yer sürüyle ama gidilemiyor, gidilse de dönülemiyor bir türlü. Araba derdi, dün beni gerdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutköy’de balık yiyelim dedik, zaten Ulustayız, yürüsek gideriz de yokuş aşağı, dönmek zor. Sevdiklerimizle beraber 2 araba yollandık, valeye teslim edildi anahtar zaten başka çare yok, istesen de istemesen de arabayı vereceksin, İstanbul’un yan etkisi… Yemek yedik, sohbet ettik, oğlan kucakta biraz gezindik, biraz kaldırım aştık, puset sürmek mümkün değil, yürümek dahi zor zaten. Sonra geri dönüş faslı başladı. Daracık bir köşede, kaldırım kenarımda, bekliyoruz ki arabamız gelsin, evimize dönelim. Eşim yoruldu oğlanı kucakta taşımaktan, oğlum sıkıldı kucakta olmaktan, yere indirdik. Ben omuzlarından tutuyorum, o sabit bir şekilde ayakta durmaya çalışıyor. İlk 15 dakika eğlendi, yanımızdan geçen arabalar, gürültü, farlar çok dikkatini çekti. İlk araba geldi, ailemizin diğer kısmı gitti, biz bize kaldık. Fakat sonra Umut yoruldu, dik duramamaya başladı, dizleri kırıldı. Oturacak yer yok, kucağa almam zaten mümkün değil. Araba bir türlü gelmedi yarım saat geçti biz aynı köşede, aynı noktada bekledik. Tam önümüzdeki kaldırımda ise bir sürü masa, masalarda insanlar akşam yemeklerini yiyorlar arada bana ve Umut’a yan gözle bakıyorlar. &lt;br /&gt;Tam da “offf yeter artık” demeye başlayacağım anda yanımda yabancı bir adam belirdi. İngilizce olarak, “uzun zamandır bekliyorsunuz, çocukta yorulmuştur, lütfen masamıza buyurun, oturarak bekleyin arabanızı” dedi. O anda anladım aslında oturmaya ne çok ihtiyacım olduğunu, ve teklifin ne kadar ilaç gibi geldiğini. Bin bir teşekkürle masalarına gittik, Umut’la ikimiz. Çok tatlı Amerikalı bir aile, araba gelene dek havadan sudan, trafikten konuştuk. Hiç Umut’u sormadılar. “Nesi var?” demediler, “geçmiş olsun, işiniz de zor” gibi laflar veya yüz ifadeleri kullanmadılar. 5 dakikalık bir paylaşımdı ama her şey olması gibiydi. Ben memnundum, Umut memnundu. &lt;br /&gt;Peki onca zaman ara ara bakıp bizi seyrederek yemek yiyen yurdum insanı niye bizi yanına çağırmadı, oturmamızı teklif etmedi de yabancı bir aile bunu yaptı? &lt;br /&gt;Rahatsız olurum, acınmış gibi hissederim diye mi uzak durdular?&lt;br /&gt;Psikolojileri bozulur diye mi masalarına çağırmadılar?&lt;br /&gt;Medeni nasıl olunur bilmedikleri için mi hiç bir şey yokmuş gibi davrandılar?&lt;br /&gt;Bilmiyorum ama bu trafikten çok daha can sıkıcı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2305913191428738380?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2305913191428738380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/istanbulda-trafik-hep-kotu-her-zaman.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2305913191428738380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2305913191428738380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/istanbulda-trafik-hep-kotu-her-zaman.html' title='trafik'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Ol4h9gMAHIo/TnctFjEaCqI/AAAAAAAAAjs/0QuBq3PDO7s/s72-c/bengrasso_01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6415903725053073860</id><published>2011-09-17T00:02:00.000+03:00</published><updated>2011-09-17T00:02:42.873+03:00</updated><title type='text'>farklı bir şeyler</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-43GBo5sYb6g/TnO5MQCp0QI/AAAAAAAAAjk/qC8Ic6Ux5tI/s1600/sophie+blackall4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-43GBo5sYb6g/TnO5MQCp0QI/AAAAAAAAAjk/qC8Ic6Ux5tI/s400/sophie+blackall4.jpg" width="293" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Farklı bir şey hissedersen, yolunda gitmeyen bir şeyler, hemen bizi ara!" demişti doktorlar. Normal şeyin bile ne olduğunu bilmeyecek kadar yeni anneydim o zaman, farklı şey ne olabilirdi? Umut daha 4-5 aylıktı, kemoterapi alıyordu, 3 ameliyat geçirmişti, gülmüyordu, ağlamıyordu, &amp;nbsp;biz evimizden uzaktık ve &amp;nbsp;zaten her şey farklıydı.&lt;br /&gt;bir kaç günlüğüne eve yollarlarken söylemişlerdi bize bu cümleleri. O gün kafama kodlandı. "farklı şey kötüdür" O günden bu güne farklı çok şey oldu. O kadar alert durumundaydım ki farklı olan her kötüyü çok şükür yakalayabildim, ama içimdeki "ya fark edemezsem? " korkusu beni yedi bitirdi.&lt;br /&gt;Geceleri farklı nefes alıyor mu diye uykusunu dinledim, hastalandığında nefes hızını saydım, &amp;nbsp;ateşi var mı diye sürekli kontrol ettim, hala evin her yanında dereceler durur ve acil durumda müdahale gerektiren ilaçlar ulaşılması en kolay yerlerdedir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Hala korkuyorum ama bastırıyorum da, çok sağlıklı değil biliyorum çünkü ilk fırsatta yüzeye çıkıp kalbimin deli gibi atmasına, bir yorganın altına girip aylarca uyuma isteğine sebep olabiliyorlar. Tıpkı dün olduğu gibi...&lt;br /&gt;Dün gelen fizyoterapist gerekli hareketleri ihmal edersek kaslarının kısalacağından, ameliyat gerekeceğinden, kalça çıkığından, ayak yamukluğundan bahsetti. Hepsini biliyordum ama tekrar duymak korkumu uyandırdı. &amp;nbsp;Kafa çapının artık büyümeyeceğini, bir bebek kafasına sahip erişkin bir bedene sahip olacağını söylemesi, tek bacağının diğerine göre kısa olduğunu öğrenmem de korkunun yanına bir de saçma bir şekilcilik üzüntüsü getirdi.&lt;br /&gt;1 saat kadar ne yaptığımı bilmez şekilde dolandım. Sonra Umut'a baktım, acayip neşeli, çığlıklar atıyor, oyun oynuyor, keyifli, hem de çok. " Eeee ben niye böyleyim o zaman? " Evimizdeyiz, mutluyuz, daha hiçbir şey yok ortada, daha kısalmış kaslar, yamuk ayaklar, ameliyat ihtimalleri bile yok ortada. Daha vucut büyümemiş zaten, o kafa da çok yakışıyor o gövdeye, üstelik belki ölçsem benim bacağımda 1cm kısa çıkacak! üzülecek, korkacak hiç bir şey yok ki ortada!&lt;br /&gt;Hadi Umut gel şarkı söyleyelim "leblebi koydum tasa, kız annem!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6415903725053073860?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6415903725053073860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/farkl-bir-seyler.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6415903725053073860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6415903725053073860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/farkl-bir-seyler.html' title='farklı bir şeyler'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-43GBo5sYb6g/TnO5MQCp0QI/AAAAAAAAAjk/qC8Ic6Ux5tI/s72-c/sophie+blackall4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8872482874458004518</id><published>2011-09-14T08:06:00.000+03:00</published><updated>2011-09-14T08:06:25.860+03:00</updated><title type='text'>emrullah amca</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-4Dia7KxCmdg/TnA2PurouhI/AAAAAAAAAjg/_ogPMheKjAw/s1600/daniel+St.+george.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-4Dia7KxCmdg/TnA2PurouhI/AAAAAAAAAjg/_ogPMheKjAw/s400/daniel+St.+george.jpg" width="297" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Emrullah Amca anlattı, biz dinledik. Tam da okulla bozmuşken tüm anneler gibi ben de, denk geldi hikayesi.&lt;br /&gt;Emrullah Amca 73 yaşında. &amp;nbsp;Biz yaylada tanıştık. &amp;nbsp;Koçira'nın yan komşusu, can dostu, şen dedesi, akşamların baş misafiri.&lt;br /&gt;Okula gitmek istemiş vakti geldiğinde. 7 yaşında tam. Göndermemiş babası. Tam 1 ay uğraşmış, ikna etmiş ama &amp;nbsp; geç de kalmış. &amp;nbsp;Varmış gitmiş okula, yanına daha yazılmamış 5 arkadaşını da katarak.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Öğretmen demiş ki "alamam" , "dersler başladı" demiş ki &amp;nbsp;"hem yerim yok" &amp;nbsp;Emrullah demiş ki "alacaksın" , "okuyacağım" Israr! kıyamet gırla...&lt;br /&gt;Sonunda yumuşamış öğretmen "tamam" demiş "ama kendi sıranızı kendiniz yaptıracaksınız." Sevinmişler, gidip kendilerine bir sıra yaptırmışlar.&lt;br /&gt;Hepsi o yaptırdıkları aynı sırayı paylaşmış sınıfın en arkasında. Zaten tahtayı göremiyorlarmış, zaten oturmuyorlarmış.&lt;br /&gt;"5 pekiyi" ile bitirmiş ilkokulu, sonra babası borçlanmış, daha fazla okuyamamış. "gurbete gittim" diyor "çalışmaya, İstanbul'a.." &amp;nbsp;tam 12 yaşında tek başına..."keşke okuyabilseydim" diyor "en iyisi bendim"&lt;br /&gt;Bir de bizim, şehirli annelerin "okul" diye kafayı sıyırma halimize bakıyorum. Kapının önünde, sınıfta, ağlayan, annesinin yanından ayrılamayan çocuklar geliyor gözümün önüne ama ne kadar uğraşırsam uğraşayım, tek başına hayat mücadelesine 7 yaşında başlayan, öğretmeni ikna eden, sıra yaptırtan &amp;nbsp;çocuğu gözümün önüne getiremiyorum.&lt;br /&gt;İkisi de ayrı uç, ikisi de üzücü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8872482874458004518?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8872482874458004518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/emrullah-amca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8872482874458004518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8872482874458004518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/emrullah-amca.html' title='emrullah amca'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-4Dia7KxCmdg/TnA2PurouhI/AAAAAAAAAjg/_ogPMheKjAw/s72-c/daniel+St.+george.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-933726238840974838</id><published>2011-09-13T07:51:00.000+03:00</published><updated>2011-09-13T07:51:54.746+03:00</updated><title type='text'>şubemiz yoktur</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ipq77adXh_M/Tm7hRlsOvFI/AAAAAAAAAjc/6M4mXiQL9JI/s1600/30.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ipq77adXh_M/Tm7hRlsOvFI/AAAAAAAAAjc/6M4mXiQL9JI/s320/30.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Eğer ki bir gün yolunuz Göktürk'e düşerse ve kaldırımlarda&amp;nbsp; güleç yüzlü bir ablanın desteğiyle yürüyen&amp;nbsp; sevinçten açılmış kocaman ağızlı,&amp;nbsp;dev&amp;nbsp;gözlü bir çocuk görürseniz, şaşırmayın,&amp;nbsp; O benim oğlumdur!&lt;br /&gt;Başka yerde şubemiz yoktur!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-933726238840974838?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/933726238840974838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/subemiz-yoktur.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/933726238840974838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/933726238840974838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/subemiz-yoktur.html' title='şubemiz yoktur'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Ipq77adXh_M/Tm7hRlsOvFI/AAAAAAAAAjc/6M4mXiQL9JI/s72-c/30.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1067779561201244256</id><published>2011-09-12T22:42:00.000+03:00</published><updated>2011-09-12T22:42:46.869+03:00</updated><title type='text'>bir sevgi reçeli</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-mn75xnLnzEw/Tm5gUQ8zlLI/AAAAAAAAAjU/TTNsr7AqBKs/s1600/blueberry.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-mn75xnLnzEw/Tm5gUQ8zlLI/AAAAAAAAAjU/TTNsr7AqBKs/s400/blueberry.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçen cuma yine gittim&amp;nbsp; Karadeniz'e, dağlara, Koçira'ya... 3 gün.. Çok güldük, çok konuştuk, en çok da Umut'u anlattık birbirimize.&lt;br /&gt;Sonra kalkıp reçel yaptık, Umut'a özel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bu tarif onundur;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Anne, anneanne, teyze ve Serhan Abisi tarafından 2000 mt yükseklikteki yaylalardan böğürtlenler ve likapalar (yaban mersini) az önce ayıların geçtiği yollardan, koca yaprakların arasından ısırganların saldırısına uğrayarak,&amp;nbsp;hem de yağmur altında&amp;nbsp;tek tek toplanıp bir yoğurt kutusuna doldurulur. Kutudan çok ağzını dolduran teyze uyarılır.&lt;br /&gt;* Gito yaylasında, Koçira'nın mutfağında, Tugay Abisi tarafından şöyle bir sudan geçirilip azıcık şeker ve karanfille pişirilir&lt;br /&gt;*Soğuyunca 1 kaşık tatmak isteyen anne ve teyze azarlanıp, "bunun hepsi Umut'un" diye söylenilip, reçel cam kavanoza konur, havlularla sarılıp, valize yerleştirilip İstanbul'a Umut'a yollanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umut'ta şapırdatarak&amp;nbsp;&amp;nbsp;ve her mini kaşıktan sonra "oooohhh" diyerek reçeli yer. Yarasın!!!!!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1067779561201244256?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1067779561201244256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/bir-sevgi-receli.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1067779561201244256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1067779561201244256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/bir-sevgi-receli.html' title='bir sevgi reçeli'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-mn75xnLnzEw/Tm5gUQ8zlLI/AAAAAAAAAjU/TTNsr7AqBKs/s72-c/blueberry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-722046562376439416</id><published>2011-09-12T22:16:00.000+03:00</published><updated>2011-09-12T22:16:33.138+03:00</updated><title type='text'>erteleme</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-GuF5kEqwbmY/Tm5aeg_OXVI/AAAAAAAAAjQ/WYp46wakFVU/s1600/sophie+blackall3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-GuF5kEqwbmY/Tm5aeg_OXVI/AAAAAAAAAjQ/WYp46wakFVU/s400/sophie+blackall3.jpg" width="290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Okulun açılışı 2 hafta ertelendi. Çok başvuru olmuş. Gazetelerde ilanlar çıkmış. Burs isteyen çokmuş. Şaşırmadım. &lt;br /&gt;İyi eğitime, iyi eğitmenlere, O'nlara uygun techizatla donatılmış sınıflara ihtiyacı olan o kadar çok engelli &amp;nbsp;çocuk var ki!&lt;br /&gt;Evrenden istemenin sınırı yoktur derler ya, "dilerim dünyadaki &amp;nbsp;tüm engelli çocuklar kendilerine saygı ve sevgi ile yaklaşan, onların herkesle eşit olduklarını, eksik, hatalı, bozuk olmadıklarını bilen ve kendilerine de bu özgüveni verebilen eğitimciler, yöneticiler, sağlıkçılar ve&amp;nbsp;aileler ile dolu bir okulda büyür, yetişir, güçlü karakterli, mutlu bireyler olurlar"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-722046562376439416?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/722046562376439416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/erteleme.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/722046562376439416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/722046562376439416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/erteleme.html' title='erteleme'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-GuF5kEqwbmY/Tm5aeg_OXVI/AAAAAAAAAjQ/WYp46wakFVU/s72-c/sophie+blackall3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-986252239025241917</id><published>2011-09-07T16:48:00.000+03:00</published><updated>2011-09-07T16:48:27.423+03:00</updated><title type='text'>ne zaman belli olacak?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-pIbEGe7R2Hc/Tmd2HLFdAvI/AAAAAAAAAjM/NAxCsBb62xI/s1600/shea_hembrey_.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-pIbEGe7R2Hc/Tmd2HLFdAvI/AAAAAAAAAjM/NAxCsBb62xI/s400/shea_hembrey_.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Okula kabulumuzla ilgili herhangi bir bilgi gelmedi daha.&amp;nbsp; Bekliyorum. Olumlu olacağını, istediğim bursu alacağımın rahatlığı var üzerimde. Ablam arıyor her gün "belli oldu mu?" diye "yok" diyorum. "arasana" diyor, "boşver" diyorum, o kadar rahatım ki, ararlar nasıl olsa...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-986252239025241917?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/986252239025241917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/ne-zaman-belli-olacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/986252239025241917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/986252239025241917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/ne-zaman-belli-olacak.html' title='ne zaman belli olacak?'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-pIbEGe7R2Hc/Tmd2HLFdAvI/AAAAAAAAAjM/NAxCsBb62xI/s72-c/shea_hembrey_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6654913911763300729</id><published>2011-09-06T21:29:00.000+03:00</published><updated>2011-09-06T21:29:08.125+03:00</updated><title type='text'>siyah saçlar ve kırmızı kazak</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-138K0for_Uw/TmZlr2ejJ2I/AAAAAAAAAjI/q_js9ONUtb0/s1600/17.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="308" src="http://1.bp.blogspot.com/-138K0for_Uw/TmZlr2ejJ2I/AAAAAAAAAjI/q_js9ONUtb0/s400/17.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"siyah saçları ve kırmızı kazağı vardı" dedi Ege, "Saniye'yi hatırlıyor musun?" diye sorunca.&amp;nbsp; Saniye&amp;nbsp; Ege'nin bakıcısıydı. 4 sene yatılı kaldı evlerinde. Ege'nin annesi çok yoğun çalışan anne, süt veremedi bile, Saniye kaldı Ege'nin odasında. doyurdu, uyuttu, doğrusu iyi baktı oğlana.&amp;nbsp; Şimdi Ege&amp;nbsp;8 yaşında, çok efendi, çok tatlı bir çocuk oldu.&amp;nbsp;Saniye'nin ise sadece saçını ve kazağını hatırlıyor. Ama olsun söylerken bile gülümsüyor, bu bile bir şey değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6654913911763300729?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6654913911763300729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/siyah-saclar-ve-krmz-kazak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6654913911763300729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6654913911763300729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/siyah-saclar-ve-krmz-kazak.html' title='siyah saçlar ve kırmızı kazak'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-138K0for_Uw/TmZlr2ejJ2I/AAAAAAAAAjI/q_js9ONUtb0/s72-c/17.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5071261608376771978</id><published>2011-09-02T23:55:00.000+03:00</published><updated>2011-09-02T23:55:13.563+03:00</updated><title type='text'>değerlendirme</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_6P4prLOTsE/TmFCnXmIKhI/AAAAAAAAAjE/Vh17UAYuouw/s1600/robert+moses+george.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-_6P4prLOTsE/TmFCnXmIKhI/AAAAAAAAAjE/Vh17UAYuouw/s400/robert+moses+george.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Elinde 6-7 sayfalık bir soru kitapçığı tutuyordu gençten eğitimciı bir çocuk. Her türlü soruyu sordu&amp;nbsp; Umut hakkında bizim hakkımızda, doğum anındna tutun da akrabalarımızın telefonlarına dek. Tıbbi geçmişini tek tek yazdılar, kullandığı ilaçların dozuna, söylediği kelimelere dek. &lt;br /&gt;Okula kabulümüz için yapılan değerlendirmedeydik, heyecanlıydık, umutluyduk.&lt;br /&gt;En son soru soruldu sonra "bu okuldan beklentiniz nedir?"&lt;br /&gt;sanırım tüm normal çocuk anneleri bu soruya "iyi bir eğitim alması" cevabını vermiştir ki haklılar.&lt;br /&gt;Ama ben öyle cevap vermedim, iyi bir eğitim alması kadayıfın kaymağı olur tabii ki ama ben kadayıfı geçtim, pişirecek fırın derdindeyim. " kendi kendine yetebilen biri olabilmesini istiyorum en çok, bir de mutlu olmasını, okulunda bu konuda yardımını bekliyorum." dedim.&lt;br /&gt;Bilmiyorum doğru cevap mıydı. Sonuç bayram sonrasında...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5071261608376771978?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5071261608376771978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/degerlendirme.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5071261608376771978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5071261608376771978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/degerlendirme.html' title='değerlendirme'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-_6P4prLOTsE/TmFCnXmIKhI/AAAAAAAAAjE/Vh17UAYuouw/s72-c/robert+moses+george.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2035808417818648205</id><published>2011-09-01T23:00:00.000+03:00</published><updated>2011-09-01T23:00:33.705+03:00</updated><title type='text'>eeg</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5icRKZQtDBs/Tl6UswGkj5I/AAAAAAAAAjA/9ux4t0D_qU8/s1600/sophie+blackall2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-5icRKZQtDBs/Tl6UswGkj5I/AAAAAAAAAjA/9ux4t0D_qU8/s400/sophie+blackall2.jpg" width="297" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"çarşaf var mı?" diye soruyorum, "tabii" diyor adam,&amp;nbsp; şifonyeri açıp bir çarşaf uzatıyor. Oğlumu yatırdığım yatağın hemen yanına açılmış olan sofaya bakıyorum gönülsüzce, "yastığa gerek yok " diyorum. &lt;br /&gt;Saat 10:30da&amp;nbsp;varıyoruz bu uyku merkezine. Umut'un uykuda beyin dalgaları ölçülecek. Rutin senelik kontrol. Epilepsi ilaçlarının düzeyi belirleniyor, herşey yolunda mı diye bakılıyor.&lt;br /&gt;11. eeg'miz olacak bu, sadece kayıtlı, raporlu olan. Ayrıca acil anlarda çektirdiğimiz raporu, kaydı kuydu olmayan en azından 5 eeg'miz daha vardır eminim. Fakat bu seferki biraz farklı. Her zaman çektirdiğimiz hastanede ilaçla uyutarak, yarım saatlik uykunun yeterli olduğu eeg'yi çektiremedik bu sefer. Önce uyuşturucu etkisi olan ilacın artık Türkiye'ye getirilmediğini öğrendik,&amp;nbsp; sonra da aslında bu ilacın ne kadar zararlı olduğunu. Al buradan yak, yaklaşık 20 kere kullandık biz bu ilacı bir Allahın kulu da çıkıp "aman yapmayın" demedi... &lt;br /&gt;İlaç bulunmayınca piyasada bize bir uyku merkezinin adını verdiler&amp;nbsp; Nişantaşı'nda. Gece sabaha kadar&amp;nbsp;burada kalacağız,&amp;nbsp;ölçüm yapılacak, &amp;nbsp;raporumuzla beraber bayram sonrası doktorumuza gideceğiz.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Nişantaşı deyince gözümün önüne havalı bir klinik gelmişti ama apartmanın önüne gelince kafamdaki imaj tamamen silindi. Bildiğiniz eski apartman dairesi, her odasında bir karyola, iki komidin, bir dolap ve şifonyer var, bir de refakatçi yatsın diye açılır kapanır küçük boy sofa.&lt;br /&gt;Tek bir görevli var, teknisyenin kendisi. Adamcağız tek tek elektrotları yerleştirirken Umut'un koca saçlı minik başına, yan odadan kafasında aynı elektrotlarla pijamalı bir amca çıkıp yanımıza geliyor. "geçmiş olsun" diyoruz karşılıklı. &amp;nbsp;Adam arkasını dönünce "acaba horluyor mudur?" diye düşünüp sonra kendimden utanıyorum. Yirmiye yakın elektrot tek tek&amp;nbsp; kafaya yapıştırılıyor ve yapışkan çabuk kurusun diye kurutma makinesi ile soğuk hava üfletiliyor. Kurutma makinesini tutma görevini bir ben bir Murat üstleniyoruz, hıçkırarak ağlama görevini de Umut. "Hiç ağlama diyorum çok saçma, şımarıklık bu yaptığın, canın yanmıyor, hastanede değilsin, birazdan uykuya dalacaksın"&amp;nbsp; Susuyor, ama aslında çok haklı, 12'ye kadar sürüyor bu saçma yapıştırma işi ve kurutma makinesi, yine iyi dayanıyor. Sonrasında huzursız bir uykuya dalıyor. &lt;br /&gt;Eşim bekleme salonunda kendine yer hazırlamış. Üçlü bir kanepe bulmuş, bir de laptopunu koyduğu sehpa. Mutfağı çoktan keşfedip kahvesini yapmış bile.&lt;br /&gt;Ben ise uyuyamıyorum. sabah 6'da kalkıp işe gitmem gerek halbuki.&amp;nbsp; Bir ara Umut mıkırdanıyor kalkıp diğer tarafına doğru çeviriyorum . O da ne? Elektrotlardan biri yarı yarıya çıkmış saçında asılı duruyor. Saate bakıyorum 03:00 hemen teknisyenin odasına gidiyorum. Kapı açılmıyor, kilitli. "&amp;nbsp;Ne demek şimdi bu? Adam uyuyor mu yani?" &amp;nbsp;İnanamıyorum. &amp;nbsp;Bunca saat çektirdiğimiz herşey boşa gitmiş olabilir, şaka gibi.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Eşim adamı uyandırmayı başarıyor, elektrot yerine yerleştiriliyor, adam önce yapıştırıcıyı komidinin üzerine döküyor,her yere keskin ilaç kokusu yayılıyor,&amp;nbsp; üfleyerek kurutmaya çalışıyor, gülme geliyor bana, sinirim bozuluyor. Adam "merak etmeyin" diyor "tamamen çıkmamış, bir bozukluk yok" inanmıyorum ama ne yapayım, baştan başlatamam ya? Uyku muyku kalmıyor.&lt;br /&gt;Sabah kalkıp işe gidiyorum, aklım oğlum ve eşimde kalıyor. Sonradan öğreniyorum ki sabah 7:30da uyandırmışlar oğlanı ve eve gelmişler. &lt;br /&gt;Geçirdiğim saçma gecelerden biriydi buda. Ama kötü değilşdi, acı değildi hiç olmazsa saçmaydı sadece, hiç güven vermedi. Ama güven vermeyen yerlerden bazen iyi sonuçlar çıkabiliyor, Bu geceden de böyle bir umudum var, umarım yanılmam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2035808417818648205?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2035808417818648205/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/eeg.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2035808417818648205'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2035808417818648205'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/09/eeg.html' title='eeg'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-5icRKZQtDBs/Tl6UswGkj5I/AAAAAAAAAjA/9ux4t0D_qU8/s72-c/sophie+blackall2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1707696998615398264</id><published>2011-08-31T22:04:00.001+03:00</published><updated>2011-08-31T22:29:36.610+03:00</updated><title type='text'>babadan seçmeler</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Fu8j3Q82SW8/Tl6FYYKBxQI/AAAAAAAAAi0/towuofVtMz0/s1600/evan+tetreault.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-Fu8j3Q82SW8/Tl6FYYKBxQI/AAAAAAAAAi0/towuofVtMz0/s400/evan+tetreault.jpg" width="392" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;eşim bugün bir yazı yazmış facebookta. Blogda da paylaşmak istedim ama ayrıca kendisinden sevdiklerinin de listesini yapmasını rica ettim. "bu listenin dışında kalan herşey işte.." diye geçiştirdi. Belki bir gün yazar. Yine de o söylemese de ben onun sevdiği şeylerden birinin resmini koyuyorum yazıya ; şelale...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan nefret ediyorum:&lt;br /&gt;&lt;span class="commentBody" data-jsid="text"&gt;&lt;br /&gt;*30 gibi davranan ve görünen 18'likler ve 30 davranan ve görünmeye çalışan 45'liklerden...&lt;br /&gt;*şehir içinde ATV kullanan görgüsüzlerden...&lt;br /&gt;*hasbelkader "köşeyazarları"nın herkes kendileri gibi düşünmek zorundaymış gibi ahkam kesmelerinden...&lt;br /&gt;*trafik sıkıştığında emniyet şeridi kullanma "önceliği olan" mühim insanlardan...&lt;br /&gt;*engellilere  ayrılmış alanlara parkeden ... (uygun sıfat bulamadım boşluğu  keyfinizce doldurun) bunların arasında bir de uyarmaya kalktığınızda  "ben de kafadan sakatım zaten" diyenleri var ki, tadından yenmez...&lt;br /&gt;*evinizin önünden geçerken gözgöze gelmekten ve selamlaşmaktan kaçınan medeniyet yoksunu komşulardan..&lt;br /&gt;*"...  canım yazık, bak nasıl da.." şeklindeki cümleler ve bu cümleleri kuranlardan...&lt;br /&gt;*kendisinden "biz" diye bahseden beyinsiz megalomanlardan...&lt;br /&gt;*hastasından "bu" diye bahseden (birçok şey yoksunu) doktorlardan...&lt;br /&gt;*"densizliğin" her türlüsünden...&lt;br /&gt;*"çocuk erkil" ailelerden...&lt;br /&gt;*uyduruk "özel günler" ve tüm özel günlerde saygı ve sevginin parayla ölçülmesinden...&lt;br /&gt;*paranın,  servetin "mal"dan başka herhangi bir şeyin karşılığı olmasından; değeri  sadece parayla ölçülen şeylerin statü sembolü olarak kabul  edilmesinden...&lt;br /&gt;*başkalarının sefaletiyle beslenen, her türlü sefaleti rant kaynağına dönüştürme meraklısı "insan"lardan, ...&lt;br /&gt;*servet düşmanlarından ve parasıyla "her şey"i satınalabileceğini zanneden sonradan görmelerden...&lt;br /&gt;*ayrıcalık sahibi olduğunu zanneden veya hak etmediği halde ayrıcalık sahibi olan insanlardan...&lt;br /&gt;*çifte standart uygulanmasından... uygulayandan...&lt;br /&gt;*Türkiye'nin suçlulardan, katillerden, canilerden gurur duymasından...&lt;br /&gt;*"göz göre göre" olan her şeyden ve göz yuman herkesten...&lt;br /&gt;*...miş gibi yapanlardan...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(fotograf Evan Tetreault)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1707696998615398264?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1707696998615398264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/babadan-secmeler.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1707696998615398264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1707696998615398264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/babadan-secmeler.html' title='babadan seçmeler'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Fu8j3Q82SW8/Tl6FYYKBxQI/AAAAAAAAAi0/towuofVtMz0/s72-c/evan+tetreault.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8952581024113962216</id><published>2011-08-30T23:21:00.001+03:00</published><updated>2011-08-31T22:32:37.091+03:00</updated><title type='text'>süper güçler</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Gcg6mlxwyLk/Tl6MHqMCQJI/AAAAAAAAAi8/h6imakjb_oQ/s1600/sophie+blackall8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://4.bp.blogspot.com/-Gcg6mlxwyLk/Tl6MHqMCQJI/AAAAAAAAAi8/h6imakjb_oQ/s400/sophie+blackall8.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benim süper güçlerim var.&lt;br /&gt;*Engelli çocuğumla ilgili söylenen "yazık, vah vah, zavallı" gibi sözler kulağımdan içeri giriyor, beynim algılıyor ama kalbime işleyip beni üzemiyor, en fazla kısa süreli baş ağrısı yapabiliyor. (en son bugün çok uzak bir akrabamız yazık dedi, yürümeye çalışan Umut'a. Bayram ziyaretinde olduğumuz, kadının da zaten 80+ olması sebebiyle kendisini Allah'a havale ettim )&lt;br /&gt;*Her zaman ve her durumda oğlumu güldürebiliyorum. (hem de ne gülme!)&lt;br /&gt;*küçük şeylerin, oğlumun ağzından çıkan tek bir hecenin bile ne kadar önemli ve mucizevi olduğunun bilincindeyim. (var olmayanın değil, var olanın kıymetini bilmek)&lt;br /&gt;*yarını düşünüp plan yapmama becerisine sahibim (üstadım eşimdir)&lt;br /&gt;*çocuğuma asla hasta muamelesi yapmıyor, gerektiğinde azarlayabiliyor, sınırları zorlamasına izin vermiyorum. (yemek seçmek, istediği saatte uyumak, istediğini yaptırtmak, şımarıklık ağlamaları yapmak lüksü yok)&lt;br /&gt;*her şeyin zamanı geldiğinde olduğuna inanıyorum, ve her şey zamanı geldiğinde oluveriyor. (mesela okul yaşının gelmesiyle beraber,olmayan bir okulun açılması gibi)&lt;br /&gt;*kemoterapi, epilepsi gibi ağır hastalık döneminden geçmiş olmamıza rağmen hijyen hastalığına yakalanmadım, &amp;nbsp;hastalık hastası olmadım. (kıyısından döndüm, en büyük yardımcım da eşim oldu, her zaman)&lt;br /&gt;*psikolojik yardım almadım (denedim ama dr. "gelmene gerek yok" dedi)&lt;br /&gt;*çok fazla gerçek arkadaş edindim. (hep yanımda oldular, hiç&amp;nbsp;yalnız&amp;nbsp;hissettirmediler)&lt;br /&gt;&lt;u&gt;Çünkü&lt;/u&gt; kurban rolü oynamayı değil, kahraman olmayı seçtim, asıl kahramanın oğlum olduğunu bilerek... işe yaradı...&lt;br /&gt;Okula girebilmek için alındığımız "değerlendirme" görüşmesinin sonunda eğitimciler dediler ki "Umut çok mutlu bir çocuk, çok da sosyal. Belli ki kendisinden hiç utanılmamış, evin içinde saklanmamış, hep insan içine çıkartılmış, farklı yüzlere alışmış ve en önemlisi çok sevgi görmüş."&lt;br /&gt;Oğlumu daha önce hiç görmemiş 3 eğitimci bir saat içinde çocuğun yüz ifadesine vücut diline, çıkardığı mutluluk seslerine bakıp sadece 3-4 kelimesini duyarak bu sonuca vardılar. Çok mutlu oldum.&lt;br /&gt;Kurban değil kahraman olmak işe yarıyor ve daha çok çok işlere yarayacak, eminim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(illustrasyon: sophie blackall) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8952581024113962216?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8952581024113962216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/super-gucler.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8952581024113962216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8952581024113962216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/super-gucler.html' title='süper güçler'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Gcg6mlxwyLk/Tl6MHqMCQJI/AAAAAAAAAi8/h6imakjb_oQ/s72-c/sophie+blackall8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3887808444181081888</id><published>2011-08-26T16:34:00.000+03:00</published><updated>2011-08-26T16:34:53.060+03:00</updated><title type='text'>arılara fısıldayan kadın</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-F-jwSb0hnpw/TlegZQEC8bI/AAAAAAAAAis/8cD4SWTU8K0/s1600/michael_borremans_01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" qaa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-F-jwSb0hnpw/TlegZQEC8bI/AAAAAAAAAis/8cD4SWTU8K0/s400/michael_borremans_01.jpg" width="296" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir kadın düşünün, denizden 2000mt. yükseklikte bir yayla evinde tek başına yaşıyor olsun. Kızlarını evlendirmiş, kızlar şehre göç etmiş, koca köyde, kendisi yaylada, tam 3 ay tek başına. En fazla 8-10 ev daha var aynı yaylada, aralarından incecik dereler geçen. Evinin yanında bir ahır, 2 inek, bir köpek, bir de buzağı Gülbeyaz yarenliği. Bakkal yok, çarşı yok, doktor hiç yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kovanlar var, ve binlerce arı. Ve bu tek başına yaşayan kadınınsa arı alerjisi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben arıdan korkmam, küçükken üstüne bastığım bir arı tarafından sokulmuşluğum dışında bir vukuatım da yok. “Onlara zarar vermezsen onlarda sana zarar vermez” diyenlerdenim. Hoplayıp zıplayanlardansa yerimde sabit duranlardanım.&lt;br /&gt;O gün de öyle oldu. Yaylada evinde yürüyüşçüler göllere gidip Umut’la bizi bahçesine koydukları kadınla sohbet edip, çay içerken koyu sis dağıldı ve etrafımızı arı sardı. Gördüm uçuştuklarını, aldırış etmedim, “soksa şimdi ne olur?” demedim, hatta aklımdan bile geçirmedim. Taa ki kadının ifadesinin değiştiğini ve yavaşça “geldiler..” dediğini duyana kadar. &lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_zblbms="143"&gt;Korku filmi sahnesi gibi oluyor bir an. Sis dağılmış, arılar basmış.. “durup dururken sokarlar mı ki?” diye soruyorum 30 yıllık inanışımdan geri durarak. “bazıları..” diyor “hepsi değil.” “beni dişlerlerse komaya giriyorum” diye devam ediyor fısıldayarak “hepsi değil, bazıları..” Ödüm kopuyor o an. Bildiğin dağbaşındayız, “ne yaparım” diye düşünüyorum, kucağımda yürüyemeyen bir çocuk, yol iz bilmeyen ben, inekler, bir köpek, bir de buzağı Gülbeyaz.&lt;br /&gt;“İlacım var” diyor “onu içiyorum merak etme, ama oruçluyum iftarı beklemem gerek.”&lt;/div&gt;“Eh be kadın” diyorum içimden ” kimsenin inancına, ibadetine karışamam ama bari bana fısıldayacağına şu arılara fısılda da dişleyeceklerse de seni iftardan sonraya bıraksınlar, yoksa ben bildiğim tüm duaları fısıldamaya başlayacağım…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(resim michael borremans)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3887808444181081888?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3887808444181081888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/arlara-fsldayan-kadn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3887808444181081888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3887808444181081888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/arlara-fsldayan-kadn.html' title='arılara fısıldayan kadın'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-F-jwSb0hnpw/TlegZQEC8bI/AAAAAAAAAis/8cD4SWTU8K0/s72-c/michael_borremans_01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6136399244032084437</id><published>2011-08-26T15:50:00.000+03:00</published><updated>2011-08-26T15:50:21.533+03:00</updated><title type='text'>tanı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_p13qc5="202" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-y3rcBrd815o/TleWadapsAI/AAAAAAAAAio/t1S_lFL8sMc/s1600/6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" qaa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-y3rcBrd815o/TleWadapsAI/AAAAAAAAAio/t1S_lFL8sMc/s400/6.jpg" width="307" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_p13qc5="150"&gt;Çok takığım ben bu tip doktorlara. Öylesine takığım ki, karşıma sürekli ve de sürekli çıkmaya devam ediyorlar. Odağımı değiştirmezsem ve iyi olanlara kanalize olmazsam da karşıma devamlı çıkacaklarını biliyorum o ayrı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ne olur ki yani içeri girdiğimizde göz temasında bulunsa, “Bu’nun tanısı ne?” diye çenesiyle gösterip soracağına, önce çocuğun adını sorsa? MR, tomografi filmlerine, EEG raporlara gömülüp bakacağına, şöyle bir çocuğa alıcı gözle baksa? Ne olur, doktorluğu mu eksilir? Diploması elinden mi alınır? &lt;br /&gt;Allahtan hayatımızda adam gibi adamlar, adam gibi doktorlar var da kafayı sıyırmıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ Bu arada Tanısını mı sormuştunuz doktor bey? Biz mucize diyoruz? Ya siz?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6136399244032084437?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6136399244032084437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/tan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6136399244032084437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6136399244032084437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/tan.html' title='tanı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-y3rcBrd815o/TleWadapsAI/AAAAAAAAAio/t1S_lFL8sMc/s72-c/6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-219067823085824029</id><published>2011-08-24T10:54:00.000+03:00</published><updated>2011-08-24T10:54:27.551+03:00</updated><title type='text'>muffin</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_6c89j0="191" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-10ssombhxc0/TlSuHgn8asI/AAAAAAAAAik/TT1VFzt3uIk/s1600/muffin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" qaa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-10ssombhxc0/TlSuHgn8asI/AAAAAAAAAik/TT1VFzt3uIk/s400/muffin.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_6c89j0="136"&gt;Muffin, ablamın çinçila cinsi kedisi. Kendisi pek narin, pek zayıf, pek biblo. İki kere doğum yaptı, yavruları hep güzel yuvalar buldu ama artık kısırlaştırılma zamanı geldi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_6c89j0="134"&gt;Annem kedilerden hiç hazetmez. Korkmaz iğrenmez ama tüyü der, kılı der, yünü der, “öf”ler “pöf”ler.&lt;/div&gt;Bu kısırlaştırma ameliyatı ikisini bir araya getirdi. Ablam çalışıyor, evde kimse yok, kedisine çok düşkün, çok endişeli. Ameliyat sonrası bakım gerektireceğini düşünerek Muffini anneme teslim ediyor.&lt;br /&gt;Annem görev insanı. “Yap” de yapar hem de istediğinden fazlasını. Annem Umut’a bakmış zaten, bildiğin komando eğitimi var. Kemoterapi gören bebeği şişmanlatmayı başarmış yegane insan. Burundan hortumla beslenmesin diye attığımız taklalar aklından silinmemiş daha. Saatlerce süren yemek seansları, ağzındakini yutsun diye emzik sokup kandırmalar tek tek aklında. Doktorlardan birinin halimizi görüp “insaf” demesiyle kendine gelir gibi olmuştu. Ama kemoterapi tedavisi sırasında O’nu koruyup kollamaktan, sarıp sarmalamaktan, moralimizi yüksek tutmaktan ve bol bol yemek yedirmeye çalışmaktan başka yapabildiğimiz hiçbir şey yoktu. Annem de sınıfın “yemek kolu başkanı” oluvermişti işte…&lt;br /&gt;Şimdi ameliyat edilmiş kedi kendisine teslim edilince geçmişe dönüverdi. &lt;br /&gt;Masanın üzerine bir örtü seriyor, üzerine kediyi oturtuyor, yanına sulandırılmış yaş mama dolu kabı alıyor. Kedinin kafasını tutup zorla ağzını açtırıyor, önce kaşıkla olmazsa parmak marifetiyle mamaları yediriyor. Anne diyorum, uyuturken emzik de ver bari. Sanki kedi bana teslim edilse faklı bir şey yapacakmışım gibi… Ne yapayım diyor içim ancak böyle rahat ediyor. Ayrıca vermem artık geriye, benim oldu bu, bu kadar emeğim geçti, şimdi bakamazlar zayıflatırlar, hasta ederler Allah korusun!”&lt;br /&gt;Bence Allah önce aklımızı korusun. Çoğu kişinin hayatında bir trajedi, travma olmuştur mutlaka ve ondan kalma bir arıza.&lt;br /&gt;Bizim arızamızda bu işte, aklımızı kaybettik, hükümsüzdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-219067823085824029?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/219067823085824029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/muffin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/219067823085824029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/219067823085824029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/muffin.html' title='muffin'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-10ssombhxc0/TlSuHgn8asI/AAAAAAAAAik/TT1VFzt3uIk/s72-c/muffin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5076725369491606383</id><published>2011-08-21T21:55:00.000+03:00</published><updated>2011-08-21T21:55:41.302+03:00</updated><title type='text'>Umut "7"</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sp5LkYm73Uk/TlFUlA4nFBI/AAAAAAAAAig/uq2_8IHePho/s1600/IMG_2469.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-sp5LkYm73Uk/TlFUlA4nFBI/AAAAAAAAAig/uq2_8IHePho/s400/IMG_2469.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pastanın süsü Umut'un maketi, yanaklar aynı, saçlar aynı, gözlük aynı. Önlük giymiş üstüne okul sırasında oturuyor, defteri kalemi. O kadar şirin olmuş ki yanyana poz veişnce herkes kahkahayı koyveriyor&lt;strong&gt;. Bir dilek pastası bu.&lt;/strong&gt; Okula gidip eğitim alabilmesi, hayata katılım sağlayabilmesinin başlangıcı olması için hem&amp;nbsp;dilek&amp;nbsp;hem de&amp;nbsp;doğumgünü pastası&lt;strong&gt;...&lt;/strong&gt;Bir de maketinin oturduğu gibi dimdik oturabilse...&lt;br /&gt;Umut 7 yaşına girdi, 7 yıl nasıl geçti, inanılır gibi değil...&lt;br /&gt;Lezzetli ve sevimli pastayı yapan Umut'a çok benzer bir hikayesi olan Deniz'in annesi Oya'ya, &lt;a href="http://www.balpasta.com/"&gt;Balpasta'ya&lt;/a&gt; teşekkürlerimle.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5076725369491606383?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5076725369491606383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/umut-7.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5076725369491606383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5076725369491606383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/umut-7.html' title='Umut &quot;7&quot;'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-sp5LkYm73Uk/TlFUlA4nFBI/AAAAAAAAAig/uq2_8IHePho/s72-c/IMG_2469.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-556009152348936110</id><published>2011-08-19T14:36:00.000+03:00</published><updated>2011-08-19T14:36:59.542+03:00</updated><title type='text'>meğer zamanı gelmiş</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_a1bacr="198" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sPako2FLkio/Tk5KycJOVSI/AAAAAAAAAic/WFoClqM4GZE/s1600/phillipp09.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" qaa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-sPako2FLkio/Tk5KycJOVSI/AAAAAAAAAic/WFoClqM4GZE/s400/phillipp09.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir hayalim oldu yeni, hiç ama hiç kurmayı aklıma getirmediğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlumun bir problemi olduğunu daha doğurmadan önce bana söylediklerinden itibaren onu yaşatmaya o kadar çok odaklandım ki diğer her şey önemini yitirdi benim için. Önemli olan yaşamasıydı, önemli olan sağlıklı olmasıydı, önemli olan beni tanıyabilmesi, elini kullanabilmesi, gece rahat uyuyabilmesi, gelişiminin rayında gitmesiydi, mutlu olması hep gülmesiydi… geri kalan olmasa da olurdu. Olamayacağını düşünmedim hiç ya da bunun için üzülmedim hiçbir zaman, insan yaşatmaya çalışırken bir canlıyı, canından çok sevdiğini hayatta tutmaya çalışırken başka şeyleri nasıl düşünmez ve kafa yormazsa ben de öyle kafa yormadım işte.&lt;br /&gt;O yüzden okul düşünmek hiç aklıma gelmedi benim. Zamanı gelince düşünülecek bir şey olarak bırakmıştım ucunu.&lt;br /&gt;Ama şimdi bir hayalim oldu yeni , eğitim hayali.&lt;br /&gt;Meğer olabiliyormuş böyle bir okul, meğer istenirse kurulabiliyormuş böyle bir vakıf, böyle bilgili deneyimli insanlar bir araya gelebiliyormuş.&lt;br /&gt;2 gün yaz okuluna yolladım, bakıcısıyla beraber, sabah 9 akşam 4. Bilmek istedim ne yapıyor, ne yapıyorlar…&lt;br /&gt;Rehberlik merkezindeki ablalar hiçbir zaman yeterli bulmadılar Umut’u, hiçbir zaman grup dersine girebilir demediler. O yüzden bilmiyor Umut çocukların arasında oturmayı, hep beraber şarkı söyleyip oyun oynamayı. Ben de emin değildim o yüzden tüm gün çocuklarla ne yapabileceğinden.&lt;br /&gt;İlk gün öğlen gibi dayanamadım aradım ablasını “hiç merak etmeyin” dedi, “çok memnun hayatından” “eve gelince sayacak size arkadaşlarının adlarını baştan” hayretler içinde dinledim, akşam olunca heyecanla eve koştum. “Ela diyor bizimki , mustafaya “mu”, polat’a ”po”. Mor diyor bir de yeşil! Başparmağını kaldırıp “ok” yapıyor üstelik. Kuşluk kahvaltısını yaptırmışlar pekmez ve kuşburnu çayıyla, her şarkıya katılmış kendince, dinlenmişler bir çocukla yan yana, öğlen bir arada yemişler yemeklerini, altları değiştirilmiş hepsinin çabucak, her yer tertemizmiş, pırıl pırıl. İkinci gün ablası geri çekmiş biraz kendini bakalım arıyor mu yalnızlık çekiyor mu diye. “hiç” diyor “hiç aramadı beni, başka ablalara öpücükler attı sürekli”&lt;br /&gt;Sonra kendi kendimize diyoruz ki “demek ki zamanı gelmiş bizim sıpanın, demek çocuk istermiş, okul istermiş de biz bilmezmişiz, biz hala bebek zannedermişiz”&lt;br /&gt;Haftaya burs için başvuracağız, değerlendirmeye alacaklar bizimkini. Bir sınav daha vereceğiz ailecek. Her sınava girdiğimizde olduğu gibi yine yüzümüz gülerek gideceğiz, bakalım sonuç neler getirecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-556009152348936110?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/556009152348936110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/meger-zaman-gelmis.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/556009152348936110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/556009152348936110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/meger-zaman-gelmis.html' title='meğer zamanı gelmiş'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-sPako2FLkio/Tk5KycJOVSI/AAAAAAAAAic/WFoClqM4GZE/s72-c/phillipp09.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4565924082658188666</id><published>2011-08-16T16:07:00.000+03:00</published><updated>2011-08-16T16:07:29.403+03:00</updated><title type='text'>tulum terapi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-7a95f32dec2552ec" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v12.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D7a95f32dec2552ec%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331497501%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D69C93E4FE54E24DA4726521D54F3A2EB44576CAD.9EA200266AF401BAE96B3155686E46ECDB40969%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D7a95f32dec2552ec%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D5VUwCxGcRwrKzNxyXVMygquZ7xc&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v12.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D7a95f32dec2552ec%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331497501%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D69C93E4FE54E24DA4726521D54F3A2EB44576CAD.9EA200266AF401BAE96B3155686E46ECDB40969%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D7a95f32dec2552ec%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D5VUwCxGcRwrKzNxyXVMygquZ7xc&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_1e7tnt="130" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Rehabilitasyonda çığır açacağım, karşınızdaaa tulum terapi! &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4565924082658188666?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4565924082658188666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/tulum-terapi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4565924082658188666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4565924082658188666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/tulum-terapi.html' title='tulum terapi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-9201336803899040326</id><published>2011-08-14T11:42:00.000+03:00</published><updated>2011-08-14T11:42:24.868+03:00</updated><title type='text'>Karadeniz</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_9wfpnh="191" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-g68gICfCeAo/TkeKLXwOdKI/AAAAAAAAAiY/9aRpOln57dE/s1600/paris+07.11+008.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" naa="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-g68gICfCeAo/TkeKLXwOdKI/AAAAAAAAAiY/9aRpOln57dE/s400/paris+07.11+008.jpg" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="144"&gt;Havada sis, kara duman, paçalarımız ıslak, ayaklarımız çamur içinde, üstümüzde polarlar, şapkalar, niye eldiven almadım diye hayıflanmalar, sırtımızda Umut, Umutta bir şarkı,&amp;nbsp; yüzünde bir gülümseme, çığlık çığlığa sevinç içinde, yaylalardayız...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Ya sırtta olacak, ama sırttaysa da yürünecek , ya yere basacak, asla oturmayacak. &amp;nbsp;Yollar düzgün değil, taşlık kayalık, olsun yürünecek, yokuş çıkılacak, yokuş inilecek.&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Yanımızdan buzağılar,&amp;nbsp; amcalar, teyzeler geçiyor, başını okşuyor oğlanın, "tedavisu var midur?" diye soruyorlar, "allah şifasını versin!"diye ayrılıyorlar yanımızdan. Umut o kadar coşkulu, o kadar neşeli ki, kimse üzgün durmuyor yanımızda, bu soruları sorarken bile gülüyorlar, çünkü Umut gülüyor, ben gülüyorum. Yayla evlerinde misafir ediliyoruz, hiç tanımadığımız teyzeler kendilerine "ilaç niyetine" ayırdıkları ballardan kaşık kaşık oğlana yediriyorlar.&amp;nbsp; Muhlamaları,&amp;nbsp; parmak kalınlığında kaymağı olan yoğurtları "oohhh" diyerek şapırdata şapırdata yiyor. &amp;nbsp;Ağzım açık seyrediyorum, iştahı yaylarara geldiğimizden beri çok açık.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Her zamanki saatinde de uyumuyor, direniyor çünkü o saatlerde tulum çalıyor Koçira'daki abileri, şarkı söylüyor hep bir ağızdan, saz çalıyorlar. Benimki sanki Karadenizli, sanki tulum sesiyle açmış gözünü dünyaya, dans ediyor, kafa sağa sola, kollar yukarıya, arada "aabiii" diye bağırarak! &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Abileri, yani Koçira'nın&amp;nbsp;asları benden çok sarıp sarmalıyor Umut'u. Kucaklarından indirmiyorlar, öpmeye doyamıyorlar,&amp;nbsp; yeni kelimeler öğretiyorlar, oyunlar oynatıyorlar, gece olupta uyumuşsa benden önce kendileri gidip bakıyorlar odaya rahat&amp;nbsp;mı diye. "Git" diyorlar bana "biz bakarız buna"&amp;nbsp;, &amp;nbsp;"eminim" diyorum, "seneye geldiğimde bu zamanda, horon teperken bulacağıma..."&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Yine gözyaşı, yine ayrılık zamanı, o meşhur salıncakta aile fotografı..&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Dönüş yolunda Sümela manstırına uğruyoruz, Oğlan sırtımızda, tırmanıyoruz yokuşlardan, dik merdivenlerden. Ne kadar büyülü bir yer, bambaşka bir dünya.&amp;nbsp; Tam meydanında oturuyoruz manastırın, Umut'la karşılıklı. "hadi" diyorum "dua edeceğiz şimdi, sen arkamdan tekrar et dediklerimi" tamam diyor kafasıyla , dikkatle dinliyor beni. "allahım ve bizi koruyan tüm güçler", "dıgıl dıgıl dıgıl" diyor arkamdan hiç sektirmeden, tüm duamızı ediyoruz böyle "dıgıl dıgıl"larla birlikte, "amin" deyince ben sonunda, yolluyor kocaman öpcüğünü "muaaahh" diyerek, tamamlanıyor duamız,&amp;nbsp; bitiyor karadeniz maceramız.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_9wfpnh="142"&gt;Seneye kavuşuncaya dek...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-9201336803899040326?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/9201336803899040326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/karadeniz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/9201336803899040326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/9201336803899040326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/karadeniz.html' title='Karadeniz'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-g68gICfCeAo/TkeKLXwOdKI/AAAAAAAAAiY/9aRpOln57dE/s72-c/paris+07.11+008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7002295066080444860</id><published>2011-08-06T21:06:00.000+03:00</published><updated>2011-08-06T21:06:18.304+03:00</updated><title type='text'>karadeniz zamanı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HAzDFn_7fvc/Tj2ChUjx0AI/AAAAAAAAAiU/ukcZ5o8addQ/s1600/ko%25C3%25A7ira.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-HAzDFn_7fvc/Tj2ChUjx0AI/AAAAAAAAAiU/ukcZ5o8addQ/s400/ko%25C3%25A7ira.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ela Koçira Ela&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer Umut'la...Aynı salıncakta...Bulutların üstünde 1 hafta...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7002295066080444860?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7002295066080444860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/karadeniz-zaman.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7002295066080444860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7002295066080444860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/karadeniz-zaman.html' title='karadeniz zamanı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-HAzDFn_7fvc/Tj2ChUjx0AI/AAAAAAAAAiU/ukcZ5o8addQ/s72-c/ko%25C3%25A7ira.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8061535738793345564</id><published>2011-08-05T14:46:00.000+03:00</published><updated>2011-08-05T14:46:42.691+03:00</updated><title type='text'>Okul</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CPZb-sKWNss/TjvYEb_KKVI/AAAAAAAAAiQ/eg96S7dxWK0/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://2.bp.blogspot.com/-CPZb-sKWNss/TjvYEb_KKVI/AAAAAAAAAiQ/eg96S7dxWK0/s320/4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Okul görüşmesine gittik geçtiğimiz çarşamba.Küçükbakkalköy'de Metin Sabancı Rehabilitasyon merkezinin kampüsü içerisinde, küçük, temiz bir binada kuruluyor beklediğimiz okul.&lt;br /&gt;19 eylülde, tüm diğer okullar gibi eğitim hayatına başlayacak. Spastik engelliler ve diğer gelişim problemli çocuklar eğitim görecek, eğitim hakkı olacak, tıpkı diğer çocuklar gibi...&lt;br /&gt;Okul Müdürü Emine Hanım, yıllardır engelli çocuklarla çalışmış, eğitime gönül vermiş, bu hayalin gerçekleşebilmesi için taşın altına elini koymuş biri, dürüst, samimi.&lt;br /&gt;Okul görüşmesi nasıl olur bilmem, arkadaşlarım çocuklarına okul ararlarken neler sorarlar, hangi kriterlere dikkat ederler bilemem. Ben kendi çocuğumu bilirim, ve O'nun ihtiyaçlarını... Ayrıca bu güzel ülkemizde başka seçenek, başka spastikler için yapılmış okul yok ki, neyi neyle karşılaştırayım." Aaa bu okul'un sistemini, parasını, bulunduğu binayı sevmedim, bir başkasına bakayım" deme lüksüm yok ki!&lt;br /&gt;Okulun adını bile sormadım, hala da bilmiyorum, kayıt yaptırırsak öğreniriz nasılsa, Ahmet, Mehmet ilköğretim okulu ne farkeder ki, oğlumun gidebileceği bir okul olduktan sonra...&lt;br /&gt;Müdüre hanım'ın odasına girdikten sonraki tanışma faslı bitince başlıyorum konuşmaya;&lt;br /&gt;"Umut eğitim alabilir mi?" diyorum, "ana sınıfına gidebilecek düzeyde mi sizce?" " elbette" diyor" eğitim her çocuğun hakkı, Umut'unda" &amp;nbsp;" Ama" diyorum "altı bezli, çiğneyerek yemek yiyemiyor, nasıl olacak temel bakım durumları?" &amp;nbsp;"biz halledeceğiz" diyor Emine hanım," biz öğreteceğiz, her çocuğa bir abla düşecek ihtiyaca göre, altını da biz değiştireceğiz, tuvalet eğitimini de vereceğiz" " ellerini kullanamıyor, ne kalem tutar, ne konuşur, 30 kelimesi ve yüzlerce mimiği var, kim anlar derdinden?" diyorum." Ne güzel diyor, 30 kelime harika! siz bize yazacaksınız, çocuğu anlatacaksınız, biz tanıyacağız, anlayacağız ve eminim oğlunuz sizden daha çabuk alışacak bu duruma" &amp;nbsp; "sabah 9 da başlayacak eğitim" diyor Emine hanım, "akşamüstü 4'e kadar, sınıflarda 5-6 çocuk en fazla. Her gün farklı programlar, hem grup içi aktivite hem bireysel çalışmalar, fizik tedavi, konuşma terapisi, ritim alelyesi, el becerileri, bilgisayarlı çalışma, şarkılar eğlenceler, bu rutin ile ilerleyecek çocuklar, göreceksiniz çok şey değişecek". " Oldu da.." diyorum &amp;nbsp;"alıştı, oldu da taaa bizim evden 1 saatlik yolu aştı, değecek mi mis gibi hayatını sarsmaya, her gün fizik tedavi, yüzme, konuşma terapisi görüyor zaten, sitede çocukların yanına gidiyor, izliyor, memnun mesut yaşıyor, ya geriletirse bu eğitim çabası O'nu, ya kapanırsa içine yabancıların arasında?"&lt;br /&gt;Emine hanım gülümseyerek dinliyor saçma sorularımı "denemeden bilemeyiz diyor, ne siz, ne ben" Sonra alıyor bizi yaz okulu olarak kullanılan sınıflara götürüyor. &amp;nbsp;küçükler sınıfına geliyoruz, kapı açılıyor içeri giriyoruz. 5 ufaklık yanlarında ablalar ve öğretmenle beraber bir masanın etrafına oturmuşlar, hamurlarla oynuyorlar. Öğretmen Umut'u tanıtıyor çocuklara, hep bir ağızdan "ho şgeldin Umut" diyorlar. Benimki usulca "me" diyor onlara yani "merhaba" İçimden bir kahkaha atıyorum, terbiye verebilmişiz çocuğa. Uyum sorunu çekmeyecek galiba...&lt;br /&gt;Öğretmenler geliyor Umut'u konuşturmaya çalışıyorlar, bizimki hemen başlıyor "abla" diye bağırıp, yanak uzatıp öpücük atmalara, cilve yapmalara... Müdür yardımcısı "bu küçük bir kedi yavrusu "diyor. Öyle galiba, herkesin kucağına sokulup öpülmeye okşanmaya o kadar alışık ki, cidden bir tek kuyruğu eksik!&lt;br /&gt;"Eee"e diyorum Emine Hanım'a" ne yapacağız, bu güzel imkandan, ortamdan, okuldan nasıl yararlanacağız? Nedir fiyatı?" &amp;nbsp; "30 milyar yıllık" diyor Emine hanım, "servis ve yemek dahil değil yalnız". Yutkunuyorum. Burası vakıf okulu değil mi? Vakfın parasını mı okul sağlıyor, okulun parasını mı vakıf anlayamıyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Yine gözümde canlanıyor bir başka hayat, bir pansiyon açmışım sahil kasabasında, gelenimiz gidenimiz çok, oğlan büyümüş yardım ediyor bana, baba hamakta uyuyakalmış, hiç ifademi bozmadan soruyorum "eğitime gerek var mı cidden? okul olmadan geçmez mi güzel bir hayat?" soruma kendim bile inanmayarak," hayır" cevabını kendi kendime vererek.&lt;br /&gt;Çünkü artık biliyorum ki oğlan büyüyor, annem babam bana nasıl yetemediyse günü gelince ben de O'na yetemeyeceğim, bu kedicik büyüyüp aslan olmak isteyecek, &amp;nbsp;O'nu kucağımda tutamayacağım kadar büyüyecek, arkadaş isteyecek, başka dünyalar isteyecek..&lt;br /&gt;Ve benim bunu O'na veremeyeceğim gün gelecek, işte o zaman "keşke" demek günah olacak.&lt;br /&gt;Emine hanım gülümsüyor. "sizin gibi düşünenler var elbet, eğitimsiz hayat üzerine yazılmış kitaplar, akademik tartışmalar, belki de mümkündür"&lt;br /&gt;Düşüneceğiz ve size haber vereceğiz diyerek ayrılıyoruz binadan.&lt;br /&gt;30 milyar, yılın şoku, yılın vicdan azabı, yılın bu ülkede engelli olmanın utancı... 30 milyar, gece uyutmuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8061535738793345564?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8061535738793345564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/okul.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8061535738793345564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8061535738793345564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/okul.html' title='Okul'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-CPZb-sKWNss/TjvYEb_KKVI/AAAAAAAAAiQ/eg96S7dxWK0/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4140094359363577157</id><published>2011-08-02T12:16:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T12:22:18.234+03:00</updated><title type='text'>sevinç</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-752b8e0bfc7c4dcb" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v12.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D752b8e0bfc7c4dcb%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331497501%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D34DCC4E8847092264461E934CA12D4555EE3B490.6FE1AF630215F35B332C58D682260487BF8DA2F1%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D752b8e0bfc7c4dcb%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DsGQ51w6kjjH8YrA2V1Ja2hQUAFE&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v12.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D752b8e0bfc7c4dcb%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331497501%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D34DCC4E8847092264461E934CA12D4555EE3B490.6FE1AF630215F35B332C58D682260487BF8DA2F1%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D752b8e0bfc7c4dcb%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DsGQ51w6kjjH8YrA2V1Ja2hQUAFE&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gt530w="147"&gt;&lt;div closure_uid_ilfpbe="128"&gt;sevinç... Hem Umut'un hem benim, hem de bizi tanıyan herkesin hissettiği duygu... sevinç...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4140094359363577157?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4140094359363577157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/sevinc.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4140094359363577157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4140094359363577157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/08/sevinc.html' title='sevinç'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-357328996273336718</id><published>2011-07-31T10:57:00.000+03:00</published><updated>2011-07-31T10:57:35.914+03:00</updated><title type='text'>sünnet düğünü</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-D7VdYtW_fB4/TjUKRSXpVDI/AAAAAAAAAh4/cAjzvgPqvas/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-D7VdYtW_fB4/TjUKRSXpVDI/AAAAAAAAAh4/cAjzvgPqvas/s320/2.jpg" width="199" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;pazar sabahı, saat 10:30. Umut daha uyanmadı, tahminimce 12'ye kadar uyuyacak. Yattığı saatte kalkmayı yani tam 12 saat uyumayı alışkanlık edindi çünkü, nasıl hesaplayabiliyorsa vucudu, 12 saati şaşmıyor hiç.&lt;br /&gt;akşam bir sünnet düğününe götürdük oğlanı. Öğretmeni her seferinde "kalabalıklara karıştırın çok streril büyütüyorsunuz, gürültü arasına sokun, bir çok uyaranı bir anda almaya alışsın" &amp;nbsp;demesine rağmen ısrarla ne bir alışveriş merkezine ne de çarşıya pazara götürdüm oğlanı.&lt;br /&gt;Çok yakın komşumuzun torununun sünnetine çağrılınca" tamam" dedim," fırsat bu fırsattır gidelim." Havuzbaşında yemekli bir davet, şık davetliler ortalıkta koşturan çocuklar bizimkini heyecanlandırdı. Kollarından tutup masaların arasında yürüttüm, eğilip onu seven herkese öpücükler yolladı, keyfi oldukça yerindeydi taa ki şarkıcı bir ablamız eline mikrofonu alıp şakımaya başlayıncaya kadar. Davetliler coştu, herkes kalkıp dansetmeye, el çırpmaya başladı. İşte o zaman bizimki ilk düğün şokunu yaşadı. Önce elleri kasıldı, gözleri faltaşı gibi açıldı, sonra dudağını büktü ağlama pozisyonuna geçti fakat tam da karar veremedi, o surat ifadesiyle 10 dakika kucağımda oturdu.&lt;br /&gt;Sonra baktı ki bu iş bitmiyor&amp;nbsp; kucağımdan kendini resmen yere attı.&amp;nbsp; Önce yürümek istiyor sandım omuzlarından tuttum ama durum öyle değilmiş, oğlan dans edip ortama uyum sağlamak istermiş Başını sağa sola sallayıp kollarını aşağı yukarı oynatarak dans etmeye başladı bizimki. Tüm komşular tempo tutup Umut'u gaza getirdikçe daha hızlı dansetmeye değişik figürler sergilemeye başladı, ben ağzım açık seyrederken, babası bunca yıldır dinlettiği rock ve cazz parçalarına değil de Serdar Ortaç şarkısına coşan oğlunu dudağını bükerek seyretti. &lt;br /&gt;Çok eğlendi , çok yoruldu ama saat 12'de eve girdiğimizde bile "top" oynamak istiyordu.&lt;br /&gt;İlk düğün maceramız başarıyla sonuçlandı.&lt;br /&gt;Darısı diğer sosyal ortamların başına.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-357328996273336718?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/357328996273336718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/sunnet-dugunu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/357328996273336718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/357328996273336718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/sunnet-dugunu.html' title='sünnet düğünü'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-D7VdYtW_fB4/TjUKRSXpVDI/AAAAAAAAAh4/cAjzvgPqvas/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4989103527322591173</id><published>2011-07-29T14:17:00.000+03:00</published><updated>2011-07-29T14:17:04.994+03:00</updated><title type='text'>minik arkadaşlar</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_6scts6="187" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-YEo9BFtHhZA/TjKWe2gyE9I/AAAAAAAAAh0/kyv9C4P-fV0/s1600/umut+%2526+sarp.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-YEo9BFtHhZA/TjKWe2gyE9I/AAAAAAAAAh0/kyv9C4P-fV0/s400/umut+%2526+sarp.JPG" t$="true" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çocukların anlayabileceği şekilde konuşmuyor, onlarla koşmuyor, oyun oynamıyor, gözlerinin içine bakmıyor, ona uzattıkları oyuncakları almıyor, sadece dinliyor, yanlarında oturuyor ve bundan çok mutlu olduğunu onlara hissettiriyor. Yanından ayrılırlarsa “geell” diye arkalarından sesleniyor, o kadar. Tüm bu azıcık paylaşıma rağmen çocuklar onu seviyorlar, sabırla yanında oturuyorlar, oyuncaklarını önüne diziyorlar, kelime öğretmeye çalışıyorlar, kız çocukları su içirmek, saçlarını taramak, oğlan çocukları toplarını, arabalarını paylaşmak istiyorlar. Çocuklar Umut’u seviyorlar, o da onları… Umarım bu hep böyle devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_6scts6="195"&gt;Resimde Umuttan 3 yaş küçük Sarp i-pad’ini gösteriyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4989103527322591173?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4989103527322591173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/minik-arkadaslar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4989103527322591173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4989103527322591173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/minik-arkadaslar.html' title='minik arkadaşlar'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-YEo9BFtHhZA/TjKWe2gyE9I/AAAAAAAAAh0/kyv9C4P-fV0/s72-c/umut+%2526+sarp.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7242628054854514195</id><published>2011-07-27T18:13:00.000+03:00</published><updated>2011-07-27T18:13:26.434+03:00</updated><title type='text'>insanlar farklı farklı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_u7am2u="190" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6S6oFAavyfQ/TjAq6t9DhtI/AAAAAAAAAhw/rCTsX5SOwcY/s1600/31.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="260" src="http://4.bp.blogspot.com/-6S6oFAavyfQ/TjAq6t9DhtI/AAAAAAAAAhw/rCTsX5SOwcY/s400/31.jpg" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;İnsanların bana ve Umut'a karşı tepkileri o kadar farklı oluyor ki artık söze başlamadan, ifadelerinden anlıyorum başıma gelecekleri. Bir kaç örnekte çok rahat toparlanayabilirim aslında genel görüntüyü&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;Mesela;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;&amp;nbsp;İş yerimden biri,&amp;nbsp; bir gün yanıma gelip, "nasılsınız? "dedi durup dururken, halbuki sabah karşılaşıp konuşmuştuk bir iki&amp;nbsp;cümle.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;&amp;nbsp;"iyi" dedim, "sağolun", sonra kafasını yana eğip "çocuk nasıl?" diye sordu&amp;nbsp;acıklı bir yüz ifadesiyle. Öğrenmiş Umut'un durumunu belli, o ifadedir bunun sebebi.&amp;nbsp; "iyidir" dedim. şen şakrak bir sesle,&amp;nbsp;"keyfi yerinde&amp;nbsp;çok şükür." &amp;nbsp;Şaşırdı, görmeyi beklediği ifade, duymayı beklediği sözler bunlar değil&amp;nbsp; "nasıl olsun, uğraşıp duruyoruz işte, hayat böyle ne yaparsın" gibi şeyler duymayı bekliyordu aslında. Karşılıklı dertleşelim, mümkünse bir iki damla yaş dökelim istiyordu anladım. &amp;nbsp;Karşılık vermedim, dönüp masasına gitti. Bu benim için çok üzülen, acımı benimle paylaşmak isteyen tip.&amp;nbsp; Sadece bana değil, hayata bakışı da bu, kaderci, arabesk. Kendince iyi insan, bence eksik insan...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;Başka bir örnek;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;Komşularımdan biri geçenlerde yanıma geldi, oğlan yürüteçte tüm gücünü kullanıp oradan oraya gitmeye uğraşıyor. Arkasından bakıp "canım yaaa" dedi. O ses tonunu biliyorum ben. "Canım yaaa = yazık ya" Halbuki o acıdığı çocuk inanılmaz bir gayret sergiliyor o anda. O'nu görmedi. Baktığı şey yürüyemeyen sakat bir çocuk. Halbuki&amp;nbsp;benim için ha yürüteçte yürümüş, ha atom fiziğini keşfetmiş, o kadar mucizevi bir sahne gerçekleşiyordu.&amp;nbsp; Bu da acıyan tip, kendisi başına gelmediği için şükrediyor. Kendince iyi insan, bence eksik insan...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;En son örnek;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;İki gün önce yine kollarından tutmuş havuza sokup çıkartırken oğlanı, bizi uzaktan ilgiyle izleyen bir amca&amp;nbsp;gördüm, daha önce hiç sitede rastlamadığım. &amp;nbsp;Bir müddet sonra yanıma geldi ve "siz ileride melek olacaksınız!" deyip gitti. Teşekkür ettim arkasından, duymadı...Güzel bir şey&amp;nbsp;söyledi aslında&amp;nbsp;ama aklıma hemen "senin annen bir melekti yavrum" repliğini getirdi. Yani amca bana diyor ki "bu dünyada çok çile çektim, mahvoldun, kahroldun, öbür dünyada ödüllendirileceksin". Tamam, inşallah zaten de, bütün anneler için geçerli değil mi bu ?&amp;nbsp; Kendince iyi insan, bence eksik insan...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;Şimdi bir de benim açımdan bakın; Ben de herkes kadar yoruluyorum, her anne kadar acı çekip,suçluluk ve&amp;nbsp;endişe duyuyorum, kimsenin çocuğunu, kimsenin anneliğini kendiminkiyle karşılaştırmıyorum. Ben de çocuğumu mutlu etmeye çalışıyorum, ileride ne olacağını ben de tıpkı kimsenin bilmediği gibi bilmiyorum. Ben oturup ağlamıyorum, dertlenmiyorum, aynı durumdaki annelerin yanına gidip ah vah çekmiyorum. aksine çocuğumla gurur duyuyorum, onu saklamaktansa herkes görsün istiyorum, Göğsümü gere gere "benim çocuğum engelli" diyorum. Kendime ve O'na hiç acımıyorum aksine bunun bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;O yüzden benimle ağlamaklı yüzlerle, iç çekerek, ölümden, hastalıklardan, tanıdıklarınızın Umut gibi çocuklarından, karanlık gelecekten bahsederek konuşmayın olur mu? Yapamadıklarımıza, sahip olamadıklarımıza değil, elimizdekilere sevinerek konuşalım, şimdiyi yaşayalım. &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;Bir arkadaşım "senin hayatın ne kadar renkli " demişti, aldığım en güzel iltifatlardan biriydi, başka bir arkadaşım&amp;nbsp; "hayatında elle tutulacak hiç bir şey yok, nasıl dayanıyorsun? "demişti ki aldığım en büyük hakaretti.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_u7am2u="133"&gt;Kimi görebiliyor, kimi göremiyor, kimseyi suçlamıyorum, kızmıyorum, sadece eksik yanları olduklarını ve bir gün tamamlanacaklarını umuyorum.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7242628054854514195?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7242628054854514195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/insanlar-farkl-farkl.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7242628054854514195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7242628054854514195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/insanlar-farkl-farkl.html' title='insanlar farklı farklı'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6S6oFAavyfQ/TjAq6t9DhtI/AAAAAAAAAhw/rCTsX5SOwcY/s72-c/31.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-5377585361980183317</id><published>2011-07-26T22:32:00.000+03:00</published><updated>2011-07-26T22:32:41.861+03:00</updated><title type='text'>gaak</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cJnlIxXiIcM/Ti8WTGQSZMI/AAAAAAAAAhs/KWzKXk6p1w8/s1600/untitled.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-cJnlIxXiIcM/Ti8WTGQSZMI/AAAAAAAAAhs/KWzKXk6p1w8/s1600/untitled.bmp" t$="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="151"&gt;Bahçede yemeğimizi yedik. Umut yanımda mama sandalyesinde oturuyor, bir eliyle saçlarımı tutmuş, çekiştiriyor, en sevdiği oyun...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="133"&gt;yeni gözdemiz olan şarkımızı söylüyorum, ara ara bana eşlik etmeye çalışıyor "karga karga gak dedi.."&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="133"&gt;tam o sırada önümüzden komşumuzun oğlu Küçük Sarp geçiyor koşarak, daha 2 yaşında bile değil, arkasından da annesi.. Seviyorum bu kadını "gelsene" diyorum, "kahve içelim..." Arkasını dönüp sesleniyor &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="133"&gt;"ah bir oturabilsem!!!" Gülümseyerek kendi kendime fısıldıyorum "ah ben de bir koşabilsem!" &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="133"&gt;Eşim söylediğimi duyuyor ve Umut'a bakıp omuzlarını silkerek "valla ben memnunum hayatımdan" diyor. Seviniyorum... Böyle düşündüğünü tahmin etmiyordum hiç. Elbette daha iyisini&amp;nbsp; istediğini biliyorum ama olmazsa da hayatı kendine dar etmeyeceğini o an anlıyorum&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="133"&gt;Şarkımıza geri dönüyoruz ve kocaman bir "gaak" sesiyle bitiriyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o12jrt="133"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-5377585361980183317?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/5377585361980183317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/gaak.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5377585361980183317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/5377585361980183317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/gaak.html' title='gaak'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-cJnlIxXiIcM/Ti8WTGQSZMI/AAAAAAAAAhs/KWzKXk6p1w8/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8661398319938130662</id><published>2011-07-24T09:36:00.001+03:00</published><updated>2011-07-25T07:54:24.896+03:00</updated><title type='text'>annem annem</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Vm1UcbJM88o/Tiu9YMYVeyI/AAAAAAAAAho/lZNCgzHwG4g/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-Vm1UcbJM88o/Tiu9YMYVeyI/AAAAAAAAAho/lZNCgzHwG4g/s320/1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"uyuyamıyorum ki" demeye taa o zamanlarda başlamıştı. "Bu kadar erken gelme, uyu dinlen biraz" dediğimde her seferinde aynı cevabı verirdi. Aradan 7 sene geçti, hala uyuyamıyor... Annem...&lt;br /&gt;Her zaman&amp;nbsp; yanımda olan, beklediğim veya beklemediğim anlarda hazır ve nazır olan.. Annem..&lt;br /&gt;"insan en çok en sevdiklerini incitirmiş"diye başlıyor günümüzün popüler romanlarından biri. Doğru, aynı benim en çok annemi incittiğim gibi. En çok sevdiğimden mi yoksa en çok annemin kendi kendini incitme becerisine kızdığımdan&amp;nbsp;mı bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="148"&gt;Hastane günlerimizde hep yanımda oldu annem. Hayatının düzenini bana, torununa göre değiştirdi. Hastaneye çok yakın oturan amcamların evine taşındı iki küçük valizle. Biz Umut'la o daracık yataklarda yattığımızda o da kuzenimin odasındaki kalp yastıklı kırmızı çek-yatında sabahladı.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="149"&gt;Her sabah ev halkı uyanmadan erkenden kalktı, elinde bana aldığı karton bardakta çay ve kaşarlı poğaça ile servisin kapısında beliriverdi. Kimsecikler kalkmamış olurdu o geldiğinde, benden başka.&amp;nbsp; Ben de uyuyamazdım tıpkı onun gibi. "kantine git" derdim "daha doktorlar vizite gelmedi" "tamam "derdi kaybolurdu görüş alanımdan ama bilirdim gitmediğini, bir seslenmem kadar yakınlarda durduğunu. &lt;/div&gt;"iki kat üzülüyorum ben" derdi " hem kızım için, hem torunum için" &lt;br /&gt;Biraz nefes alayım, dinleneyim diye oğlanın yanında durup tembihlediklerimi harfi harfine uygulardı. Bense kantinde biraz oturur, gider amcamlarda bir duş alır veya onun yattığı çekyatta biraz uyumaya çalışırdım.&lt;br /&gt;Bana da, oğluma da çok iyi baktı, ama kendine hayrı dokunmadı.&lt;br /&gt;Hastane günlerimiz bitip eve döndüğümüz, çalışmaya başladığım günlerden birinde teyzem arayıp " annen göğüs kanser olmuş" dediklerinde, neye uğradığımı şaşırmıştım. "yukarda biri benimle dalga geçiyor olmalı" dediğimi hatırlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="150"&gt;Ameliyata girerken eğilip," daha yapacak çok işimiz var, Umut'u büyüteceğiz beraber" dedim.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="151"&gt;İyi bir doktor, iyi bir ameliyat ve tedavi ile hastalığı kısa sürede, "ben zaten hastayım ki" psikolojisini normal denebilecek bir sürede atlattı ama kendine bakamama hastalığını&amp;nbsp; atlatamadı. &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="152"&gt;Şimdi hasta olan anneannemin bakımını üstlendi.&amp;nbsp; Kendini paralayarak.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="153"&gt;Yaklaşık her haftasonu torununu görmeye geliyor. O zamanlardan bu zamana nasıl yol katettiğimizi, &amp;nbsp;geldiğimiz aşamayı keyifle seyrediyoruz karşılıklı...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="154"&gt;Annem... İçimdeki yaşama sevgisini, tutkusunu, çalışma ve başarma azmini bana veren kadın.&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_jgw3jt="154"&gt;&amp;nbsp;Ve ben bu hayatta en çok o'nu incitiyorum. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8661398319938130662?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8661398319938130662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/annem-annem.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8661398319938130662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8661398319938130662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/annem-annem.html' title='annem annem'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Vm1UcbJM88o/Tiu9YMYVeyI/AAAAAAAAAho/lZNCgzHwG4g/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7748726170618051484</id><published>2011-07-22T13:09:00.000+03:00</published><updated>2011-07-22T13:09:59.960+03:00</updated><title type='text'>elit derken?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Gr6PadvehJs/TilMYF4MEOI/AAAAAAAAAhk/ME-IUYI9WOo/s1600/photo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="246" src="http://4.bp.blogspot.com/-Gr6PadvehJs/TilMYF4MEOI/AAAAAAAAAhk/ME-IUYI9WOo/s400/photo.jpg" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="133"&gt;Zaman bazen çok hızlı, bazen çok yavaş geçti ve&amp;nbsp;Umut'ta, arkadaşlarımın çocukları da büyüdü. &amp;nbsp;Bu ara konuşulan &amp;nbsp;konular aşağı yukarı aynı. Okul.. Hangi okul?.. Nasıl bir eğitim? Kaç para? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="134"&gt;Benimse "CPliler içinde bir okul kuruluyormuş" haberinden sonra konuştuğum konular “okulda yemeğini kim yedirecek?”, “ altı bezli, kim değiştirecek?” “30 kelimesi olan çocuk okulda kendini nasıl anlatır?” &lt;/div&gt;"Nasıl bir eğitim?"i geçtim okulun var olması bile mucizeyken, "kaç para?" kısmını 5 Ağustostaki okul tanıtım randevumuzda öğreneceğimizden düşünmemeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="136"&gt;"Ben nelerle uğraşıyorum, insanlar nelerle? demiyorum, asla!! Herkesin kendine göre derdi, mutluluğu, hayata bakış açısı ve kabullenişi var. Ama hepimizin de ortak bir noktası; çocuğumuzun “mutlu olması” &lt;/div&gt;Anladığım kadarı ile çok büyük dolaplar dönüyor bu eğitim işinde, ister çocuk “normal” olsun ister “engelli”&lt;br /&gt;Bazen diyorum ki, belki bu çarkın içinde olmamamda bir hayır vardır, yoksa çok kişiyle tartışır, uğraşır, sinir küpü olabilirdim.&lt;br /&gt;Çünkü “normal” çocuğu olup da “normal” bir anaokul arayan annelerden duyduklarım bazen tüylerimi diken diken ediyor.&lt;br /&gt;Geçenlerde duyduğum bir olayda; anne anaokuluna görüşme için gidiyor, ilk sorulan sorular, "ne iş yapıyorsunuz, kaç para maaş alıyorsunuz, eşinizin maaşı ne?" oluyor. Neden bu sorulara maruz kaldığını sorunca da "burası elit bir kurum, alınacak öğrencilerinde elit bir aileden gelmesine dikkat ediyoruz. Zaten çocuk başladıktan sonra 10 gün deneme süresine tabii tutuluyor, eğer elit bir kültür almadığı fark edilirse kaydı siliniyor " deniyor.&lt;br /&gt;Başka bir hikayede ise özel bir ilkokula kayıt yaptırmaya giden bir aneye okulu anlatırlarken yapılan faaliyetlerden birinin de ayda bir "karşı sokakta bulunan devlet ilkokuluna ziyarette bulunup hediyeler dağıtıldığı" söyleniyor. Devlet illkokuluna gidiyorlarmış yahu, çocuk esirgeme kurumuna, bir yaşlılar bakımevine, bir hastanede tedavi gören çocuklara değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="138"&gt;Yok ben almayayım böyle bir eğitimi, böyle bir okulu, bu zihniyeti, kalsın… O okullarda süregelen "zengin iyidir elittir, fakir kötüdür, cahildir" düşüncesini&amp;nbsp;3 yaşında bir çocuğa akıtmak nasıl bir kafadır? &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="138"&gt;Uzaka duralım birbirimizden lütfen...&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="140"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_30eee5="139"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7748726170618051484?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7748726170618051484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/elit-derken.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7748726170618051484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7748726170618051484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/elit-derken.html' title='elit derken?'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Gr6PadvehJs/TilMYF4MEOI/AAAAAAAAAhk/ME-IUYI9WOo/s72-c/photo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4603085367452710220</id><published>2011-07-20T15:21:00.000+03:00</published><updated>2011-07-20T15:21:52.485+03:00</updated><title type='text'>zamanda yolculuk</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-1e8skBvCaa0/TibHVezytRI/AAAAAAAAAhg/3P8vxuYxMOk/s1600/alexis+anne+mackenzie.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-1e8skBvCaa0/TibHVezytRI/AAAAAAAAAhg/3P8vxuYxMOk/s400/alexis+anne+mackenzie.jpg" t$="true" width="313" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sabah gözümü açtığımda çocuktum ben, yaklaşık 20 saniye kadar çocuk kaldım. Salonda uyuyup kalmış olan kocamın horultusunu, babamdan geliyor sandım. Ablamın evde olmadığına, babamın hala uyuduğuna kanaat getirdim. Ama aklımda tek bir soru kaldı “annem nerede, acaba uyandı mı, şimdi bana seslenecek mi?” &lt;br /&gt;Annemin sesini bekleyerek kımıldamadan yattım, sanki çocuk bedenimdeydim, sanki çocuk odamdaydım. O andaydım ve oradaydım, müthiş bir huzur içindeydim, sonra sonra algım yerine geldi, 9 değil de 39 yaşımda olduğum, annem babamla değil de kocam ve oğlumla yaşadığım. Üzülmedim de, sevinmedim de kabul ettim sadece. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalkıp oğlumun odasına gittim, aynı benim az önce annemi beklemem gibi beni beklerken buldum onu, eğilip öptüm usulca, gülümsedi…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4603085367452710220?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4603085367452710220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/zamanda-yolculuk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4603085367452710220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4603085367452710220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/zamanda-yolculuk.html' title='zamanda yolculuk'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-1e8skBvCaa0/TibHVezytRI/AAAAAAAAAhg/3P8vxuYxMOk/s72-c/alexis+anne+mackenzie.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-1007207784410746082</id><published>2011-07-19T16:31:00.000+03:00</published><updated>2011-07-19T16:31:47.380+03:00</updated><title type='text'>yürüteç</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-c8lep24KP90/TiWGoeg0BwI/AAAAAAAAAhc/ugywzTP5AUU/s1600/WBSSC1_430h.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" m$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-c8lep24KP90/TiWGoeg0BwI/AAAAAAAAAhc/ugywzTP5AUU/s320/WBSSC1_430h.gif" width="209" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ahahhahahahaaaaa insanın mobilize çocuğu olması ne şahane bir şeymiş!! &amp;nbsp;Hiç ağzımdan çıkmayan komutlar veriyorum birkaç gündür ; “Umut kapıya bak bakalım kim gelmiş?” “Umut TVda ne oynuyor, git bak ?” “git su bidonuna tekme at!!!” “umut gel camdan bakalım” Hepsini yapmaya başladı. Tabii ben yürütece yamuk yumuk yerleştirirsem!&amp;nbsp; Babası kızıyor "öyle değil, düzgün tak şunu, kendi ağırlığıyla hareket etmeyi öğrensin, ayaklarını kaldırarak adım atsın iterek değil” diyor.&amp;nbsp; Haklı olmasına haklı tabii ama bu yürüteç burada 1,5 senedir duruyor. Hiç kullanamadık ki, üzerine her seferinde yerleştirdiğimizde adeta bir kukla gibi asılı kaldı ki. Resimdeki işte o alet, arkadaşlarımın Umut'a hediyesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ne oldu da yürüteci kullanmaya karar verdi, hiç bilmiyorum. &lt;br /&gt;Baba'nın dediği gibi yerleştirince evet yine hareket ediyor ama destek lazım, azıcık iteceksin, birazcık çekeceksin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bencillik ediyorum biliyorum ama bende keyfini çıkartıyorum işte. Ağırlığı yürüteçte kalacak gibi ayarlıyorum, sadece parmak uçlarıyla ittiriyor kendini, kafası bir koç gibi tos atacakmışçasına önde, son sürat ilerliyor. O kadar komik ki!!!! Hatta komşu dedenin balkonunun altına tek başına gidip “dedeeee” diye bağırıyor!&lt;br /&gt;Kollar morarmış, koltuk altları ,boynu çizilmiş, bacakları kıpkırmızı, hiç kolay değil sürekli darbe alıyor aletten ama çok da eğleniyor bu arada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek başına, Umut tek başına hareket ediyor, vay be! Olağanüstü!!!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-1007207784410746082?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/1007207784410746082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/yurutec.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1007207784410746082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/1007207784410746082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/yurutec.html' title='yürüteç'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-c8lep24KP90/TiWGoeg0BwI/AAAAAAAAAhc/ugywzTP5AUU/s72-c/WBSSC1_430h.gif' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-265646171128958946</id><published>2011-07-06T11:09:00.000+03:00</published><updated>2011-07-06T11:09:41.337+03:00</updated><title type='text'>senaryo</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tNF21S5acD0/ThQYL1E3vZI/AAAAAAAAAhQ/-eJKw1rQ_qA/s1600/marlon+brando.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" m$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-tNF21S5acD0/ThQYL1E3vZI/AAAAAAAAAhQ/-eJKw1rQ_qA/s320/marlon+brando.jpg" width="248" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Deli deliyi her yerde bulurmuş. 3 sene önce taşındığımız sitedeki insanlarla olan ilişkilerimize baktıkça aklıma hep bu söz geliyor. İlk senelerde çok eğlenirdik, tüm komşular bir arada mangal ziyafetleri , dans geceleri, kareoke partileri düzenlerdik. Artık biraz durulduk, grubumuz küçüldü, şimdilik sadece mangala kaldık ama daha yaz yeni başladı, belli de olmaz. Ayrıca sadece gırgır şamata ile geçmiyor günlerimiz, her Türk topluluğunda olduğu gibi hır-gür de gündemimizin bir parçası artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk senemizin yazında hiç unutmadığım bir film çekimi yapmıştık, işte beni en çok eğlendiren projemiz bu olmuştu. Kamerayı bir konşumuz getirdi, diğeri senaryoyu yazdı, istisnasız tüm komşular filmde göründü, Umut dahil. Sonrasında sitenin sosyal tesisinde çatlayana kadar gülerek, profesyonelce montajlanmış filmimizi seyrettik. Bir daha da görmek nasip olmadı, film kayıp. &lt;br /&gt;Umutun film’de küçük ama çok önemli bir rolü vardı.&lt;br /&gt;İlk sahnede başroldeki bir mafya babası var. Evinde koltuğunda oturmuş dinleniyor, kucağındaki oğlunun saçlarını okşuyor, yanlarında korumalar, ellerinde plastik tabancalar. İşte o kucaktaki oğul “Umut”. Aslında bu tip filmlerde mafya babasının kucağında kedi olur, ama senaryo Umut’a göre hazırlanıyor, kedinin rolünü Umut kapıyor.&lt;br /&gt;Yönetmenimiz “motor” diye bağırıdığı anda çekim başlıyor. Başka korumalar Baba’nın önüne yakaladıkları bir adamı atıyorlar. Adam yere düşüyor. “Affet baba, bir daha olmayacak” diye yalvarıp ağlamaya başlıyor. Baba “Sus köpek” diyor ve Umuta dönüyor “ne yapalım bu adamı oğlum?” diye soruyor. Umutun o günlerdeki kelime dağarcığı 5-6 kelime, içlerinden biri de “öp” Umut hemen hiç bekletmeden “öp” diye bağırıyor. Mafya babası “duydunuz çocuğu öpün!!” diyor. Yerdeki adam yalvarıyor “yapmayın, lütfen öpmeyin beni” diye . Ve yönetmen “kessstik” diyor, Alkışlıyoruz, ıslıklıyoruz, Umut çok mutlu.&lt;br /&gt;Filmin gerisinde senaryoda her şey birbirine giriyor, entrikalar, cinayetler ve en sonunda havuz başında herkes dans ederek bitiriyoruz aynı hint filmleri gibi… Tüm deliler bir arada...&lt;br /&gt;Umut’un ilk rolünü,ona göre yazılmış senaryonun ilk sahnesini sonsuza dek unutmayacağım. Çok güzeldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-265646171128958946?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/265646171128958946/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/senaryo.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/265646171128958946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/265646171128958946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/senaryo.html' title='senaryo'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-tNF21S5acD0/ThQYL1E3vZI/AAAAAAAAAhQ/-eJKw1rQ_qA/s72-c/marlon+brando.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4001759912950032457</id><published>2011-07-05T08:33:00.000+03:00</published><updated>2011-07-05T08:33:44.035+03:00</updated><title type='text'>Pediatrik Rehabilitasyon Kongresi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-77g-CW7FuOM/ThKhrAiIHZI/AAAAAAAAAhM/MBd_j79AbTE/s1600/51.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" i$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-77g-CW7FuOM/ThKhrAiIHZI/AAAAAAAAAhM/MBd_j79AbTE/s320/51.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Facebook çok işe yarıyor. Arkadaş bulma muhabbetini bir tarafa bırakırsak üye olunan gruplardan, yüzünü hiç görmediğin insanlardan o kadar önemli bilgiler ediniliyor ki. İşte "Pediatrik Rehabilitasyon Kongresi" haberi de benim bu şekilde edindiğim bir bilgi. Gerçekten iyi düşünülmüş, muhteşem doktorların, yurtdışından bir çok katılımcının da olacağı bir etkinlik. Davet mektubunu okuduktan sonra aslında bunun tamamen fizyoterapistler için yapıldığını ve&amp;nbsp; akademik anlamda bir kongre" olduğunu anlamama rağmen 3 gün sürecek olan konuşmaların aslında beni, benim gibi anneleri, engelli çocukların gelişimiyle, bir adım daha ileriye götürülmesi ile ilgili bir bilgi kırıntısına muhtaç velileri ne kadar ilgilendirdiğini farkedince dayanamayıp telefon açtım. &lt;br /&gt;İlgili kişiyi bulup "engelli annesi" olduğumu ve izleyici olarak katılmak istediğimi söyledim. Şaşırdılar ama terslemediler, sadece akamedik bir etkinlik olduğundan belki konuşulan konuyu anlamayacağımdan üstü kapalı bahsettiler. Ben de 7 senedir işin içinde olduğumu bu dile bir şekilde aşina olduğumu söyledim. &amp;nbsp;Zaten bilgisizlik içinde kıvrandığımızı ve bizim çocuklarımız için yapılan bu kongreye bizleri de davet etmelerini rica ettim. Çok kibar bir beyefendiydi beni kırmadı.&amp;nbsp;Telefonlarım alındı ve yaklaşık 3 gün sonra geri arandım. &amp;nbsp;Kabul edilmişim. Sadece beni değil ilgili tüm velilerin katılımını kabul etmişler. Teşekkür ediyorum elbette ama canımı da sıkan bir nokta var.&amp;nbsp;Katılımcı ücreti ödemem gerekiyor.&amp;nbsp;Katılımcı olan bir fizyoterapist ile aynı ücreti.&amp;nbsp;Ücret mi ? Eğer 3 güne de katılmak istiyorsam tam 400TL :) &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Konuşulacak, tartışılacak konulardan bazıları&amp;nbsp;: &lt;span&gt;&lt;strong&gt;“Özürlü çocuklarda toplumsal katılım”, “Çocuklarda yutma ve salya problemleri”,"&lt;/strong&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;Engelli çocuk ve aileye psikiyatrik yaklaşım","&lt;/strong&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;Serebral Palsi'li çocuklarda konuşma terapisi","&lt;/strong&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;Alternatif terapiler gerçekten etkili mi?"&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; E benim bunları su gibi içmem lazım. Bana bir veli olarak bunların zaten anlatılması lazım, bir okulum yok, bir danışma merkezim yok, tesadüfen edindiğim bilgiyle bulduğum kongreye gidebilmek için üstüne bir de para vermem gerekiyor. Acı verici. &amp;nbsp; Neyse buna da şükür mü diyeyim, bilemedim. Belki aklıma uygun bir doktor (ki katılımcı doktorların bir kısmını tanıyorum), bir fizyoterapist, bir katılımcı ile tanışırım, belki 2-3 cümle kaparım, hayatımız değişir. Belli olmaz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;İşte davet mektubu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Değerli Katılımcılar;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk Fizyoterapistleri Derneği tarafından 2. Pediatrik Rehabilitasyon Kongresi 7-9 Ekim 2011 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecektir. İnsan sağlığının her alanında “ÇOCUK'' ile çalışmak, çok zevkli ancak bir o kadar da özen gerektirir. Bir de konu “Engelli Çocuk” olduğunda ise işler daha meşakkatli ve özel olur, daha itinalı olmayı gerektirir. Bilimsel bir yaklaşım ve multidisipliner bir anlayışla yapılan rehabilitasyon çalışmaları ile engelli çocukların daha bağımsız bir yaşama kavuşması sağlanabilmektedir. Çocuklarda rehabilitasyon süreci oldukça karmaşık ve çok faktörlü bir denklem gibidir. İstenilen amaca ulaşılabilmek, birçok disiplinin bir arada çalışmasına bağlıdır. Kongrede güncel gelişmelere paralel, uzman desteğiyle yaşam kalitesinin yükseltilmesine gereksinim duyan çocuklarla ilgilenen rehabilitasyon ekibinin ilgisini çekecek konferanslar, paneller, forumlar, özel çalıştaylar, serbest bildiriler ve poster sunumları yer alacaktır. Bilimsel, güncel ve pratikte uygulanabilecek bilgilerle donatılmış ve bu yıl ikincisi düzenlenen PEDİATRİK REHABİLİTASYON KONGRESİ'nde siz değerli katılımcılarla İstanbul’da birlikte olmaktan mutluluk duyacağız. &lt;br /&gt;Saygı ve Sevgilerimizle &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.pediatrikrehabilitasyon2011.org/"&gt;&lt;strong&gt;http://www.pediatrikrehabilitasyon2011.org/&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4001759912950032457?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4001759912950032457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/pediatrik-rehabilitasyon-kongresi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4001759912950032457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4001759912950032457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/pediatrik-rehabilitasyon-kongresi.html' title='Pediatrik Rehabilitasyon Kongresi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-77g-CW7FuOM/ThKhrAiIHZI/AAAAAAAAAhM/MBd_j79AbTE/s72-c/51.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7912057273060241361</id><published>2011-07-04T09:09:00.000+03:00</published><updated>2011-07-04T09:09:20.769+03:00</updated><title type='text'>çok ucuz atlattık</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-bqIdBfsKk1A/ThFY2OTa_rI/AAAAAAAAAhE/aT5l0sgAaIE/s1600/20090921110005.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" i$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-bqIdBfsKk1A/ThFY2OTa_rI/AAAAAAAAAhE/aT5l0sgAaIE/s400/20090921110005.jpg" width="268" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;atın adı Efe... Çok sakinmiş, öyle dediler, tam bir eğitim atıymış, o kadar sakinmiş ki hızlanamazmış bile.&lt;br /&gt;Kızın adı Olga... Rus binicilik hocası. Engelliler için hipoterapi eğitmenliği yapıyor, deneyimliymiş, öyle söylediler.&lt;br /&gt;Çocuğun adı Umut... Bir at çiftliğinde bulunmaktan değil de kalabalık bir ortamda olmaktan memnun, aklı fikri yürütülmekte, atlarla hiç ilgisi yok...&lt;br /&gt;Olay bir pazar sabahı gerçekleşiyor. Arkadaşlarımızın davetiyle evimize çok yakın at çiftliğine gidiyoruz, aklımızda Umut'u ata bindirmek gibi bir düşünce yok, kahve için sabırsızlanıyoruz sadece.&lt;br /&gt;Mekana girince Olga yanımıza gelip kendini tanıtıyor. Daha önceki hipoterapi deneyimimizi soruyor. "Pony"ler ile bu işin olmayacağını büyük at olması gerektiğini söylüyor. Paket program hazırlıyormuş çocuğun durumuna göre, "hadi diyor hazır buradayken deneyelim." Önce "olmaz" diyorum, "oturamıyor nasıl tutacaksınız koca atta?"&amp;nbsp; &amp;nbsp;"ben arkasına oturacağım, sırtını bana dayayacak merak etme" diyor, "hava sıcak, şapkası yok"'a kadar vardırıyorum itirazlarımı "20 dk" diyor Olga "bir şans ver" deneyelim, "bak çok faydalı." Hiç istemiyorum ama basiretim bağlanıyor, "olur" diyorum. &lt;br /&gt;Kız atı hazırlamaya gidince eşimin yanına gidip bir bir tembihlerime başlıyorum. "Kız umutu tanımıyor nasıl idare edecek, yanlarında dur, Umutun bir şeyi tutmasını bekliyorsa o iş olmaz söyle, sakın gözünü ayırma." &amp;nbsp;Eşim kızıyor "bana güvenmiyorsan sen dur manejde" diyor. "Yok" diyorum "tamam ben oturduğumuz masadan seyredeceğim, senin boyun uzun, sen dur manejde."&lt;br /&gt;At geliyor, çok büyük...Resimdeki at kendisi işte üstündeki de sahibi..&amp;nbsp;Allahım nasıl olacak bu iş?&lt;br /&gt;Olga atın üzerine bir örtü seriyor, eğer yok. Kendisi ters oturuyor üzerine, hemen önüne de Umutu oturtuyor. İkisi de Nasrettin Hoca misali ters... Umut gergin kendini kasmış, bacaklarıı iki yana açılmıadığı için düz kuyruğa doğru uzatmış bacaklarını. Eşim oğlanın elini tutmuş, yürümeye başlıyorlar.&lt;br /&gt;Atık örtü mü kuyruğa değiyor, oğlanın bacakları mı problem, eşimin geride kalması yüzünden mi, yoksa sinek mi ısırıyor belirsiz, Efe huysuzlanmaya başlıyor, önce duruyor, sonra arka ayakları ile çifteler atmaya başlıyor.&amp;nbsp; Sıçrıyor olduğu yerde, tek amacı var, üstündekileri biran önce atmak.&amp;nbsp; Üstündeki benim oğlum... 7 senedir pamuklara sarıp büyüttüğüm, 20cmden düştü diye tüm ailecek panik atak geçirdiğimiz oğlum, şimdi&amp;nbsp;bir atın üstünden&amp;nbsp;düşüyor &amp;nbsp;gözümün önünde ve hiçbirşey yapamıyorum. &amp;nbsp;At bir daha sıçrıyor Umut yana kayıyor, ama Olga kollarının altından tutmuş, aynı filmlerdeki sahneler gibi ,oğlum atın yanından boş bir heybe gibi sallanıyor.&amp;nbsp; Kendimi yere atıyorum, "Allahım " diye bir çığlık kopuyor boğazımdan.&amp;nbsp; At bir daha sıçrıyor ve son gördüğüm Umut'un da, Olganında havada olduğu... Fırlıyorum yerimden Önümdeki çimenliği ve manejin çitini bir sıçrayışta geçiyorum, sanki düşmeden tutabilirmişim gibi... Bir göz kırpması kadar anda Olga yere düşüyor, Umutta kucağına ve hemen üstüne kapatıyor kendini ki atın çiftesi çocuğa gelmesin.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Umut ağlıyor, ben ağlıyorum, arkadaşlarım ağlıyor, hiç tanımadığım hamile bir kadın hepimizden fazla ağlıyor. &lt;br /&gt;Sonra susuyor Umut "anne" diyor, bacaklarını kontrol ediyorum, hiçbirşey yok. Herkes başımda "çok korktunuz" diyorlar, iyi çocuğunuz bir şeyi yok bakın gülüyor"&lt;br /&gt;Evet ucuz atlattık çünkü, evet şanslıydık çünkü. Bin tane küfür savuruyorum içimden ama çok iyi yetiştirilmişim hiçbiri dışıma çıkmıyor. Rahat rahat küfredemememe bir daha küfrediyorum ama yine içimden.&lt;br /&gt;Elveda Hipoterapi...&lt;br /&gt;Alacağın olsun Efe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7912057273060241361?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7912057273060241361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/cok-ucuz-atlattk.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7912057273060241361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7912057273060241361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/07/cok-ucuz-atlattk.html' title='çok ucuz atlattık'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-bqIdBfsKk1A/ThFY2OTa_rI/AAAAAAAAAhE/aT5l0sgAaIE/s72-c/20090921110005.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-8665216133135169768</id><published>2011-06-30T15:57:00.000+03:00</published><updated>2011-06-30T15:57:54.194+03:00</updated><title type='text'>tasarımın böylesi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-XAJPnktkNrQ/TgxyKgRA2pI/AAAAAAAAAg4/DTnIsg4BgtE/s1600/ayak1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" i$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-XAJPnktkNrQ/TgxyKgRA2pI/AAAAAAAAAg4/DTnIsg4BgtE/s320/ayak1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jSxEvJ3Wra0/TgxyOwQ7dOI/AAAAAAAAAg8/3FvW5JDjgTU/s1600/ayak.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" i$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-jSxEvJ3Wra0/TgxyOwQ7dOI/AAAAAAAAAg8/3FvW5JDjgTU/s320/ayak.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Benim mesleğim tasarımcılık. İhtiyaca göre de tasarım yaparım, tamamen sıfırdan bir ihtiyaç ürünü de yaratırım. Hoş bugüne dek sıfırdan yani olmayan bir ürün tasarlamak pek nasip olmadı ama... &lt;br /&gt;Şimdilik öncelik oğlumda. O neye ihtiyaç duyuyorsa sınırlar dahilinde kafamı çalıştırıp tasarım yapıyorum. Bu haftanın tasarımı "parmak arası aparatı" &lt;br /&gt;Ayakta durunca ayakları bilekten yamuluyordu ilk zamanlar, şimdi toparlandı ve o yamulma sadece parmaklarda kaldı. Üstüne bastırınca parmaklar sağ ayakta sağa, sol ayakta ise sola o kadar şiddetli yamuluyor ki başparmak diğer parmakların altına kaçıyor, zamanla canı yanıyor, ve şimdilerde ayakkabıyı çıkartınca da parmakların üzerine basmadan bile yamuk durduğunu farkediyorum.&lt;br /&gt;Fizyoterapistimize danıştığımızda başparmak ile diğer parmakların arasına yerleştirilen bir silikon olduğunu ama çocuklar için piyasada bulunmadığını söylüyor. Al sana boş pazar. "E ne yapalım yokmuş" diye oturacak değilim herhalde.&amp;nbsp; Araştırıp, soruşturup, kafa patlatınca "Tchibo" mağazalarında satılan parmak arası terliğin içine yerleştirilen aparatı buldum. Aparatın amacı parmak arasını acıtmasın tahriş etmesin. Tam bize göre evet ama yetmez! Arada kalan boşluğa bir de ablamın önerdiği ve getirdiği silikon kulak tıpalarını yerleştirince harika oluyor.&amp;nbsp; Küçük ayağın altına yerleştirip üzerine çorap giydirince aparat yerinden bile kıpırdamıyor. Tüm gün ayakkabısının içinde rahatsızlık vermiyor, akşam eve gelipte çıkartıp baktığımda en ufak bir kızarıklık görmüyorum.&lt;br /&gt;Ne yapsam patentini mi alsam acaba? Umut parmak arası ayracı :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-8665216133135169768?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/8665216133135169768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/tasarmn-boylesi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8665216133135169768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/8665216133135169768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/tasarmn-boylesi.html' title='tasarımın böylesi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-XAJPnktkNrQ/TgxyKgRA2pI/AAAAAAAAAg4/DTnIsg4BgtE/s72-c/ayak1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-6928093162134844207</id><published>2011-06-29T15:51:00.000+03:00</published><updated>2011-06-29T15:51:46.077+03:00</updated><title type='text'>lüküs hayat</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QpabbTNnms4/TgsfyH4H_EI/AAAAAAAAAg0/pXdQ73R9-Iw/s1600/net.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" i$="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-QpabbTNnms4/TgsfyH4H_EI/AAAAAAAAAg0/pXdQ73R9-Iw/s320/net.jpg" width="312" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Şık ve pahalı bir restauranta gittim geçenlerde. Başka bir ülkeden gelen misafirlerimizle iş yemeğine. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Sohbet, muhabbet esnasında gözüm arka masada, mama koltuğunda oturan bebeğe kaydı, annesi kaşık kaşık mama yediriyor, o da uslu uslu ağzını açıyordu. Birden fark ediyorum bebeğin boynundaki mama önlüğünü. Burberry marka! Hani o 1 kilometre öteden dahi görseniz tanıyacağınız kocaman ekose deseniyle gerçek burberry! Mama ölüğü bu yahu, üzerine her türlü yemek damlar, bebek kusar, günde kaç kere yıkanır, abartmıyor musunuz biraz sevgili marka düşkünü anneler, Allahaşkına? Çocuk büyüyünce de bahçeye koyacağını basket potası böyle olur herhalde!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-6928093162134844207?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/6928093162134844207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/lukus-hayat.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6928093162134844207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/6928093162134844207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/lukus-hayat.html' title='lüküs hayat'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-QpabbTNnms4/TgsfyH4H_EI/AAAAAAAAAg0/pXdQ73R9-Iw/s72-c/net.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3917610851456671562</id><published>2011-06-29T14:05:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T14:06:19.952+03:00</updated><title type='text'>scooter sevdası</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-43xf5fut5pc/TgsGzsAgPvI/AAAAAAAAAgw/59a-TlZB0og/s1600/scooter.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" i$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-43xf5fut5pc/TgsGzsAgPvI/AAAAAAAAAgw/59a-TlZB0og/s400/scooter.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;oğlan scootera binmek istiyor, bahçede bütün çocuklarda var, vızır vızır önümüzden geçiyorlar. Bir itirazı yok aslında, geçsinler hatta daha hızlı geçsinler, daha çok ses çıkartsınlar! O'nun hoşuna gidiyor ama peşlerinden de gitmek istiyor.&lt;br /&gt;Tek ayakla durması mümkün değil, şu anda sadece iki ayak üzerinde dengede durabiliyor. E bu aletlerin ayak basılan yeri de dar, ama bu bizi durdurmuyor, eski bir kaykay buluyoruz yeğenimden, kestiriyoruz yarıdan, monte ettiriyoruz sıkıca scooterın üzerine. İşte yarı kaykay, yarı scooter. Umut oldukça dik duruyor üzerinde ama ısrarla tutmuyor tutamaçlardan. Şimdilik o eller sağdaki soldaki çalıları çiçekleri kopartmak için kullanılıyor hıla geçerken. Kafa hep muzurlukta! Sırasıyla, artık belimiz kopuncaya dek, ben, ablası veya babası gidonundan tutup hızla kayıyoruz, hatta işi ilerlettik bir ayağımızı oğlanın ayağının arkasına yerleştirip oldukça hızlanabiliyoruz. Sonrasında gelsin kahkahalar! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3917610851456671562?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3917610851456671562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/scooter-sevdas.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3917610851456671562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3917610851456671562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/scooter-sevdas.html' title='scooter sevdası'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-43xf5fut5pc/TgsGzsAgPvI/AAAAAAAAAgw/59a-TlZB0og/s72-c/scooter.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3229523247335299760</id><published>2011-06-23T08:08:00.000+03:00</published><updated>2011-06-23T08:08:37.726+03:00</updated><title type='text'>kan alma davası</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jnUy22Vpyac/TgLKMzF4ebI/AAAAAAAAAgo/96_j_dNPoms/s1600/37.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="263" i$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-jnUy22Vpyac/TgLKMzF4ebI/AAAAAAAAAgo/96_j_dNPoms/s400/37.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;laboratuardayım, en çok bilinirliği olan, ünü yayılmışlardan biri burası. Rutin testlerden birini istedi doktorum. Bu sefer benim kontrolüm var, Umut'la ilgili değil.&lt;br /&gt;Bekleme salonundayım uzun zamandır çünkü kan alma odasında 6 aylık bir bebek var. Çok ağlıyor, çok korkmuş, çok canı yanıyor, damarı bulamıyorlar. Gözümü kapatıyorum, kulaklarımı tıkamak istiyorum ama olmuyor. Biliyorum içerde olan biteni, el üstünden bir kaç kere yokladılar, bulamadılar ve şimdi koldan yani dirsek içinden deniyorlar. Evet aynen "deniyorlar" çünkü bebekten kan almak herkesin harcı değil ve istisnalar dışında bu işi bu büyük laboratuarlar yapamıyorlar. &lt;br /&gt;Umut geliyor gözümün önüne, patlamış damarlar, mosmor&amp;nbsp; şişmiş eller,&amp;nbsp;2005 yılbaşı gecesi sadece tek kolunda saydığım, gerisini saymayı kalbimin kaldırmadığı&amp;nbsp;tam 24 delik. Damar kalmadığı için alnından takılan serumlar, kasık ve dirsek içinde hala izi olan cerrahi müdahale ile açılmış damar yolları... Derin derin nefes alıp sakinleşmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;"Karışma" diyorum içimden "ilgilenme" ama olmuyor, anne yanımda oturmuş ağlıyor. En sonunda bebek kusuyor da duruyorlar. Kadına dönüp "gidin buradan" diyorum. "burada yapamazlar bu işi, sadece kontrol için alınacak&amp;nbsp;4 damla kan için çocuk helak oldu, yanlış yerdesiniz"&amp;nbsp; Kadın şaşırıyor ve "peki ne yapacağız?" diye soruyor. Hemen kısaca normal bir hayatı olan anneyi şok edecek hikayemi kısaca anlatıyorum ve&amp;nbsp;oradan bir kağıt bulup, tüm tedavimiz boyunca gittiğimiz laboratuarın telefonunu yazıyorum. "parmak ucundan alacaklar kanı "diyorum, "7 gün 24 saat açık, istediğiniz zaman gidebilirsiniz" Bebeklerini alıp çıkıyorlar, dışarı.&lt;br /&gt;Yine karıştırdım insanların akıllarını. Ama dayanamıyorum. Bir tahlil için dünyanın parasını alan bu kuruluşlar ya 3-4 damladan sonuç çıkartabilen cihazlardan alsınlar ya da "biz bebeklerden kan alamıyoruz" desinler. Detay gibi gelen bu şeyler aslında o kadar hayati ki bazı insanlar için, özellikle bizim gibi insanlar için.&lt;br /&gt;Tüm tedavimiz boyunca yanımızda olan, tıbbi desteğin yanı sıra psikolojik destek de sağlayan, moralimizi düzelten, gecenin 3ünde bile kapıları nı herkese açan, 2006 yılbaşı gecesini bizimle kutlayıp Umut'tan kan alan, 7 yıldır şevkatli personeli hiç değişmeyen, Marmara Üniversitesi hastanesinde kanser tedavisi gören tüm çocukların adlarını ezbere sayabilen, tatlılar, baklavalarla bizi evimize yollayan &lt;a href="http://www.urolab.com.tr/"&gt;Ürolab&lt;/a&gt; laboratuarının sahibi Cemal Bey'e sevgilerimle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3229523247335299760?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3229523247335299760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/kan-alma-davas.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3229523247335299760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3229523247335299760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/kan-alma-davas.html' title='kan alma davası'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-jnUy22Vpyac/TgLKMzF4ebI/AAAAAAAAAgo/96_j_dNPoms/s72-c/37.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-7895570611613827459</id><published>2011-06-21T22:44:00.000+03:00</published><updated>2011-06-21T22:44:42.040+03:00</updated><title type='text'>Çağan ile annesi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-p7bjmCQ6eMM/TgD0j2NWwSI/AAAAAAAAAgk/MlQVV11Db1I/s1600/8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" i$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-p7bjmCQ6eMM/TgD0j2NWwSI/AAAAAAAAAgk/MlQVV11Db1I/s400/8.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Ben O'nu anlıyorum, düşündüklerini, tüm korkularını, sevinçlerini biliyorum, adım gibi, kendimi bildiğim gibi. Yaşadım çünkü, aynı şeyleri yaşadım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Meltem Hanım'ı hiç görmedim. Ama&amp;nbsp;O beni biliyor, Umut'u tanıyor. Doktorumuz aynıymış, kendisi yazmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Bugün aşağıda yazan maili aldım, gözlerimden yaşlar boşaldı. "İşte bu" dedim içimden, "Kanserli bir çocuğun annesine moral verebilmişim" ne mutlu bana! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Sevgili Meltem bugün ve gelecekte çocuklarımızla yaşlanacağız, hiç merak etme!!!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;""""""""""""Bu o Umut'mu yoksa"diyen anne benim.Hayatımda gördüğüm en güzel gözleri olan çocuk.Beni sev diye bakıyor o gözler.çok tatlı çok. Ah bir bilseniz o dünya tatlısı oğlunuz bize ne umutlar verdi.Survivor diye tabir ediyor sizin prenses bizim kraliçe doktorumuz Bahar.Çok anlattı onu bize çook.görmeden tanıdık. Lösemi hastası oğlumuzun tedavisi sürüyor.Sizin yazılarınız ise bana ışık oluyor. artık korkmuyorum,artık eskisi kadar ağlamıyorum. Nedenmi?? bilmiyorum,siz varsınız,mücadeleniz var.Gerçek survivor Umut ve sizsiniz bana göre. Çok isterim Umut'la Çağanı tanıştırmayı.Çok isterim arkadaş olmalarını,çok isterim sizinle sohbetler etmeyi,geçmiş zamanlarda birgün değilde bugün ve gelecekte çocuklarımızla yaşlanmayı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;Sevgiler, Meltem """"""""""""""""""""&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-7895570611613827459?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/7895570611613827459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/cagan-ile-annesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7895570611613827459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/7895570611613827459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/cagan-ile-annesi.html' title='Çağan ile annesi'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-p7bjmCQ6eMM/TgD0j2NWwSI/AAAAAAAAAgk/MlQVV11Db1I/s72-c/8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-4548157065928263174</id><published>2011-06-21T14:17:00.000+03:00</published><updated>2011-06-21T14:17:54.291+03:00</updated><title type='text'>yoksa, yoksa?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rNeFmm1WQfE/TgB9SvJvwkI/AAAAAAAAAgg/taGiyHbjOdg/s1600/44.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" i$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-rNeFmm1WQfE/TgB9SvJvwkI/AAAAAAAAAgg/taGiyHbjOdg/s400/44.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dün Hürriyet gazetesinin kelebek ekinde bir yazı çıkmış “Yonca Tokbaş” imzalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta içi gazete okumuyorum ama sağ olsun arkadaşlarım Umut’la ilgili olabilecek herhangi bir şeyi okuyor veya seyrediyorlarsa beni arayıp haber veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de öyle oldu. Sevgili blog arkadaşım “Alperen’in annesi” Esra beni aradı. Hemen internetten haberi buldum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Her gün bir sürü çocuk SP ile dünyaya geliyor ya da SP’li oluyor. ?Türkiye’de bu çocuklar için bir dolu rehabilitasyon merkezi vardı ama, Milli Eğitime bağlı olarak özel eğitim kılavuzu dahilinde eğitim alabilecekleri bir okul yoktu. Ama el çırparak haberini veriyorum şimdi size, artık öyle bir okul var ve Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı tarafından dünyanın SP’liler için düzenlenmiş en iyi okulları incelenerek kuruldu. Okuldaki tüm işleyiş çocukların diploma alabilmesini sağlayacak şekilde. Eylül 2011’de de açılacak İlköğretim Okulu ile eğitim-öğretim hayatına başlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için www.tscv.org.tr web sitesine mutlaka bir uğrayın, varsa ilgileneceğini düşündüğünüz birileri, bu haberi lütfen paylaşın.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimi önce bir heyecan sardı. Sonra dedim ki “sakin ol, düşündüğün gibi olmayabilir, Umut’a uygun olmayabilir, önce ara, konuş, öğren.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce Vakfı aradım. Evet gerçekten Eylül’de sadece CP’liler için bir okul açıyorlarmış. Okul Müdürü Emina Hn. İle konuştum. Umut’u anlattım. Okulun detayları daha net değilmiş. Telefonumuzu aldı ve bizi arayacağını söyledi. Alabildiğim bilgiler okulun ana sınıfının da olduğu, eğitimin tam gün planlandığı, uzman öğretmenin yanı sıra yardımcı personel (gölge öğretmenler) bulunduğu, özel olduğu, Küçükbakkalköy’de Metin Sabancı Merkezinin Kampüsünde bulunduğu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi heyecan içinde beklemedeyim.&amp;nbsp; Gözlerimden ışıklar saçılıyor,&amp;nbsp;kafamıniçinde 80'ler müzikleri çalıyor&amp;nbsp;da çaktırmamaya çalışıyorum. Yoksa, yoksa &amp;nbsp;Umut okullu mu olacak????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-4548157065928263174?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/4548157065928263174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/yoksa-yoksa.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4548157065928263174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/4548157065928263174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/yoksa-yoksa.html' title='yoksa, yoksa?'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-rNeFmm1WQfE/TgB9SvJvwkI/AAAAAAAAAgg/taGiyHbjOdg/s72-c/44.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-3642297647327759986</id><published>2011-06-18T23:04:00.000+03:00</published><updated>2011-06-18T23:04:58.700+03:00</updated><title type='text'>orası neresi?</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-c5c4ad77022f567d" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v7.nonxt4.googlevideo.com/videoplayback?id%3Dc5c4ad77022f567d%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331497502%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7DB3905F09FD7A2673781477D75BC59C658F8C49.681E3843AE71278B2C631D5529A62C7D178BFDE2%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dc5c4ad77022f567d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DDq9ywcI9h6mzZVoHutOq9Z5gRtQ&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v7.nonxt4.googlevideo.com/videoplayback?id%3Dc5c4ad77022f567d%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331497502%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7DB3905F09FD7A2673781477D75BC59C658F8C49.681E3843AE71278B2C631D5529A62C7D178BFDE2%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dc5c4ad77022f567d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DDq9ywcI9h6mzZVoHutOq9Z5gRtQ&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Feride bu bloğun bir okuru. Geçenlerde yazdığım "ışıl" isimli yazıya aşağıdaki yorumu yazmış. Teknik bir sebeple cevap yazamadım ama anlattıkları beni çok etkiledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Saniye benim eski bir arkadaşım. Ekteki videoyu çekip bu müziğin içini "umut" doldurduğunu yazıp bana yollamış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Feridenin yazısını okurken hayalimde yeşillikler içinde bir yer canlandı ve fonda da Saniye'nin yolladığı Müzik. İki gönderi birbirine çok yakıştı, paylaşmak istedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Ve asıl önemlisi "Feride, hangi masal ülkesinden bahsediyorsun, lütfen söyle, atlayıp gelelim oralara!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;""""Isil burada olsaydi muhtemelen okula gidiyor olacakti. Ya kendi gibi engellilerin (engelli? yani "engeli gozle gorulen" aslinda) oldugu bir okula ya da herkesin karisik gittigi, birbirine destek olma ve kaynasma amacli bir okula gidecekti. Belki benim gonullu calistigim yere gelecek, grupla alisverise gidecek, alisveris yapmayi ogrenecek, belki benimle yine grup icinde yemek yapacak (hic kucumsenmesin, ne yemekler yapiyoruz biz) ve belki de dans edecekti (kimse dans ederken nasil gorundugunu onemsemiyor orda, herkes egleniyor, kac kere muzik sesinden degil de kahkaha sesinden hakkimizda sikayet oldu :)). Daha neler yapacakti kimbilir. Ve bu ailesine bir kurusa dahi mal olmayacakti. Ne adaletsiz degil mi dunya? Dunyanin baska koselerinde ondan cok daha kotu kosullarda olanlar var biliyorum ama su anda bu beni teselli etmiyor. Ama onu cok seven ve her zaman destekleyen bir annesi var, bu konuda benden sansli """"""&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-3642297647327759986?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/3642297647327759986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/oras-neresi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3642297647327759986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/3642297647327759986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/oras-neresi.html' title='orası neresi?'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2319719810965599157.post-2974142690654699086</id><published>2011-06-16T00:09:00.000+03:00</published><updated>2011-06-16T00:09:00.077+03:00</updated><title type='text'>günün maili</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-PuUbOxhj5vE/TfkfSF5x18I/AAAAAAAAAgc/UuPD21Vxnb8/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/-PuUbOxhj5vE/TfkfSF5x18I/AAAAAAAAAgc/UuPD21Vxnb8/s400/3.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gülüş benim bu blog sayesinde edindiğim bir arkadaşım.&amp;nbsp; &amp;nbsp;Kendisi ona da aynen söylediğim gibi çok süprizli. Önce "Alternatif Anne" dergisinin editörü olarak çıktı karşıma sonra 2 çocuk annesi olduğunu öğrendim, sonra müzisyen, sonra grafiker, sonra da yazar. &lt;br /&gt;Çok güzel yazılar yazıyor, olaylara çok farklı açılardan bakabiliyor. Bana bugün&amp;nbsp; "geçmiş olsun" maili yazmış.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Her şeyi o kadar güzel özetlemişki O'nun izni ile mailini burada paylaşmak istedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ayşinciğim, bir taneciğim, seni çok uzaktan tanıyorum. Ama burada her gün yüzlerce anneyle konuşuyorum.&lt;br /&gt;Annelere dair yoğun olarak gözlemlediğim ve hislerimle onaylayabileceğim bir şey, stres altında hamileliğin pek olamaması, olunca da devam edememesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni uzaktan görebiliyorum ve içimden bu ses sanki korktuğunu söylüyordu bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklısın da korkmakta, hayatın bizimkinden daha farklı. İkinci çocuğa nasıl zaman bulacağını, Umut'a ya da küçüğe haksızlık etme hissiyatından nasıl sıyrılacağını sadece sen değil, seni tanıyan herkes merak ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama biliyormusun, yine uzaktan hissettiğim bu ikinci çocuğun sana iyi geleceği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat daha kötü olmayacak, olmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatlı Ayşinciğim, sen hazır olduğunda o gelecek. Bu bir başlangıçmış. Hayırlısı olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ne bana benziyorsun ne komşuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok değerlisin hepimiz için, kendine iyi bak."" &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Teşekkürler Gülüş....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2319719810965599157-2974142690654699086?l=pardonbakarmsnz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/feeds/2974142690654699086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/gunun-maili.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2974142690654699086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2319719810965599157/posts/default/2974142690654699086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pardonbakarmsnz.blogspot.com/2011/06/gunun-maili.html' title='günün maili'/><author><name>a.a.b</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18068319148426748683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_BpEgYfF2zpo/S8odUWTV70I/AAAAAAAAAAM/A46BolR-6Cg/S220/m.karatoprak3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-PuUbOxhj5vE/TfkfSF5x18I/AAAAAAAAAgc/UuPD21Vxnb8/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
